Dutlu Bulut

Nisan 9, 2014

İsim önce, tarif sonra geldi bu defa! Enfes karadutlardan yerken, bir yandan dutla ne eşlenir, bu güne kadar neler yaptım diye düşünüyordum. Nazik yapısından dolayı hep nazik eşlikler düşünmüşüm. Çokça Pavlova’nın üzerine, arada da hafif limonlu krema üzerinde kullandım. Bu aralar körpe yapraklarla yaptığım salatalara da ekliyorum. Ama yetmedi, daha da hafifletip bulutların üstüne koymak istedim. Yapması da öyle eğlenceli ki, tam çocuklara yapılıp, bulutlar kabardığında kikir kikir gülmelik.

IMG_7022

 

Dutlu Bulut

2 yumurta akı

1 çimdik tuz

1 yemek kaşığı toz şeker

Haşlamak için:

1.5 su bardağı süt

Sosu için:

1/2 su bardağı sapları alınmış karadut

1 yemek kaşığı toz şeker

Üzerine:

1 avuç karadut

Hafif çukur bir tencereye sütü koyup kısık ateşte, kenarlarından baloncuklar çıkıncaya kadar ısıtın. Kaynamamasına dikkat edin.

Derin bir kapta (cam veya bakır) yumurta aklarını bir çimdik tuzla hafifçe beyazlaşıncaya kadar çırpın. Bu aşamada azar azar toz şekeri ekleyip bu defa tamamen sertleşinceye kadar çırpın.

Küçük bir tavaya ½ bardak dutu ve 1 yemek kaşığı toz şekeri koyup kısık ateşte pişmeye bırakın. Kasığın tersiyle ara ara dutları ezip sos haline getirin. Hafifçe koyulaşınca ocaktan alın, soğumaya bırakın.

Ocaktaki sütün içerisine bir servis kaşığı ile aldığınız yumurta akını yavaşça bırakın. Yaklaşık 3 dakika sonra tersini çevirip 3 dakika da diğer yüzünün pişmesini bekleyin. Pişeni bir tabağa alıp, yumurta akları bitinceye kadar devam edin.

Tatlı tabağına, önce sostan, sonra üzerine bir bulut, ve en son bir kaç taze dut koyup servis edin.

 

Reklamlar

Memlekette yaşanan travmaların direk etkileri öyle çok ki, dolaylı etkilerden bahsetmeye sıra bile gelmez. Hayatını, özgürlüğünü kaybedenler (ki bu gruba öyle ya da böyle hepimiz giriyoruz) varken, heves kaybetmekten bahsetmek olmaz. Ama öyle gölgeleniyor ki insan, sevdiği şeyleri öyle sevinçle paylaşası gelmiyor.

Oysa yemek yapmayı en sevdiğim mevsim! Enginar, bakla, çağla diye ardı ardına tarifler yazma zamanı!

Bu aralar ancak eve yemeğe gelen misafirler sayesinde bazı denemeler yapıyorum. Bu çorbayı geçen gün yaptım. Ben bayıldım!! Ertesi güne kalan çorbanın tadı, ilk günkünden de güzeldi. Yemek davetlerinde önceden yapıp aradan çıkarmak için ideal. Misafirler de beğendiklerini söylediler – kibarlıklarından da olabilir, bilemem☺ Buyrun deneyin!

IMG_6992

Terbiyeli Enginar Çorbası

6 çanak enginar

1 iri soğan, küp küp doğranmış

5 bardak kaynamış su

1 avuç köftelik bulgur

1 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı tereyağı

tuz

Terbiyesi için:

1 yumurta sarısı

1 limonun suyu

1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi

taze çekilmiş karabiber

1 diş dövülmüş sarmısak

Orta boy bir tencereye tereyağı ve zeytinyağını koyup soğanlar şeffaflaşıncaya kadar kavurun. Küp küp doğradığınız enginarları da ekleyip kavurmaya devam edin. Enginarlar hafif sararmaya başlayınca kaynamış suyu üzerine dokun ve enginarlar yumuşayıncaya kadar pişirin. Bir avuç bulgur ve istediğiniz kadar tuz ekleyip, bulgurlar pisinceye kadar, yaklaşık 5 dakika daha pişirin. Altını iyice kısın.

Diğer taraftan, çukur bir kapta terbiye malzemelerini iyice çırpın. Kepçeyle çorbadan azar azar terbiyeye karıştırıp, karışımın ılımasını sağlayın. Sıcaklıklar birbirine yaklaştığında bir yandan terbiyeyi tencereye ince bir ip gibi döküp, diğer yandan hızlıca karıştırın. Bir kaç dakika sonra, tüm terbiye karışıp, çorba kıvam alınca altını söndürün. Üzerine dereotu ve bir kaç damla zeytinyağı gezdirip servis edebilirsiniz.

 

 

 

Kahvaltı Tartı

Nisan 26, 2013

Bu malzemeleri bir tabağa koyup yesek olmaz mı? Olur tabi! Bunun keyfi başka. Az bir zahmetle, sabah güzelliği! Hem eminim sabahta kalmaz, akşamüstü çayın yanına, oradan akşam yemeği sonrası hafif atıştırmalığa doğru gider.

Yine binbir çeşide büründürülebilecek bir tarif. Tartın unu yulaf ve bademden oluşuyor. Tatlandırmak için kuru hurma, hepsini birarada turmak için de süzme yoğurt kullandım. Çok az bir tarçınla da baharatlandırdım. Badem yerine başka kuruyemişler (mmm… Antep fıstıklı bir tart düşünüyorum şu an bunu yazarken…), hurma yerine başka kurumeyveler, ve sevdiğiniz başka baharatlarla bambaşka tartlar yapabilirsiniz.

İçine gelince, ben süzme yoğurda biraz bal, birkaç damla da vanilya koydum. Yine yoğurdu istediğiniz gibi tadlandırabilirsiniz. Hatta çay saatinde içine yine bal ve vanilyayla tatlandırılmış lor peyniri nefis olur.

Üzerine taze meyve konabilir, veya biraz tarçın serpilebilir. Taze incir çıkar çıkmaz mutlaka bu tarttan tekrar yapacağım. İçine dolduracağım yoğurdu da gülsuyu veya kakule ile tatlandırıp….

Kendimi bu noktada tutup yazıyı noktalıyorum! Afiyet olsun.

IMG_4070 IMG_4085_2 IMG_4116

Kahvaltı Tartı

Tart için:

1 su bardağı badem içi

½ su bardağı yulaf ezmesi

6-8 adet çekirdeği çıkarılmış kuru hurma

2 yemek kaşığı süzme yoğurt

½ çay kaşığı tarçın

İçine:

6 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı bal

Birkaç damla sıvı vanilya

Üstüne:

Taze mevsim meyveleri

 

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Önce badem ve yulafı mutfak robotunda koyup un haline getirin. Kalan tart malzemelerini de ekleyip, macun kıvamında bir hamur elde edinceye kadar karıştırın.

Kağıt yerleştirdiğiniz (veya hafifçe yağladığınız) muffin tepsisinin yuvalarına hamuru yarım santim inceliğinde sıkıca yerleştirin. Fırında 12 dakika pişirdikten sonra çıkarıp soğumaya bırakın.

Çukur bir kabin içinde süzme yoğurt, vanilya ve balı iyice çırpın. Soğuyan minik tartlara önce yoğurdu, daha sonra istediğiniz mevsim meyvelerini koyup servis edin.

 

 

 

Geçtiğimiz haftalarda ayağını kıran bir arkadaşıma, çabucak iyileşmesi için kemik suyuyla bir şeyler yapıp götürmek istedim. Aklımda bir iki yemek vardı ama bunu yapınca diğerlerinden hemen vazgeçtim. Bu tarifin güzelliği kemik suyuna biraz ‘ilkbahar’ katılmış olması! Yemeğin ana lezzeti bu mevsimde sadece kısa bir süreliğine tezgahlarda görünen taze sarmısaktan geliyor. Aslında bu yemek için alışveriş yaparken kullanırım diye arpacık soğan da almıştım. Pişirmeye başlayınca vazgeçtim. Sarmısağın o taze lezzetini maskelemek istemedim. Diğer bir ilkbahar favorim taze iç baklayı da yemeğin yoğunluğu için kullandım. Bu noktada bakla tanelerinin kabuğunu soyup soymamak konusunda biraz terreddüt ettim. Uzun süre pişeceği için kabuklu koymaya karar verdim. Açıkçası soymaya da üşendim! Soyacak olsam büyük ihtimalle son yirmi dakikada tencereye atardım. Ben böyle gelişigüzel düşünürken bir de öğrendim ki şöyle bir tartışma varmış (metin İngilizce). Meğer baklaların kabuğunun soyulup soyulmayacağı konusunda bayağı ateşli tartışmalar çıkmış, ve epeydir sürüyormuş!! Siz benim gibi cahil kalmayın, taze bakla kabuğu konusunda nerede durduğunuzu önceden belirleyin☺

En son kattığım, limon kabuğu, limon suyu ve taze nane üçlüsü kuzunun ağırlığını gidermek, biraz ferahlık katmak için birebir. Siz isterseniz taze otları çeşitlendirebilir, zevkinize göre limon suyunu artırıp azaltabilirsiniz.

IMG_4020

Taze Sarmısaklı ve Baklalı Kuzu

1 kilo kuzu gerdan (4-5 dilim)

1 bağ taze sarmısak (6-7 dal), doğranmış

300 gram taze iç bakla

1 yemek kaşığı un

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı tereyağı

Yarım limonun suyu ve kabuğunun rendesi

1 avuç taze nane

tuz, karabiber

Etleri pişirmeye başlamadan önce tezgahın üstünde oda sıcaklığına gelinceye kadar (yaklaşık 20 dakika) bekletin. Demir veya kalın tabanlı herhangi bir tencereye zeytinyağını koyup kızdırın. Etlerin her iki tarafına tuz ve karabiber ektikten sonra hertarafı kehribar rengi alıncaya kadar kızartın ve bir tabağa alın. Aynı tencereye  tereyağı ekleyin ve eridiğinde doğranmış taze sarmısakları yaklaşık bir iki dakika, hafifçe yumuşayıncaya kadar kavurun. Sarmısakların üzerine bir kaşık unu serpip bir iki dakika da böyle kavurun. Daha sonra tencereye dört bardak su (elinizde ev yapımı kemik suyu varsa onu da kullanabilirsiniz) koyup kaynayıncaya kadar arasıra karıştırın. Zevkinize göre tuz, karabiber ekleyin. Kaynadığında, baklaları ve etleri (tabağa sızan suyu ile birlikte) tencereye koyun. Tencerenin kapağını kapatıp, altını kısın. Yaklaşık 2 saat (etler çatalın ucuyla çektiğinizde kolayca ayrılıncaya kadar) pişirin. Arasıra kontrol edip, varsa üzerinde biriken köpükleri kaşıkla alıp atın. Altını kapatın ve tencereye limon kabuğu rendesi, limon suyu ve doğranmış naneyi ekleyip biraz dinlendirin. Servis etmeden önce biraz daha taze nane ekleyebilirsiniz.

Börülce Köftesi

Mart 23, 2013

Bu fotoğraflardan tadının ne kadar nefis olduğunu anlamak imkansız. Yoksa anlatmasına anlatırım. Zaten üç gündür bunlardan konuşuyorum ben. Karşımdaki kişi “Netanyahu, Obama…” derken bir anda kendini “Ya, demek o kadar lezzetli?!” der buluveriyor!

Baklagil köftelerine geçen sene merak salmıştım. Tesadüfen çok sevdiğim bir bakla köftesi yapmıştım. Kuru börülceden yaptığım bu çeşidin beni en çok heyecanlandıran yanı türlü şekilde yenebilmesi. Aklıma gelen servis şekilleri:

–            Sarmısaklı yoğurtla,

–            Körpe ıspanak salatasıyla,

–            Hamburger köftesi yerine,

–            Nar ekşili domates salatasıyla,

–            Hardal soslu semizotu salatasıyla,

–            Köz biber, köz patlıcan salatasıyla,

–            Keçi peyniri ve kırmızı soğanla…

Eminim biraz daha düşününce daha fazla seçenek ortaya çıkar. Yine her zaman olduğu gibi bayağı basit. Ben içine koyduğum soğanın tadı daha yumuşak olsun diye önce kavurdum. O aşamayı da atlarsanız herşey mutfak robotunun kabında başlayıp bitiyor. Çokça yapıp dondurabilir, yukarıdaki çeşitlerin bir ya da birkaçını deneyebilirsiniz.

IMG_3736

IMG_3761

IMG_3773

Börülce Köftesi

2 su bardağı haşlanmış börülce

½ su bardağı yulaf ezmesi

1 iri kırmızı soğan

3 diş sarmısak

1 yemek kaşığı zeytinyağı (soğanları kavuracaksanız 1 yemek kaşığı daha)

tuz, karabiber, kırmızı toz biber

Kırmızı soğanları yemeklik doğrayıp 1 kaşık zeytinyağında şeffaflaşıncaya kadar kavurun. Sarmısakları tüm tüm atıp bir kaç dakika daha kavurmaya devam edin.

Tüm malzemeleri mutfak robotuna koyup, pürüzsüz bir hamur oluncaya kadar ezin. Kabında yulafın tüm nemi çekmesi için bekletin (yaklaşık yarım saat).

İstediğiniz şekilde köfteler yapıp, ister 200 derece fırında, ister tavada pişirip servis edebilir, veya pişirmeden dondurabilirsiniz.

Bahar geldi mi, geliyor mu diye düşünmeyi bugün bıraktım. İlkbahar tariflerine geçiyorum. Açılışı da tabii ki enginarla yapıyorum. Artık gerisi, çağla, bakla, diye gelir.

Şu anda bir yandan bu pilavı yiyor, bir yandan yazıyorum. Tek başına harika bir öglen yemeği benim için. Kalanı da akşama yanında ızgara balıkla yenecek. Bitmesine bir iki kaşık kala -şu anda- aklıma geldiği için kalkıp ekleyemeyeceğim ama, üzerine biraz parmesan rendesi de güzel olurmuş diye düşündüm!

IMG_3719

Enginarlı Bulgur Pilavı

4 çanak enginar, küp küp doğranmış

1 adet büyük, yemeklik doğranmış, kuru soğan

1 su bardağı pilavlik bulgur

2 bardaktan 1 parmak fazla kaynamış su

1 avuç çam fıstığı

1 tatlı kaşığı tereyağı (şart değil lezzet için koydum)

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 avuç kıyılmış dereotu

½ limonun kabuğunun rendesi

Yayvan bir tencerede zeytinyağı ve tereyağını kızdırın. Soğanları tencereye koyup sararıncaya kadar kavurun. Fıstıkları da ekleyip, fıstıklar hafif pembelesinceye kadar kavurmaya devam edin. En son küp küp doğranmış enginarları da ekleyip, enginarlar hafif yumuşayınca kadar kavurun. Bu noktada kaynamış suyu ekleyin ve tencerenin kapağını kapatın. Yaklaşık 7-8 dakika sonra enginarları kontrol edin. Tamamen yumuşamışlarsa, tuz, karabiber ve limon kabuğu rendesinden bir tutam ve bulguru suya atıp tencerenin kapağını kapatın. İyice kaynadıktan sonra altını kısıp, tüm suyunu çekinceye kadar pişirin. Ateşten aldıktan sonra kapağı kapalı 10 dakika demlenmeye bırakın. Doğranmış dereotu ve kalan limon kabuğu rendesi ile harmanlayıp, servis tabaklarına alın.

Bakla Köftesi

Mayıs 28, 2012

Hep böyle olur zaten. Düşünmezken, düşünsem de umut etmezken bir anda oluverir. Bugün nasıl olduysa oldu ve sebze köftesi ile barıştım! Pek çok yerde deneyip sevmemiştim. Ya kuru, ya tatsız, ya da fazlasıyla et köftesine benzetme çabasından kişiliksiz gelmişti. Tariflerden evde yaptıklarım da çok öteye gitmemişti. Bugün herşey değişti. Hem de hiç sebze köftesi yapmayı planlamamışken. Bakla salatası yapıyordum ben. Baklaların içine yeşillikleri koydum, bir gün öncesinden kalan salata sosunu da ekledim, bir tabağa alıp yiyecektim. Salataya bir göz attım. Gözüme pek güzel gözükmedi. Baklalar biraz fazla dağılmıştı. İşte olanlar o anda oldu. Bir anda mutfak robotunu alıp içine boca ettim salatayı. Bir kaşık tam buğday unu, kimyon, kırmızı biber ekleyip püre yaptım. Sanki salata kabından mutfak robotu kabına geçtikten sonrası bilinçdışı gerçekleşti. Püreyi yaptım, ekleyeceklerimi ekledim, köfteleri yapıp, pişirdim. Tabağa koyunca bilincim yerine geldi. Bu köfteler çok ama çok güzel oldu. Önceki yediklerimde sevmediğim ne varsa, bunlarda yok. Hep inandığım gibi, en basiti, en güzeli oldu. Restoranı olan varsa lütfen yapıp yedirsin herkese, zira ben eve fazla insan sığdıramam!!

Image

Bakla Köftesi

2 su bardağı haşlanmış taze bakla

Birer avuç maydanoz ve dereotu

3-4 sap taze soğan

tuz, kimyon, kırmızı biber, karabiber

1 yemek kaşığı tam buğday unu

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 kahve kaşığı limon suyu

1 çay kaşığı Dijon hardal

(son üç malzeme artık salata sosu idi)

Tüm malzemeleri mutfak robotundan geçirip, istediğiniz boyda köfteler yapın. Yağsız yapışmayan tavada veya çok az zeytinyağında pişirip servis edin.

(Ben yanına bir de Sriracha, soya sosu ve tahin karışımından oluşan bir de sos yaptım)

%d blogcu bunu beğendi: