Revize Karnabahar Yemeği

Eylül 29, 2015

Kıymalı karanabahar yemeği vardır ya…çocukken en zor yediğim yemekti! Ondandır belki çok uğraşıyorum karnabaharla. Daha önce de yazmıştım, suyla temas etmeden pişirilince karnabahar bir anda bayıldığım bir yemeğe dönüşebiliyor. Bu tarifte de aynı şekilde fırında pişti karnabahar ‘ekmek’leri. Üzerine kavrulmuş kıyma, en üzerine de sarmısaklı yoğurt koydum. Bir de kırmızı biberli tereyağı eritip döksem daha da muhteşem olurdu kesin. Ben biber, sumak ve naneyi elimle serpiştirdim sadece.

Altındaki karnabahar ‘ekmek’leri, geçtiğimiz yıllarda yemek bloglarında fırtına gibi esiyordu. Karnabaharı mutfak robotundan geçirip un haline getirmeyen kalmamıştı. Glutensiz pizza arayanların önüne böyle bir tarif illa ki çıkmıştır. Bu tariflerin çoğunda yumurtaya ek olarak, glutensiz unlar, maya, peynir gibi malzemeler de var. Ben bizim kıymalı karnabahar yemeğinden çok uzaklaşmamak için sadece yumurta ve tuz koydum. Sonuç mükemmel! Bu defa deneme amaçlı yaptığım için pek fazla özenmedim. Bir dahaki sefere, daha düzgün yuvarlaklar ve standart bir kalınlık tutturmayı hedefliyorum. Sulu karnabahar yemeğinin malzemelerine sadece tek bir yumurta eklenince böyle bir güzelliğe dönüşüyor olması çok hoşuma gitti. Benim için büyük yenilik!!

P1010463

Revize Karnabahar Yemeği

Alt ‘ekmek’ler için:

½ orta boy karnabahar

1 yumurta

tuz

Üzerinin kıyması için:

250 gram yağsız dana kıyması

1 orta boy soğan

1 diş sarmısak

1 yemek kaşığı zeytinyağı

tuz, karabiber, toz kırmızı biber

Servis için:

Sarmısaklı yoğurt

Nane, sumak, pul biber

Fırını öncede 220 derece ısıtın.

Orta hararetli ateşe koyduğunuz tavada zeytinyağını kızdırın. Tavaya önce soğanları, daha sarmısakları ve en sonunda kıymayı koyup iyice kavurun. Tuz ve baharatları ekleyip tekrar karıştırın ve altını kapatın.

Karnabaharları çiçeklerine ayırıp, mutfak robotundan geçirin -irmik görüntüsüne ulaşana kadar. Suyunu avucunuzla sıkarak ayrı bir kaba alın. Üzerine bir yumurta ve biraz tuz ekleyip iyice karıştırın.

Karışımı sekiz parçaya ayırıp, pişirme kağıdı serdiğiniz iki adet tepsiye 15cm çapında ve yarım santim kalınlığında daireler şeklinde yerleştirin. Üzerleri hafif kızarınca ve iyice kuruyuncaya kadar, yaklaşık 20-25 dakika kadar fırında pişirin.

Tabağa önce karnabahar ‘ekmek’lerini, sonra kavurduğunuz kıymayı, en son da sarmısaklı yoğurdu koyun. En üstüne pul biber, sumak ve nane serpebilirsiniz.

P1010445
P1010449 P1010452

P1010457

Reklamlar

Bugünlerde Brüksel’de herkes tek bir şey konuşuyor. Merhabadan önce, daha ilk göz göze gelindiğinde. ‘Çok sıcak değil mi?’ ‘Çok sıcak!’ ‘Nasıl dayanıyorsunuz?’ ‘Zor dayanıyoruz’. Bizim ilk yazımız olduğu için öncesini bilemiyorum. Ama anladığım kadarıyla bu defa sıcaklık çok fazla yükselmiş. Klima da yok evlerde. Buraya taşınırken evde klima olup olmadığını sormak söz konusu bile değildi. Asıl sorun ısınıp ısınamayacağımız olduğu için, bütün sorularımızı ona göre sormuştuk.

Neyse ben kendi önlemlerimi alıyorum. Mesela mutfakta ocaktan fırından uzak duruyorum. Gerçekten cesaretim yok ekstra bir ısıyla yüzleşmeye. Soğuk çorba ve salatadan başka bir şey yemiyorum. Menü kısıtlanınca da çeşit çeşit çorbalar, salatalar deniyorum. Fırsattan istifade!

Yaptıklarımdan en çok bu çorbayı sevdim. Bir de kimyonlu havuç çorbası var aklımda ama, tamamen çiğ havuçla değil biraz buharda pişirilmiş havuçla yapmak istediğim için havaların birazcık soğumasını bekliyorum. Bu tarif başından sonuna blenderde yapılıyor. Oradan da servis kaplarına. Evde nane yoktu, deneyemedim ama içine bir avuç taze nane de yakışabilir.

P1010338

Salatalık ve Avokadolu Soğuk Çorba

4 orta boy salatalık

1 adet avokado

1 limonun suyu

1 diş sarmısak

1 kahve kaşığı rende taze zencefil

½ yemek kaşığı zeytinyağı

½ su bardağı buz gibi su (benim yaptığım çorba bayağı kıvamlı oldu, isterseniz suyu artırabilirsiniz)

deniz tuzu

Salatakların kabuklarını soyup, iri parçalara ayırın. Avakadoyu ikiye kesip çekirdeğini çıkarın. Bir kaşık yardımıyla tüm etini kabuğundan ayırın. Tüm malzemeleri blendere koyup, prüzsüz oluncaya kadar çırpın. Kaselere koyup servis yapın. Üzerine, taze yeşil otlar, salatalık kabuğu, limon kabuğu rendesi koyabilir, zeytinyağı gezdirebilirsiniz.

Bezelye Soslu Spiral Kabak

Mayıs 29, 2015

Geçen yıl bir arkadaşımla mutfakta sohbet ediyorduk. Ben de bir yandan yemek yapıyordum. Dolapların çekmecelerini açıp kaparken, arkadaşım bir anda durdu ve çok şaşırdığını söyledi: Benim kadar yemek yapmayı seven bir insanın çok daha fazla alet edevatı olacağını tahmin edermiş! Hiç yemek yapmayan arkadaşlarının bile evlerinde olan bir çok alet bende yokmuş! Doğru. Haklı. Onu kolay açan, bunu kolay biçen, bunun üstüne yuvarlak şekil yapan pek çok şey var piyasada, bende yok! Arada hediye geliyor öyle şeyler, ama son zamanlarda az bir çabayla, mevcut mutfak aletleriyle yapabildiğim şeyler için ayrı bir alet bulundurmuyorum. Hem büyük taşınmalar esnasında o çekmeceler üstüme üstüme geldiğinden, hem de gerçekten ihtiyaç duymadığımdan. Elimle yapayım, biraz eğri büğrü olsun ama yine de fazladan bir edevat bulundurmayayım istiyorum. Hem mutfakta geçirilen süre arttıkça el becerisi ister istemez artıyor. Çekmeceden yeni bir alet çıkarıp kullanıp yıkayıp tekrar yerine koymaktansa insan ‘yapıvermenin’ özgürlüğünü yaşıyor.

Derkeeennn….. Tersine bir durumla karşılaşıverdim!! Sebzeri meyveleri alıp spiral şeritlere ayıran, basit bir mantıkla çalışan bir kesiciye karşı hafif bir saplantı geliştirdim. Bunlardan satan dükkanların önünden geçerken yan gözle bakmalar, arada hangisi iyiymiş diye internet araştırmaları yapmalar.. saplantıya dahil herşey! Sonunda ‘istemiyorum evde ıvır zıvır, tek bir şeyi yapmaya yarayan aletler’ prensibimi bu defalığına bir kenera koyup, gidip sessizce bunlardan bir tane kendime aldım!! Çocuklar gibi sevinçliyim! Evde ne varsa spiralden geçiriyorum. Yeterli gövdeye sahip her sebze meyve ‘spiralizasyon’ tehlikesi altında!! Bugün en kolayı, en malumu, kabakları kullanarak bir tarif veriyorum. Yine yemyeşil bir tarif. Hem de tam yazlık! P1010244_2 Bezelye Soslu Spiral Kabak

2 adet kabak

2 su bardağı bezelye içi

1 diş sarmısak

½ limonun suyu

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 avuç taze nane

tuz

Bezelyeleri tuzlu suda haşlayın. Haşlama suyundan bir bardak kenara ayırıp kalanını süzün. Bezelyelerden de yarım bardak kadarını yine kenra ayırıp, kalan bezelyeleri limon, tuz, sarmısak, nane yaprakları (bir kaç yaprağı üzerine serpmek için ayırın) ve zeytinyağı ile belenderden geçirin. Sos kıvamına gelinceye kadar azar azar haşlama suyundan ekleyin (ben çeyrek bardak kadar kullandım). Kabakları spiral yapma aleti ile doğrayıp, üzerine bezelye sosunu dökün. Son olarak ayırdığınız bezelyeleri ve birkaç yaprak taze naneyi (isterseniz biraz da zeytinyağı gezdirebilirsiniz) serpip servis edin. P1010235 P1010237

**İlgilenenler için: Ben kullandığım bu aleti internet üzerinden Amazon UK’den aldım. Oldukça hafif ve kolay temizleniyor.

Daha önce çok daha ufak, kabak soyacağı benzeri çeşidini denedim ama iyi sonuç alamadım. Hem şeritler düzgün olmuyordu, hem de alet sebzelerin suyunu çıkarıyordu.

http://www.amazon.co.uk/Lurch-10306-Vegetable-Spiralizer-Green/dp/B00AYUZF6U/ref=sr_1_5?s=kitchen&ie=UTF8&qid=1432890753&sr=1-5&keywords=Lurch

Kaşıkla yendiğinden değil, kaşık kaşık yediğimden böyle koydum ismini! Çarşamba günkü pazarın en güzelleri karanabar ve greyfurttu. Alırken birleşeceklerinden haberim yoktu ama dün öğlen bir avuç fındık, bir avuç maydonoz, biraz da zeytinyağı ilavesiyle enfes bir salata olduverdi. Öğlen yapıp (bir kısmını dayanamayıp yedikten sonra) akşama yanında balıkla yemek üzere dolaba kaldırdım. Dolapta durdukça iyice lezzetlenmiş, öğlen yediğimden daha güzel olmuştu. Bu salatayı denemek isteseniz mutlaka en az bir saat dinlendirmenizi tavsiye ederim. P1010095 Karnabahar Kaşık Salatası

1 küçük boy karanabahar

1 büyük boy greyfurt

1 avuç kavrulmuş iç fındık

1 avuç doğranmış maydanoz

1 yemek kaşığı zeytinyağı

tuz, karabiber

Karanabaharları en ufak çiçeklerine ayırıp derin bir kaba koyun. Zarları soyulmuş, doğranmış greyfurt parçalarını, kabaca doğradığınız fındık ve maydanozları da ekleyip iyice karıştırın. Greyfurtun geriye kalan posasını da salatanın üstüne sıkın. Tuz, karabiber ekleyip, zeytinyağı gezdirin. Servis etmeden önce en az bir saat buzdolabında bekletin.

Aslında buna vakit yok. Eşyalar bir yandan hızla toplanıyor, evin altı üstüne geldi neredeyse. Yine de İstanbul’daki mutfağımdan bloğuma son bir tarif koyup öyle gitmek istedim. Uzun zaman olmuştu hem de. Bu taşınma telaşı, hastalıklar, seyahatler, ama en çok da Türkiye’de olan bitenler yarattı boşluğu. Pişirmeye, yemeğe devam ettim etmesine de, sosyal medyada neşeyle paylaşma hevesini bulamadım bir türlü. Bugün veda ediyorum ama. Duygusalım. Her şeyi bir kenara bıraktım, mutfağımdan hakettiği gibi ayrılmak istiyorum. Yarın turuncu tencerem, kıymetli rendelerim, evladiyelik kesme tahtam birer birer kutulara girecek ve tam 2,600km uzakta tekrar gün yüzüne çıkacak. Herşey yerinde dururkenki son tarifim. En özenli tarifim olamayacak. Dolapta üç beş malzeme kalmış zaten. Tatillere çıkmadan önce yaptığım gibi ‘dolapta son kalanlar salatası’ yapacağım yine. Aslında en ilginç yemekler hep bu son kalanlarla oluyor. Yaratıcılık, en çok böyle birbirinin yanından geçmeyen malzemeleri biraraya getirmeye mecbur kalınca zorlanıyor. İşin doğrusu, çoğu zaman ilginç yemekler ortaya çıksa da, bazen o mecburi tabaklar pek yenilir yutulur olmuyor. Evden ayrılmanın hatırına yenilip, bir daha tekrarlanmama kararı alınıyor.

Burayı çok özleyeceğimi biliyorum. Yaptıklarımı, yediklerimi değil elbet, en çok onları yedirdiklerimi. Güzel bir şey yaptığımda telefona sarılıp eve çağırdıklarımı. Nerede ilginç malzeme bulsa beni düşünüp yüklenip mutfağıma getirenleri. Ziyaretlerinde mutfağıma konuk olup, tecrübe neymiş bana gösteren aile büyüklerini. Yurtdışından özleye özleye gelip, ‘yap bana bi dolma’ diyen arkadaşlarımı. Tuhaf pozisyonlarda yemeklerin fotoğrafını çekmeye çalışırken beni görüp, kaş göz işaretiyle ‘yine napıyosun?’ der gibi gülümseyen karşı mutfak komşumu, ve hatta fotoğraf çekerken telefonum elimden hop diye yemeğin içine düşünce kıkır kıkır gülen komşumun küçük oğlunu!

Evin her odasından böyle duygu yüklü ayrılmıyorum neyse ki☺

Benimle birlikte yiyen içen, sayfama ziyarete gelen herkese çok teşekkür ederim.

Doğal ve Kolay burada doğdu, hayatına Brüksel’de, mavi seramikli yeni mutfakta devam edecek. Ama yeni mutfağın ruhu ancak sevdiklerim gelip gittikçe oluşacak. Bekliyorum. Bu defa ‘yap bana bi midye’ dersiniz diye!!

IMG_7627

 

Izgara Kayısı Salatası

2 adet kayısı

2 avuç körpe yeşillik

1 yemek kaşığı ayçekirdeği içi (tavada hafifçe kavrulmuş)

Çok az zeytinyağı (kayısıları yağlamak için)

Sos için:

1 yemek kaşığı tahin

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı su

1 ufak diş sarmısak

tuz, karabiber

Mangalda veya ocak üstü ızgarada hafifçe yağladığınız kayısıları yaklaşık 3-4 dakika pişirin. Servis tabağına önce iyice kuruttuğunuz yeşillikleri koyup üzerine ayçekirdeği içini serpin. En üste kayısıları yerleştirip sosunu gezdirin.

 

Memlekette yaşanan travmaların direk etkileri öyle çok ki, dolaylı etkilerden bahsetmeye sıra bile gelmez. Hayatını, özgürlüğünü kaybedenler (ki bu gruba öyle ya da böyle hepimiz giriyoruz) varken, heves kaybetmekten bahsetmek olmaz. Ama öyle gölgeleniyor ki insan, sevdiği şeyleri öyle sevinçle paylaşası gelmiyor.

Oysa yemek yapmayı en sevdiğim mevsim! Enginar, bakla, çağla diye ardı ardına tarifler yazma zamanı!

Bu aralar ancak eve yemeğe gelen misafirler sayesinde bazı denemeler yapıyorum. Bu çorbayı geçen gün yaptım. Ben bayıldım!! Ertesi güne kalan çorbanın tadı, ilk günkünden de güzeldi. Yemek davetlerinde önceden yapıp aradan çıkarmak için ideal. Misafirler de beğendiklerini söylediler – kibarlıklarından da olabilir, bilemem☺ Buyrun deneyin!

IMG_6992

Terbiyeli Enginar Çorbası

6 çanak enginar

1 iri soğan, küp küp doğranmış

5 bardak kaynamış su

1 avuç köftelik bulgur

1 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı tereyağı

tuz

Terbiyesi için:

1 yumurta sarısı

1 limonun suyu

1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi

taze çekilmiş karabiber

1 diş dövülmüş sarmısak

Orta boy bir tencereye tereyağı ve zeytinyağını koyup soğanlar şeffaflaşıncaya kadar kavurun. Küp küp doğradığınız enginarları da ekleyip kavurmaya devam edin. Enginarlar hafif sararmaya başlayınca kaynamış suyu üzerine dokun ve enginarlar yumuşayıncaya kadar pişirin. Bir avuç bulgur ve istediğiniz kadar tuz ekleyip, bulgurlar pisinceye kadar, yaklaşık 5 dakika daha pişirin. Altını iyice kısın.

Diğer taraftan, çukur bir kapta terbiye malzemelerini iyice çırpın. Kepçeyle çorbadan azar azar terbiyeye karıştırıp, karışımın ılımasını sağlayın. Sıcaklıklar birbirine yaklaştığında bir yandan terbiyeyi tencereye ince bir ip gibi döküp, diğer yandan hızlıca karıştırın. Bir kaç dakika sonra, tüm terbiye karışıp, çorba kıvam alınca altını söndürün. Üzerine dereotu ve bir kaç damla zeytinyağı gezdirip servis edebilirsiniz.

 

 

 

Ayıntab Dolması

Mart 4, 2014

Gaziantep’in üzerimdeki etkileri halen sürüyor. Bir sonraki Mardin gezisine kadar da sürer tahminim. O gün bu gündür getirdiğim malzemelerle, oradan aklımda kalan lezzetleri düşünerek bir şeyler yapıyorum. Bu tarif, o şahane haftasonundan aklımda kalanların dolma şeklinde vücut bulmuş hali! Getirdiğim kurutulmuş uzun biberlerin içine, nohut (illa ki), pırasa ve baharat karışımı doldurdum, üzerine de tane sumaktan çıkardığım sumak ekşisini döktüm ve fırına verdim. Ben soğumasını bekleyemedim yemek için, ama hafif ılıyınca öyle güzel oldu ki! İster meze, ister giriş yemeği, ister vejeteryan ana öğün. Bir sebeple deneyin isterim.

IMG_6830

Ayıntab Dolması

10 adet kurutulmuş biber

4 dal pırasa (beyazlarının tümü, yeşillerin sert kısımları)

1 su bardağı haşlanmış nohut

1 avuç nane, 1 avuç dereotu, 1 avuç maydanoz (hepsi ince ince kıyılmış)

2 yemek kaşığı zeytinyağı

tuz, isot biber, toz sumak

½ bardak sumak ekşisi*

Fırını önceden 190 derecede ısıtın.

Kuru biberleri yumuşamaları için yarım saat kaynar kaynamaz bir kaba aldığınız sıcak suda bekletin. Çıkarıp süzün ve soğumaları için bir tabağa alın.

Genişçe bir tavaya zeytinyağını koyun ve ince ince doğradığınız pırasaları kavurmaya başlayın. Pırasalar iyice yumuşayınca haşlanmış nohut, tuz, isot ve toz sumak ekleyip bir iki dakika daha kavurmaya devam edin. Altını söndürüp içerisine doğranmış yeşillikleri atın. İyice karıştırıp hafif soğuması için kenara alın.

Biberleri nohutlu karışımla doldurup hafifçe zeytinyağı gezdirdiğiniz fırın kabına dizin. Üzerine yarım su bardağı sumak ekşisi ve yarım su bardağı su ekleyip fırına verin. Yaklaşık 40 dakika sonra fırından alın, ılıyınca servis edin.

*Sumak ekşisi elde etmek için 1 kahve fincanı tane sumağın üzerine 2 kahve fincanı sıcak su koyup 1 saat beklettim. Taneleri süzüp suyunu kullandım.

%d blogcu bunu beğendi: