Unsuz Kraker

Nisan 25, 2014

Tariflerimden biri eğer kamu hizmeti sınıfına girecekse, o bu olabilir! Unsuz kraker isteyen çok ama öyle kolayca bulunmuyor. Ben İstanbul’da iki yerde gördüm, her ikisinin de bir paketinin fiyatına bu tariften üç tepsi yapabilirsiniz☺ Harcayacağınız emek bir kabın içerisinde tahıl/çekirdekleri karıştırıp fırına yaymaktan ibaret. Diyetimde atıştıracak birşeylerim olsun, gluten benden uzak, Omega-3, bol lif benim olsun diyen herkes denemeli derim. Kahvaltıda, yemekte, üstüne birşeyler koyup çayın yanında, heryere yakışıyor. Denettiğim herkes çok sevdi, hatta bir arkadaşım seri üretime geçmem konusunda ısrar ediyor. İstanbul’da artık günlerim sayılı olduğu için buna imkan yok. Ama tarif burada! Aşağıdaki tarif en temel krakerim. Bir sürü değişiklik yapılabilir. Baharatlar eklenebilir, çekirdeklere ek (ya da yerine) çekilmiş fındık fıstık eklenebilir. Tek tavsiyem keten tohumunu değiştirmemeniz. Sebebi şöyle: Göz gezdirdiğim bir sürü kraker tarifinde yumurta veya yumurta akı kullanılıyordu. Ben bu tür saklanabilir atıştırmalıklarda yumurta kullanmamaya, hatta tamamen vegan yapmaya çalışıyorum. Derken aklıma Amerika’da çocuğu yumurtaya allerjisi olan annelerin hamur işlerinde yumurta yerine suyla karıştırılmış keten tohumu kullandıkları geldi. Zaten severek ekleyecektim ama bu sebepten tarifin sabiti haline getirdim. Bu temel tarif dışında şimdilik zahterli, çörek otlu ve biberli denedim. Üçünü de sevdim ama favorim halen aşağıdaki tarif.

 

IMG_7198

 

Unsuz kraker

1 su bardağı yulaf

½ su bardağı keten tohumu

¼ su bardağı ayçekirdeği içi

¼ su bardağı susam

½ çay kaşığı deniz tuzu

1 su bardağı içme suyu

Tüm malzemeleri derin bir kaba koyup hafifçe elinizle karıştırın. Üzerine suyu döküp, biraz karıştırdıktan sonra kabın üzerini uygun bir kapak ya da tepsiyle kapatın. Arada bir iki defa karıştırarak, yaklaşık 1 saat dinlenmeye bırakın. Sürenin bitimine yakın fırınınızı 150 derecede ısıtın. Tüm suyunu çekip gevşek bir hamur kıvamına geldiğinde elinizle veya büyük bir kaşıkla yoğurabildiğiniz kadar yoğurun (isterseniz mutfak robotunda çabucak, hafif parçacıklı kalıncaya kadar çekebilirsiniz.)

Düz bir tespiye fırın kağıdı serin ve kağıdı hafifçe yağlayın. Hamuru elleriniz ya da bir oklaya yardımıyla tüm tepsiye yayın. Bir bıçağın ucuyla karelere ya da istediğiniz başka şekillere ayırmak için hamurun üzerini çizin. Fırında yaklaşık bir saat, hafif altın sarısı bir renk alıp, tamamen kıtır kıtır oluncaya kadar pişirin. Pişirdikten sonra tamamen soğumasını bekleyin ve kuru bir kapta muhafaza edin.

 

 

Reklamlar

Harissa

Kasım 4, 2013

Cuma günü bir arkadaşım kapıdan girer girmez kucağıma bir torba dolusu biber koyup, ‘yaparsın bunlarla birşeyler’ dedi. Adana’dan gelmiş. Ne yapacağıma tam karar vermeden hepsini yıkayıp kurulayıp fırına attım. İki dakika sonra bulduğum kuru acı biberlerle Harissa yapmaya karar verrdim. Diğer ülkelerin acı soslarından en sevdiğim –ve en çok kullandığım- iki sostan biri Harissa (diğeri de Sriracha). Ben ilk Fas mutfağında karşılaşmıştım ama sonradan diğer Kuzey Afrika ülkelerinde ve bazı Orta Doğu ülkelerinde çok yaygın olduğunu öğrendim.

Hızlıca bulabildiğim tarifleri gözden geçirdim. Sadece kuru biberden yapılanlarından, domates salçası katılanlara bir sürü tarifi kafamda evirip çevirip aşağıdaki tarife ulaştım. Tabii halen Harissa diyebilmek için baharatları sabit tuttum. Yazmaya başlamadan önce mutfak robotunun kabını ekmekle sıyırdım!! Harissa’yı da kavanozlara koyup sandviçlerde, yumurtalarda, pilavlarda, baklagil ve et yemeklerinde kullanılmak üzere  dolaba kaldırdım.

IMG_5611

Harissa

20-25 adet kırmızı biber

6-7 adet kurutulmuş biber

6 diş sarmısak

1 çay kaşığı dolusu tane kimyon

1 çay kaşığı dolusu tane kişniş

1 çay kaşığı dolusu tane frenk kimyonu

½ çay kaşığı tuz

1 tatlı kaşığı limon suyu

2 yemek yaşığı zeytinyağı

Fırını önceden 200 derecede ısıtın.

Kuru biberleri çukur bir kaba koyup üstünü örtecek kadar ılık su koyun, yumuşayana kadar bekletin.

Taze biberleri yıkayıp kuruladıktan sonra fırında kabukları hafifçe közlenene kadar pişirin. Çıkarıp üzerini kağıt havluyla örtüp soğumaya bırakın. Kabuklarını soyup, çekirdeklerini sıyırdıktan sonra bir kaba koyun ve kenara alın.

Yanmaz bir tavada tüm tane baharatları 2-3 dakika tavayı hafifçe ileri geri sallayarak kavurun. Ocaktan alıp bir iki dakika soğumasını bekleyin, havanda veya kahve değirmeninde toz haline getirin.

Mutfak robotunun kabına yumuşamış biberleri, közlenmiş taze biberleri, çekilmiş baharatları, tuzu ve soyulup irice doğranmış sarmısakları koyup püre haline getirin.  Limon suyunu ve ağır ağır ip şeklinde zeytinyağını da ekleyip biraz daha karıştırın. Tuzunu ve acılığını kontrol edip kendi zevkinize göre son ayarlamaları yapın. Kavanozlara koyup, buzdolabında saklayın.

IMG_5585

IMG_5588

IMG_5596

IMG_5591

Kokulu Üzüm Reçeli

Ağustos 23, 2013

Kızım Amerika’dan dönmeyi hiç istememişti. Döndükten sonra üzüntüsünün sebebini anlamaya çalışanlar ona en çok neleri özlediğini sorduklarında, ya üçüncü, ya da dördüncü sırada işte bu üzüm reçelini sayardı! “En sevdiğim reçel yok burada!” Son üç yıldır benim de aramadığım yer kalmadı. Yapılmış reçelden umudu çoktan kesmiştim de, belki o reçellerin yapıldığı Amerika’da adı “Concord” olan üzümlerden bulursam evde reçeli yaparım demiştim. Gezdiğim hiç bir yerde bulamadım. Ta ki, geçen hafta heryerde aradığım bu üzümler kayınvalidemin memleketi Sinop’tan çıkıp gelene kadar. Meğer çoğu kişinin bahçesinde olurmuş bu üzüm; “kokulu üzüm” derlermiş. Öyle güzel ve yoğun bir kokusu var ki, tarif etmesi güç. Aslında benim çocukluğumda, kokulu silgilerin pek revaçta olduğu zamanlarda, üzümlü silginin kokusu aynen bu kokuydu. O zaman “üzüm böyle kokmaz ki” demiştim, ama Concord üzümü ile tanışınca anlamıştım esansın nereden geldiğini.

Biraz bilgi edinmek için araştırırken böyle de bir projeyle karşılaştım. Çok sevindim. Bu muhteşem kokulu üzüm bilinsin, yayılsın ve hiç kaybolmasın. Ailemizde bu kadar Sinop’lu varken ben yeni duyuyorsam, sanırım tanıtımı konusunda yapılacak çok şey var.

Reçeli yapmak oldukça basit. Web sitelerindeki bütün tarifleri gözden geçirip, biraz vakitsizlikten, biraz da aklıma yattığından ben en kolayını seçtim. Pek çok tarifte kabuklar tek tek çıkarılıyor. Bense robotta hafifçe kabukları parçalatıp, süzgeçten geçirdim. Sonuç tam istediğim gibi olduğundan, diğer zahmetli metodları denememe gerek kalmadı.

Amerika’dan özlenenler listemizin ağır toplarından birini törenle sildik bu sabah! Gerçi tekrar Amerika’ya dönmemize ramak kala becerebildik bunu ama, dönünceye kadar afiyetle yiyeceğiz!

IMG_4969

Kokulu Üzüm Reçeli

6 su bardağı sapları ayıklanmış üzüm tanesi

¾ su bardağı toz şeker

Yıkanmış, ayıklanmış üzümleri robottan (sadece kabukları yarılana kadar) çok kısa süre geçirin. Kevgir ya da ince tel elekten, geriye sadece kabukları ve çekirdekleri kalacak şekilde geçirin.

Üzüm suyuna toz şekeri karıştırıp bir tencereye alın. Önce orta ateşte kaynatın, kaynar kaynamaz altını iyice kısın ve ara sıra karıştırarak yaklaşık 1 saat pişirin. Altını kapattıktan sonra soğumasını bekleyin ve kavanozlara koyun. Soğudukça kıvamı artacak, hatta buzdolabında bir gece bekledikten sonra jöle kıvamını alacaktır.

IMG_4924

IMG_4926

IMG_4928

IMG_4931

IMG_4939

IMG_4941

IMG_4944

IMG_4947

IMG_4948

 

Antakya’dan aldığım kömbe baharatını başka  nerelerde kullanırım diye düşünürken aklıma geldi. Amerika’da her yerde bulunan bu kahvaltılığı (pumpkin butter) arada alır, yer, çok da severdim. Kastamonu’dan gelmiş harika dut pekmezi, son getirdiğim baharat, ve tam mevsimindeki bal kabağıyla birleşince, aldıklarımdan daha lezzetli hem de tam ‘buralı’ bir karışım oldu. Olduğu gibi ekmeğe sürüp yenecek kadar güzel, ama aklımda içine biraz tahin katmak, üstüne ceviz ekmek, krep içine sarmak, tahinli veya sade dondurma ile yemek gibi başka başka niyetler de var!

IMG_3088

Kahvaltılık Pekmezli Kabak

1 kg bal kabağı

½ su bardağı elma suyu (tercihen taze sıkılmış, yoksa katkısız)

4 yemek kaşığı dut pekmezi (üzüm pekmezi de kullanabilirsiniz)

2 tatlı kaşığı kömbe baharatı (tarçın, zencefil, mahlep, karanfil ve yenibahardan oluşan bir karışım. Siz zevkinize göre bunlardan birini veya birkaçını kullanabilirsiniz)

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Kabakları dilimleyip pişirme kağıdı serdiğiniz tepsiye dizin (tercihen kabuklu, ama hazır soyulmuş doğranmış aldıysanız o şekilde de olur). Yaklaşık 1 saat (bıçak rahatça batacak kadar) pişirin, 15 dakika soğumaya bırakın.

Kabuklarını ayırıp iri parçalara ayırıp mutfak robotunun haznesine koyun. Kolay ezilmesi için yarım bardak elma suyu ekleyin, ve iyice ince bir püre haline getirin. 3 kaşık pekmezi ve 2 tatlı kaşığı baharatı ekleyip püre yapmaya devam edin. Karışımı bir tencereye döküp, altı son derece kısık, kapağı yarım açık olarak yaklaşık 40 dakika, veya istediğiniz koyuluğa ulaşıncaya kadar pişirin.

Kavanozlara koyup buz dolabında yaklaşık 2 hafta saklayabilirsiniz.

Limon Turşusu

Kasım 12, 2012

Fas mutfağının en sevdiğim yemeği limon turşulu ve zeytinli tavuktur. Ara sıra canım çeker, ama hep limon turşusu olmadığı için yapamam. Limon turşusu yapmakta bir şey yok, ama bugüne kadar istediğim limonları bulamamıştım! Sağolsun, çok sevdiğim bir arkadaşım bana Antalya’dan tam istediğim gibi (dolgun ve üzeri mumsuz) limonlar getirdi. Bugün hemen bir kısmı ile turşu kuracağım. Yaklaşık 2-3 hafta sonra da limon turşusu ile Fas usulü tavuk yapıp tarifini buraya yazacağım.

 Image

Image

 ImageImage

Limon Turşusu

7-8 adet limon (kabuğu mumlanmamış)

½ su bardağı iri kaya veya deniz tuzu

Birkaç limonun suyu

(İsterseniz, defne yaprağı, tane karabiber, tane hardal, tane kişniş, vb. baharatlar ekleyebilirsiniz. Ben başka tariflerde kullanacağım için sadece tuzla yapıyorum)

Önceden 1 litrelik bir kavanozu kaynatıp sterilize edin.

Sterilize ettiğiniz kavanozun dibine 2 yemek kaşığı tuz dökün.

Limonların sapları kalmışsa kesin ve üstünden ince bir kapakçık çıkarın. Dört derin bıçak darbesi ile dikine yarıklar oluşturun ve bu aralıklara tuz serpin. Sıkıca kavanoza yerleştirin. Yerleştirme sırasında limonların bir miktar suyu çıkacaktır. Ancak kavanozun üstünü kaplayacak kadar çıkmamışsa, bir (veya birkaç) limonun suyunu sıkıp kavanozun ağzına kadar dolmasını sağlayın.

Oda sıcaklığında yaklaşık 3 hafta, ara sıra ters çevirerek, bekletin. Limon turşusu kullanıma hazır olacak. Daha sonra buzdolabında saklayın.

%d blogcu bunu beğendi: