Uzun zaman olmuş yine. Bu defa yazacak bir şeyler pişirememekten değil, fazlasıyla pişiriyor olmaktan. Yemek işlerine yoğun bir şekilde girince yemekle ilgili aktiviteler de darbe aldı. Terzinin söküğü, benim bloğum. Dikilemedi, yazılamadı.
Arada basit tarifleri Instagram’da yazıveriyorum, @doğalvekolay kullanıcı adıyla. Bu tariften de orada bahsetmiştim. Öğleden sonralarımın kahramanı atıştırmalık diye. Hem tatlı olacak, hem enerji ihtiyacımı karşılayacak, kolay yapılıp, kolay taşınacak, eh bir yandan da bana biraz faydası olacak gibi çok fazla beklentimi karşıladığından, türlü türlü protein/enerji topları yapıyorum uzun zamandır. Daha önceki blog yazılarımda da bahsetmiştim, uzun uzun fayda yazıları yok benim bloğumda. Hatta yiyeceklerin içinde bulunan bir maddeye odaklanıp, çılgınlar gibi onun tüketildiği dönemlerde özellikle tarif vermekten çekiniyorum. Ortalığın biraz durulmasını bekliyorum. Malzemelerin içeriklerini araştırır, size olan faydasına kendiniz karar verirsiniz. Benim kendi bazı ihtiyaçlarım, tercihlerim var. Onlar doğrultusunda oluşturuyorum tariflerimi. Hepsininin başında tadının güzel olması geliyor. Tarif verirken de birebir uygulanmasından çok fikir vermesini amaçlıyorum. Ben diğer tariflere öyle yaklaşıyorum diye belki.

Atıştırmalık konusunda genelde tuzludan yanayım. Ama canım tatlı çektiğinde elimin altında bunlardan varsa yaşadım! Bayıla bayıla yiyor, bir de üstüne sonrasında iyi hissediyorum. Bu tarifin içindeki mazlzemelerin bir ikisi Türkiye’de bulunmakla birlikte çok yaygın değil. Matcha’yı (toz yeşil çay) dört beş yıl önce kullanmaya başlamıştım. Önceleri Matcha’da beni cezbeden herşeyi kolayca yeşile boyaması olmuştu. Yemyeşil dondurmalar, tatlılar kurabiyeler yapmaya bayılıyordum. Daha sonra tadını ve kahve gibi hafif dirilten özelliğini sevdim. İsterseniz tarifte matcha yerine çiğ toz kakao da kullanabilirsiniz.

Bu minik topların ana bileşeni bir tür kuruyemiş (badem, kaju, fıstık, vs.) ve onları hem tatlandırıp hem de bir arada tutan hurmalar. Diğer malzemeler zevk ve ihtiyaca göre ikameye açık. Hindistancevizi yağının da bir fonksyonu var. Kolay yuvarlanmasını, ve çatlamadan kolay saklanmasını sağlıyor. Benim için tadı da bir artı. Hindistancevizi yağı yerine tahin de güzel olabilir.


Yeşil Çaylı (Matcha) Enerji Topları

( Yaklaşık 12 top için)

1 şu bardağı kabuksuz çiğ badem

8 adet hurma

1 çaykaşığı (5gr) Matcha

1 yemek kaşığı (15gr) protein tozu (ben kenevir proteini kullandım)

2 yemek kaşığı keten tohumu

2 çay kaşığı hindistancevizi yağı
Tüm malzemeleri blenderde karıştırıp, küçük toplar yapın. Yağlı kağıdın üzerine dizip buzdolabında saklayın. İsterseniz topların üzerini matcha tozu, hindistan cevizi veya herikisinin karışımı ile kaplayabilirsiniz. Buzdolabında yaklaşık bir hafta saklanabilir.

Dut Kurabiyeleri

Haziran 15, 2015

Bazı tarifler benim dünyamda devrim niteliğinde. İşte bu da öyle bir tarif. Bu kadar basit olacak, bu kadar lezzetli olacak, şeker içermeyecek, kolay pişecek, kolay saklanacak, daha bunun gibi bir sürü özelliği say say bitmeyecek! En çok böyle tarifleri verirken elim klavyeye dolaşıyor. Bir an önce duyurmak istiyorum. Eski devirde olsa yüksekçe bir yere çıkar avazım çıktığı kadar bağırarak verirdim kesin bu tarifi!

Ne zamandır gözüm üzerindeydi dut kurularının. Hem çok tatlı olduğundan, hem de robotta çekilince un kıvamına geldiğinden. Kendinden tatlı un! Tadı, kokusu da cabası. Kuru dutu Doğu Anadolu’da cevizle karıştırıp yemek yaygın zaten. Oradan başlayayım dedim. Çok basit bir yumurta ilavesi ile kurabiyelere dönüştürerek başladım işe. Açıkçası uzun uzun deneyler yaparım, en güzelini yazarım buraya diye düşünmüştüm. Yumurta beyazını kar haline geririp içine katacaktım, kabartma tozu, karbonat ekiyle kurabiye, kek, muffin yapacaktım.. Ama bu ilk tarifi öyle beğendim ki diğerleri nasıl olacak  diye bekleyemedim. Güzel olursa haberdar ederim (buradan olamasa da mutlaka Instagram hesabım doğalvekolay’dan). Lütfen deneyin! Hatta yapınca görüşlerinizi bana iletirseniz çok çok sevinirim!! IMG_1747 Dut Kurabiyeleri

1 su bardağı dut kurusu

1.5 su bardağı ceviz içi

1 yumurta

Fırını önceden 170 derecede ısıtın. Mutfak robotunda önce dutları un haline getirin. Ceviz içini ekleyip cevizin yağı çıkıncaya kadar ezmeye devam edin. Küçük bir kapta hafifçe çırptığınız yumurtayı da ceviz ve duta karıştırıp, hafif yapışkan bir hamur haline getirin. Cevizden daha ufak parçalar koparıp yuvarlayın ve pişirme kağıdı koyduğunuz fırın tepsisine dizin. Hafifçe kızarıp, üstü sertleşinceye kadar (benim fırınımda 12 dakika sürdü) pişirin. Soğuyunca servis edin. İsterseniz üstlerine tarçın serpebilirsiniz. P1010273 P1010275 P1010277 P1010283_2

Kahvaltıda yendi ama öğle yemeği de olur, akşam da. Hepsi bir arada. Yumuşacık polenta (öğütülmüş mısır olan ‘polenta’ nın tam karşılığı ‘mısır unu’ olmadığı için, ve ince mısır unu ile karıştırılabileceği için, polenta olarak yazmaya devam edeceğim. Türkiye’deki marketlerde de bu şekilde işlenmiş mısırı bazı markalar ‘polenta’ ismiyle paketliyorlar artık), pazardan aldığım son mantarlar ve yumurta katlarından oluşuyor. En alta sotelenmiş mantarları koydum. Ispanaklı (ya da binbir türlü başka otlu), kabaklı, sucuklu, pastırmalı çeşitleri yapılabilir. Ben 22cm çapındaki döküm tavada yaptım ama küçük küçük kaplarda tek kişilik yapılıp, her bir kaba birer yumurta kırılabilir. Öyle güzel görünüyor ki, benim fotoğraflar yine aslının hakkını yedi! P1010217 Mantarlı Mısırlı Yumurta

¾ su bardağı polenta

1.5 su bardağı süt

1.5 su bardağı su

1 yemek kaşığı tereyağı

250 gram mantar

1 diş sarmısak

1 yemek kaşığı zeytinyağı

3 yumurta

Süslemek için kıyılmış maydanoz veya taze kişnis

Fırını önceden 200 derecede ısıtın.

Geniş bir tavada, zeytinyağını ısıtın ve hafifçe ezdiğiniz tek diş sarmışağın tüm tadı zeytinyağına geçinceye kadar tavada dolaştırın. Daha sonra sarmısağı çıkarıp, ince ince doğradığınız mantarları kehribar rengi alıncaya kadar soteleyin. Mantarları fırına koyacağınız fırın kabının (tek büyük bir kaba, veya tek kişilik küçük kaplara) tabanına yayın.

Diğer taraftan bir tencerede su, süt ve bir çay kaşığı tuzu kaynatin. Tenceredeki sulu sütü bir yandan karıştırıp, diğer yandan azar azar serpiştirerek polentayı ekleyin. Karıştırmayı bırakmayın. Yaklaşık üç-dört dakika içinde polenta tüm sıvıyı çekerek muhallebi kıvamına gelecektir. Kıvamı iyice artınca ocaktan alıp, içine bir yemek kaşığı tereyeğini katın ve eriyinceye kadar karıştırın. İsterseniz bu aşamada rendelenmiş peynir de ekleyeyip karıştırabilirsiniz. Karışımı fırın kabındaki mantarların üzerine yayın.

Son olarak polentanın üzerine kıracağınız yurmurta sayısı kadar küçük çukurlar açıp, buralara yumurtaları kırın ve fırına verin (bu noktada, çok gerekli değil ama yumurtaların kurumaması için üzerlerine hafifçe süt serpmenizi tavsiye ederim). Beyazları tamamen pişip sarısı da istediğiniz kıvama gelinceye kadar (ben 12 dakika tuttum) pişirin. Fırından çıkarıp üzerine taze kıyılmış maydanoz veya taze kişniş serpip servis edin

Unsuz Kraker

Nisan 25, 2014

Tariflerimden biri eğer kamu hizmeti sınıfına girecekse, o bu olabilir! Unsuz kraker isteyen çok ama öyle kolayca bulunmuyor. Ben İstanbul’da iki yerde gördüm, her ikisinin de bir paketinin fiyatına bu tariften üç tepsi yapabilirsiniz☺ Harcayacağınız emek bir kabın içerisinde tahıl/çekirdekleri karıştırıp fırına yaymaktan ibaret. Diyetimde atıştıracak birşeylerim olsun, gluten benden uzak, Omega-3, bol lif benim olsun diyen herkes denemeli derim. Kahvaltıda, yemekte, üstüne birşeyler koyup çayın yanında, heryere yakışıyor. Denettiğim herkes çok sevdi, hatta bir arkadaşım seri üretime geçmem konusunda ısrar ediyor. İstanbul’da artık günlerim sayılı olduğu için buna imkan yok. Ama tarif burada! Aşağıdaki tarif en temel krakerim. Bir sürü değişiklik yapılabilir. Baharatlar eklenebilir, çekirdeklere ek (ya da yerine) çekilmiş fındık fıstık eklenebilir. Tek tavsiyem keten tohumunu değiştirmemeniz. Sebebi şöyle: Göz gezdirdiğim bir sürü kraker tarifinde yumurta veya yumurta akı kullanılıyordu. Ben bu tür saklanabilir atıştırmalıklarda yumurta kullanmamaya, hatta tamamen vegan yapmaya çalışıyorum. Derken aklıma Amerika’da çocuğu yumurtaya allerjisi olan annelerin hamur işlerinde yumurta yerine suyla karıştırılmış keten tohumu kullandıkları geldi. Zaten severek ekleyecektim ama bu sebepten tarifin sabiti haline getirdim. Bu temel tarif dışında şimdilik zahterli, çörek otlu ve biberli denedim. Üçünü de sevdim ama favorim halen aşağıdaki tarif.

 

IMG_7198

 

Unsuz kraker

1 su bardağı yulaf

½ su bardağı keten tohumu

¼ su bardağı ayçekirdeği içi

¼ su bardağı susam

½ çay kaşığı deniz tuzu

1 su bardağı içme suyu

Tüm malzemeleri derin bir kaba koyup hafifçe elinizle karıştırın. Üzerine suyu döküp, biraz karıştırdıktan sonra kabın üzerini uygun bir kapak ya da tepsiyle kapatın. Arada bir iki defa karıştırarak, yaklaşık 1 saat dinlenmeye bırakın. Sürenin bitimine yakın fırınınızı 150 derecede ısıtın. Tüm suyunu çekip gevşek bir hamur kıvamına geldiğinde elinizle veya büyük bir kaşıkla yoğurabildiğiniz kadar yoğurun (isterseniz mutfak robotunda çabucak, hafif parçacıklı kalıncaya kadar çekebilirsiniz.)

Düz bir tespiye fırın kağıdı serin ve kağıdı hafifçe yağlayın. Hamuru elleriniz ya da bir oklaya yardımıyla tüm tepsiye yayın. Bir bıçağın ucuyla karelere ya da istediğiniz başka şekillere ayırmak için hamurun üzerini çizin. Fırında yaklaşık bir saat, hafif altın sarısı bir renk alıp, tamamen kıtır kıtır oluncaya kadar pişirin. Pişirdikten sonra tamamen soğumasını bekleyin ve kuru bir kapta muhafaza edin.

 

 

Balkabaklı Kahvaltı

Ocak 18, 2014

Balkabağı bağımlılığı olur mu? İsmi bile olmamalı dedirtiyor ama oluyor işte! Her fırsatta balkabağı almak, fırında, buharda, tavada, küp küp, rende, püre her türlü şekle sokmak..hep bağımlılıktan!! O gün yapacak bir şey bulamasam bile fırınlayıp püre yapıyor, dolaba kaldırıyorum. Ertesi gün elbet bir şekle girer diye. Bugünün kahvaltısı gibi mesela. Dünden kalan püre, sütte pişen dövme buğdaya karıştı, biraz süt, biraz fıstıkla afiyetle yendi. Bu kabak özellikle çok tatlıydı, ek bir tatlandırıcıya gerek duymadım. Ama yine de isterseniz pişirirken biraz esmer şekerle, ya da pistikten sonra pekmez ya da bal ilaveysiyle enfes olur. Bir de isterseniz süt ve su karışımını yarım bardak daha artırarak biraz daha sütlaç kıvamında pişirebilirsiniz. Ben sütünü neredeyse tamamen çekecek bir ölçüde yaptım. Servis ederken üzerine hafif süt gezdirdim. Hafta sonunda pişirip, hafta içi biraz sütle ısıtarak yemek için de uygun bir tarif.

IMG_6366

Balkabaklı Kahvaltı

½ su bardağı dövme buğday

1 su bardağı süt+½ su bardağı su

½ su bardağı fırınlanmış balkabağı püresi (200 derecede yaklaşık 1 saat fırınladığım balkabağı dilimlerine hiç bir şey karıştırmadan püre haline getirdim)

1 çimdik tuz

1 yemek kaşığı esmer şeker (isterseniz)

Üzerine:

Tercihinize göre, doğranmış fıstık, badem vs

Tarçın (isterseniz)

Bal veye pekmez (içine seker koymadıysanız veya eklemek isterseniz)

Buğday, tuz, su ve sütü bir tencereye koyun. Orta hararette bir iki defa karıştırarak kaynamasını bekleyin. Eğer kullanıyorsanız şekeri de bu noktada karıştırıp içinde eritin. Kaynayınca, tencerenin kapağını kapatın ve altını en kısık decereceye getirin. Yaklaşık 20 dakika sonra kontrol edin buğdaylar pişmiş, ve halen hafif suluyken balkabağı püresini ekleyip karıştırın. Bir iki dakika, balkabağı ısınıp buğdaya iyice karışınca altını kapatıp bir iki dakika dinlendirin. Sevis için tabaklara alın, üzerine isteğinize göre doğranmış fıstık, badem, tarçın serpin. Tatlanmasını isterseniz biraz bal veya pekmez ekleyin. Eğer katı olmuşsa da biraz üzerine süt gezdirin.

Unsuz Pancake

Ocak 4, 2014

Hindistancevizli. Aynı tarifi çekilmiş keten tohumu ya da çekilmiş bademle de yapmak mümkün. Yaygın bir tarif aslında. Bir süredir, glutenden kaçınanlar ya da Paleo diyeti uygulayanlar pancake’den mahrum kalmamak için buna benzer tarifler yayınlıyorlar. Ben yine, çoğu zaman olduğu gibi, elimdeki malzemeleri değerlendirmek için yaptım. Nereden ve neden aldığımı hatırlamadığım bir torba hindistancevizini bitirmeye çalışırken denedim, tadına bakar bakmaz da bloga yazmaya karar verdim. Gluten, Paleo, hiçbir sebepten değil de, tadından ve kolaylığından tekrar tekrar yaparım kesin.  Sadece isminden pek emin değilim. Benzer tariflerde pancake dendiği için ben de öyle dedim. Sanki ‘hindistancevizli muzlu mücver’ ya da ‘tatlı mücver’ desem daha mı iyi olurdu?

IMG_6149

Unsuz Pancake

2 adet iyice olgun muz

4 adet yumurta

½ su bardağı rende hindistancevizi (tatlandırılmamış)

½ tatlı kaşığı tarçın

pişirmek için hindistancevizi yağı (veya tereyağı)

Üzerine:

Tavada kafif kavrulmuş hindistancevizi rendesi

Muz dilimleri

Bal

Muzları çatalla iyice ezip, ayrı bir kapta çırptığınız yumurtalara ekleyin. Hindistancevizi rendesi ve tarçını da ekleyip iyice karıştırın. Genişçe bir tavaya yağı koyup eritin. Harcı ufak daireler şeklinde tavaya koyup her iki tarafını da kehribar rengi alıncaya kadar pişirin. Tabağa alıp üzerine tavada hafif kavurduğunuz hindistancevizi ve muz dilimlerini yerleştirin. Hepsinin üzerine bal gezdirip servis edin.

IMG_6143

IMG_6145

IMG_6147

IMG_6148

Daha önce yazmıştım, bayatlamış ekmekleri değerlendirmeyi görev biliyorum diye! En çok da yumurtayla birleştiriyorum, ama çorbadan salataya pek çok işe yaratıyorum.  İstanbul’a gelirken yolda aldığımız, bu sabah iyice kurumuş olan mısır ekmeğiyle de bu yumurtayı yaptım. Aslında bu haliyle tarifi verilmeyecek kadar basit. Eminim pek çok kişinin de aklına geliyordur, ufalanmış mısır ekmeğini yumurtaya karıştırmak. Bir sonraki defa içine karıştırmayı düşündüğüm malzemeler arasında rendelenmiş eski kaşar, incecik doğranmış karalahana yaprakları, yeşil soğan, baharatlar ve taze otlar var. Bu halini de sevdim ama en son dilimim üzerine biraz süzme yoğurt biraz da harissa koyarak yedim. İşte o dilim mükemmel oldu!

IMG_6122_2

Mısır Ekmekli Yumurta

1.5 su bardağı incecik ufalanmış mısır ekmeği (mutfak robotunda bir iki dakikada ufalanabilir)

3 yumurta

1 yemek kaşığı tereyağı

Ufalanmış mısır ekmeği kırıntılarına ayrı bir kapta çırptığınız yumurtaları karıştırın. Tereyağını tavada eritip karışımı tavaya iyice yayın. 4-5 dakika pistikten sonra bir tabak yardımıyla terisini çevirip, diğer tarafını da 2-3 dakika pişirin. Tabağa alıp servis edin.

IMG_6098

IMG_6107

IMG_6110_2

Kayısılı Kıtır

Temmuz 10, 2013

En sık yaptığım tatlıyı buraya koymadığımı farkettim. Aslında galiba çok bulunan bir tarif olduğu için yazmayı pek düşünmemiştim. Özellikle yaz meyveleri ile binbir türlüsünü yaptığım bu tatlının bir tanesinin tarifini aşağıda veriyorum. Ama asıl amacım tatlıyı parçalarına ayırarak anlatmak, sizlerin de sayısız alternatif yaratmanıza yardımcı olmak.

Genel yapı: İngilizce’de “Crumble”, “cobbler”, “crisp” gibi isimler alan bu tatlının iki ana parçası var: altta fokurdayan meyveler, üstte kıtırdayan bir hamur örtüsü. “Kıtır” ismini ben “crisp”ten çevirip koydum, ancak İstanbul’da bir çok menüde “crumble” olarak geçiyor.

Meyve katı: Alt kısımda yer alan meyveler için seçenekler sonsuz. Tek bir meyve çeşidi ile yapabileceğiniz gibi, birden fazla meyveyi karıştırmak da mümkün. (Geçenlerde dolapta hafifçe yumuşayan tüm meyvelerden çabucak yaptığım kıtırda, kayısı, siyah erik, şeftali ve kiraz vardı. Birinin ekşisi öbürünün tatlısı, diğerinin kokusu derken enfes bir karışım oldu). Sertliklerine göre eşleştirmekte fayda var. Çok yumuşak bir meyveyle sert bir meyve beraber pişerken yumuşak olan dağılıp gidebilir. Taze meyveleri çoğunlukla kabuğunu soyup küp küp doğrayarak kullanıyorum. Derince bir kaba koyduğum meyvelere:

  • Şeker: Meyvelerin sularını salması için önce biraz şekerde bekletiyorum. Genelde esmer şeker kullanıyorum. Beyaz şeker tercih ediyorsanız bire bir değiştirebilirsiniz.
  • Nişasta: Daha kıvamlı olması için çok az miktarda nişasta koyuyorum. Yumuşak dokulu meyvelerde (çilek, böğürtlen vb.) mutlaka, sert çekirdekli yaz meyvelerinde ise ya çok az koyuyorum, ya da hiç koymuyorum. Genellikle mısır nişastası kullanıyorum, ancak bulursam (Mısır Çarşı’sında oluyor bazen) ararot (arrowroot) çok daha iyi oluyor.
  • Aromalı likör (istenirse): Meyvelere ek (uyumlu veya tezat) bir lezzet katmak için biraz kullanılabilir.
  • Baharatlar (istenirse): Hem hamur kısmına, hem de meyvelere uygun gördüğünüz baharatları katabilirsiniz. Akla ilk gelenler, vanilya, tarçın, kaküle, karanfil, vs.
  • Kuru meyveler (istenirse): Yine seçtiğiniz meyvelere uyumlu veya zıt lezzette kuru meyveler seçip az miktarda taze meyvelerin arasına katabilirsiniz. Örneğin kırmızı meyvelerden yaptığınız bir karışıma (çilek, ahududu, kiraz, vs.) kuru vişne katabilirsiniz. Veya sadece taze kayısılardan yaptığınız bir karışımı, bir avuç kuru yaban mersini tem renk, hem doku, hem de lezzet açısından çok ilginç yapabilir.

Kıtır örtü: Adı üstünde altaki yumuşacık meyveleri kıtır kıtır bir örtü ile örtüyoruz. Kıtır yapımı çok kolay. Dört ana malzemesi var. Bu dört malzeme karıştırılarak basit bir kıtır yapılabileceği gibi, bir kaç şey daha eklenebilir:

  • Un: Ben tam buğday unu kullanıyorum. Ayrıca hem tadı, hem de dokusu için her zaman yulaf ekliyorum. Siz beyaz un tercih ederseniz benim ölçümü bire bir beyaz unla değiştirebilirsiniz. Yulafı da tamamen çıkarmak isterseniz, yulafın yarısı kadar daha beyaz un ekleyebilirsiniz.
  • Şeker: Meyvelerde kullandığım esmer şekerden kullanıyorum.
  • Yağ: Genelde tariflerde tereyağı kullanılıyor. Ben arada hindistan cevizi yağı kullanıyorum. Böylece vegan bir tatlı oluyor. Ama benim kullanmaktaki amacım, kıtıra kattığı hindistan cevizi tadı. Nefis oluyor.
  • Kuruyemiş: Sevdiğiniz kuru yemişlerden birini veya birkaçının karışımını kullanabilirsiniz. Bedem, ceviz en sık kullanılanları. Ben de bu ikisine ek olarak, çam fıstığı ve antep fıstığını sıkça kullanıyorum. Aslında kuruyemişsiz kıtır tarifleri de var. Herhangi bir sebepten çıkarmak isterseniz diğer malzemelerin ölçüsünü değiştirmeden çıkarabilirsiniz.
  • Baharat (istenirse): Yine seçenekler size kalmış. Meyvelere koyduğunuz baharatların aynısından, veya zıt lezzette baharatlarla kıtırı zenginleştirebilirsiniz. Hatta hayal gücünüzü iyice serbest bırakıp, gül yaprakları, lavanta, biberiye vs. ile deneyler yapabilirsiniz.

IMG_4503

Kayısılı Kıtır

Meyve tabanı için:

1 kilo yıkanmış, ayıklanmış, kabukları (isterseniz) soyulmuş, küp küp doğranmış meyve

1 yemek kaşığı mısır nişastası

2 yemek kaşığı esmer şeker

1 yemek kaşığı sakız likörü (istenirse)

Kıtır için:

3/4 su bardağı tam buğday unu

½ su bardağı yulaf ezmesi

1/2 su bardağı kabaca doğranmış iç antep fıstığı

60 gram küp küp doğranmış tereyağı (veya hindistan cevizi yağı)

1/3 su bardağı esmer şeker

1 çimdik tuz

Fırını önceden 200 derecede ısıtın. Fırın kabınızı önceden yağlayın (Bu defa ben 6 adet tek kişilik fırın kabı kullandım. Genelde tek bir turta kalıbı kullanıyorum.)

Derin bir kaba meyveleri koyup üzerine şeker ve nişastayı serpin. 4-5 dakika dinlendirdikten sonra (meyveler hafifçe sulanıyor), kullanıyorsanız sakız likörünü ekleyin.

Kıtırı yapmak un, yulaf, fıstık, tuz ve şekeri bir kaba koyup elinizle karıştırın. Doğranmış tereyağını (veya hindistan cevizi yağını) da ekleyip elinizle kuru karışıma yedirin. İrili ufaklı tanecikler oluşuncaya kadar karıştırın.

Hafifçe yağladığınız fırın kabınıza meyvleri döküp, üzerini kıtırla kaplayın. Önceden ısıttığınız fırında 40 dakika (üstü kehribar rengi olacak) pişirin.

Yaklaşık yirmi dakika soğuduktan sonra servis edebilirsiniz. Yanında dondurma ile harika olur!

Kahvaltı Tartı

Nisan 26, 2013

Bu malzemeleri bir tabağa koyup yesek olmaz mı? Olur tabi! Bunun keyfi başka. Az bir zahmetle, sabah güzelliği! Hem eminim sabahta kalmaz, akşamüstü çayın yanına, oradan akşam yemeği sonrası hafif atıştırmalığa doğru gider.

Yine binbir çeşide büründürülebilecek bir tarif. Tartın unu yulaf ve bademden oluşuyor. Tatlandırmak için kuru hurma, hepsini birarada turmak için de süzme yoğurt kullandım. Çok az bir tarçınla da baharatlandırdım. Badem yerine başka kuruyemişler (mmm… Antep fıstıklı bir tart düşünüyorum şu an bunu yazarken…), hurma yerine başka kurumeyveler, ve sevdiğiniz başka baharatlarla bambaşka tartlar yapabilirsiniz.

İçine gelince, ben süzme yoğurda biraz bal, birkaç damla da vanilya koydum. Yine yoğurdu istediğiniz gibi tadlandırabilirsiniz. Hatta çay saatinde içine yine bal ve vanilyayla tatlandırılmış lor peyniri nefis olur.

Üzerine taze meyve konabilir, veya biraz tarçın serpilebilir. Taze incir çıkar çıkmaz mutlaka bu tarttan tekrar yapacağım. İçine dolduracağım yoğurdu da gülsuyu veya kakule ile tatlandırıp….

Kendimi bu noktada tutup yazıyı noktalıyorum! Afiyet olsun.

IMG_4070 IMG_4085_2 IMG_4116

Kahvaltı Tartı

Tart için:

1 su bardağı badem içi

½ su bardağı yulaf ezmesi

6-8 adet çekirdeği çıkarılmış kuru hurma

2 yemek kaşığı süzme yoğurt

½ çay kaşığı tarçın

İçine:

6 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı bal

Birkaç damla sıvı vanilya

Üstüne:

Taze mevsim meyveleri

 

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Önce badem ve yulafı mutfak robotunda koyup un haline getirin. Kalan tart malzemelerini de ekleyip, macun kıvamında bir hamur elde edinceye kadar karıştırın.

Kağıt yerleştirdiğiniz (veya hafifçe yağladığınız) muffin tepsisinin yuvalarına hamuru yarım santim inceliğinde sıkıca yerleştirin. Fırında 12 dakika pişirdikten sonra çıkarıp soğumaya bırakın.

Çukur bir kabin içinde süzme yoğurt, vanilya ve balı iyice çırpın. Soğuyan minik tartlara önce yoğurdu, daha sonra istediğiniz mevsim meyvelerini koyup servis edin.

 

 

 

Bardakta Kahvaltı

Şubat 6, 2013

Akşam biraz fazla yiyip, sabah da hararetle uyanınca ilaç gibi geliyor bana bu kahvaltı. Çeşitlendirmek mümkün, ama besleyici ve doyurucu bir kahvaltı olması için yulaf içermesinde fayda var. Donmuş muz parçaları (veya mevsimine göre başka donmuş meyve parçaları) da kıvamlı ve tatlı olması için önemli. Ancak süt yerine, meyve suları, badem/pirinç/soya sütü gibi alternatifler, fındık yerine istediğiniz kuruyemişler, kuru kayısı yerine de bal/akçaağaç surubu/pekmez gibi başka tatlandırıcılar koyulabilir.

IMG_3522

Bardakta Kahvaltı

(yaklaşık iki büyük bardak için)

1.5 su bardağı süt

7-8 adet iç fındık

1 adet kuru kayısı

1 adet donmuş muz (4-5 parçaya bölünüp dondurulmuş)

2 yemek kaşığı yulaf ezmesi

süslemek için tarçın

Tüm malzemeleri belenderden geçirip bardaklara alın. Servis ederken üzerine tarçın serpebilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: