Brokkolili Kinoa

Temmuz 10, 2015

Karnabaharı mutfak robotunda incecik çekerek yapılan tarifler heryerde çok yaygın. Hatta karbonhidrat yemeyi kısıtlayan diyetlerde karnabaharı bu şekilde inceltip karbonhidrat yerine kullanmak çok popüler. Benim öyle bir niyetim yok ama oradan aldığım fikirle çiğ brokkoliyi un ufak edip, çeşit çeşit salatalara yan yemeklere ekliyorum. Biraz önce yayınladığım limonlu balığın yanıda da aynen bu usulde bir eşlik yapmıştım. Buzluğumda hep hazır olan haşlanmış kinoalardan bir poşet çıkarıp, robottan geçen brokkoliye karıştırdım. Üstüne de en basitinden bir sos! Hem kolay, hem hafif, hem de bol vitamin ve mineralli!! Ben esnaf lokantalarındaki pilav gibi servis etmişim dün aksam.. Elimde de bir tek bu fotoğraf var!! Siz eminin daha şık bir şekilde sunarsınız.

P1010359

Brokkolili Kinoa

1 küçük top brokkoli (yaklaşık 350 gram)

1.5 şu bardağı haşlanmış kinoa

Sosu için:

1 dış sarmısak

2 yemek kaşığı zeytinyağı

½ limonun suyu

deniz tuzu

Brokkoliyi mutfak robotunda köftelik bulgur inceliğinde çekin. Haşlanmış kinoa ile karıştırın. Sos malzemelerini de ayrı bir kapta karıştırıp brokkolili kinoanın üzerine dökün. İyice karıştırın. Servis etmeden önce sosu iyice çekmesi için biraz bekletin.

Bugünlerde Brüksel’de herkes tek bir şey konuşuyor. Merhabadan önce, daha ilk göz göze gelindiğinde. ‘Çok sıcak değil mi?’ ‘Çok sıcak!’ ‘Nasıl dayanıyorsunuz?’ ‘Zor dayanıyoruz’. Bizim ilk yazımız olduğu için öncesini bilemiyorum. Ama anladığım kadarıyla bu defa sıcaklık çok fazla yükselmiş. Klima da yok evlerde. Buraya taşınırken evde klima olup olmadığını sormak söz konusu bile değildi. Asıl sorun ısınıp ısınamayacağımız olduğu için, bütün sorularımızı ona göre sormuştuk.

Neyse ben kendi önlemlerimi alıyorum. Mesela mutfakta ocaktan fırından uzak duruyorum. Gerçekten cesaretim yok ekstra bir ısıyla yüzleşmeye. Soğuk çorba ve salatadan başka bir şey yemiyorum. Menü kısıtlanınca da çeşit çeşit çorbalar, salatalar deniyorum. Fırsattan istifade!

Yaptıklarımdan en çok bu çorbayı sevdim. Bir de kimyonlu havuç çorbası var aklımda ama, tamamen çiğ havuçla değil biraz buharda pişirilmiş havuçla yapmak istediğim için havaların birazcık soğumasını bekliyorum. Bu tarif başından sonuna blenderde yapılıyor. Oradan da servis kaplarına. Evde nane yoktu, deneyemedim ama içine bir avuç taze nane de yakışabilir.

P1010338

Salatalık ve Avokadolu Soğuk Çorba

4 orta boy salatalık

1 adet avokado

1 limonun suyu

1 diş sarmısak

1 kahve kaşığı rende taze zencefil

½ yemek kaşığı zeytinyağı

½ su bardağı buz gibi su (benim yaptığım çorba bayağı kıvamlı oldu, isterseniz suyu artırabilirsiniz)

deniz tuzu

Salatakların kabuklarını soyup, iri parçalara ayırın. Avakadoyu ikiye kesip çekirdeğini çıkarın. Bir kaşık yardımıyla tüm etini kabuğundan ayırın. Tüm malzemeleri blendere koyup, prüzsüz oluncaya kadar çırpın. Kaselere koyup servis yapın. Üzerine, taze yeşil otlar, salatalık kabuğu, limon kabuğu rendesi koyabilir, zeytinyağı gezdirebilirsiniz.

Bugün kızımın okulunda bir piknik vardı. Velilerden nazikçe sağlıklı yiyecekler getimeleri istendi. Hatta bir iki defa da tekrarlandı. Ben de bunu fırsat bilip, birbirinden nefis malzelerle bir kinoa salatası yaptım. Kızım bayağı söylendi. Böyle şeyleri bana yediriyorsun, bari arkadaşlarıma yapma dedi!! Yine de planımı değiştirmeden yaptım salatayı ve götürdüm. Haklıymış, çocuklar pek fazla yemedi. Ama veliler ve öğretmenler kabin dibini sıyırdılar. Tarif de istiyorlar. Göz kararı yapmış olduğum için yazılı değildi. Biraz önce tekrar baştan düşünüp yazdım. Hazır yazılmışken Türkçe’sini de buraya koyayım dedim.

Sosu için çok fazla malzeme var, biliyorum. Çünkü sosu tam ‘damağımın doğrultusunda’ yaptım. ‘hmm biraz da bundan lazım, biraz da şundan..’ diye. İsterseniz biraz sadeleştirebilirsiniz. Mesela üç çeşit ekşi kullandım. Limon, sirke ve misket limonu. Hepsi ayrı bir lezzet kattı, ama sadece limon kullanarak sadeleştirilebilirsiniz. Zencefil ve sarmısak mutlaka kalsın derim. Baharatlardan da kimyon. Yine de bu halini inşallah denersiniz. İsli biberin tütsülü tadı, arkadan hafif hafif gelen tarçın…Yedikçe yedirtiyor. Zamanında bir Fas restoranında çalışmıştım. Büyük ihtimalle hafızamın o bölgesiden geliyor bu tarif!

P1010306

Kinoa Salatası ve Baharatlı Sosu

2 su bardağı haşlanmış kinoa

1.5 su bardağı haşlanmış nohut

1 su bardağı ince rendelenmiş havuç

1 avuç taze kişniş

2 avuç taze maydanoz

6-7 yaprak taze nane

Sos için:

1 diş ezilmiş sarmısak

1 çay kaşığı rende zencefil

1 çay kaşığı kimyon

1 çay kaşığı toz kişniş

1 çay kaşığı isli toz kırmızı biber

½ çay kaşığı tarçın

½ çay kaşığı zerdeçal

1 kahve kaşığı akçaağaç şurubu (veya bal)

½ limonun suyu

½ misket limonunun suyu

1 kahve kaşığı elma sirkesi

2 yemek kaşığı zeytinyağı

deniz tuzu

Üzeri için:

1-2 avuç pancar filizi

1 avuç kavrulmuş file badem

3-4 yaprak taze kişniş, maydanoz veya nane

Salatanın malzemelerini genişçe bir kaba koyun. Sosun tüm malzemelerini de ayrı bir kasede iyice karıştırın. Sosla salata malzemelerini karıştırıp üzerine, kavrulmuş file badem, pancar filizi ve taze kişniş (maydanoz veya nane de olur) yapraklarıyla süsleyin.

Bezelye Soslu Spiral Kabak

Mayıs 29, 2015

Geçen yıl bir arkadaşımla mutfakta sohbet ediyorduk. Ben de bir yandan yemek yapıyordum. Dolapların çekmecelerini açıp kaparken, arkadaşım bir anda durdu ve çok şaşırdığını söyledi: Benim kadar yemek yapmayı seven bir insanın çok daha fazla alet edevatı olacağını tahmin edermiş! Hiç yemek yapmayan arkadaşlarının bile evlerinde olan bir çok alet bende yokmuş! Doğru. Haklı. Onu kolay açan, bunu kolay biçen, bunun üstüne yuvarlak şekil yapan pek çok şey var piyasada, bende yok! Arada hediye geliyor öyle şeyler, ama son zamanlarda az bir çabayla, mevcut mutfak aletleriyle yapabildiğim şeyler için ayrı bir alet bulundurmuyorum. Hem büyük taşınmalar esnasında o çekmeceler üstüme üstüme geldiğinden, hem de gerçekten ihtiyaç duymadığımdan. Elimle yapayım, biraz eğri büğrü olsun ama yine de fazladan bir edevat bulundurmayayım istiyorum. Hem mutfakta geçirilen süre arttıkça el becerisi ister istemez artıyor. Çekmeceden yeni bir alet çıkarıp kullanıp yıkayıp tekrar yerine koymaktansa insan ‘yapıvermenin’ özgürlüğünü yaşıyor.

Derkeeennn….. Tersine bir durumla karşılaşıverdim!! Sebzeri meyveleri alıp spiral şeritlere ayıran, basit bir mantıkla çalışan bir kesiciye karşı hafif bir saplantı geliştirdim. Bunlardan satan dükkanların önünden geçerken yan gözle bakmalar, arada hangisi iyiymiş diye internet araştırmaları yapmalar.. saplantıya dahil herşey! Sonunda ‘istemiyorum evde ıvır zıvır, tek bir şeyi yapmaya yarayan aletler’ prensibimi bu defalığına bir kenera koyup, gidip sessizce bunlardan bir tane kendime aldım!! Çocuklar gibi sevinçliyim! Evde ne varsa spiralden geçiriyorum. Yeterli gövdeye sahip her sebze meyve ‘spiralizasyon’ tehlikesi altında!! Bugün en kolayı, en malumu, kabakları kullanarak bir tarif veriyorum. Yine yemyeşil bir tarif. Hem de tam yazlık! P1010244_2 Bezelye Soslu Spiral Kabak

2 adet kabak

2 su bardağı bezelye içi

1 diş sarmısak

½ limonun suyu

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 avuç taze nane

tuz

Bezelyeleri tuzlu suda haşlayın. Haşlama suyundan bir bardak kenara ayırıp kalanını süzün. Bezelyelerden de yarım bardak kadarını yine kenra ayırıp, kalan bezelyeleri limon, tuz, sarmısak, nane yaprakları (bir kaç yaprağı üzerine serpmek için ayırın) ve zeytinyağı ile belenderden geçirin. Sos kıvamına gelinceye kadar azar azar haşlama suyundan ekleyin (ben çeyrek bardak kadar kullandım). Kabakları spiral yapma aleti ile doğrayıp, üzerine bezelye sosunu dökün. Son olarak ayırdığınız bezelyeleri ve birkaç yaprak taze naneyi (isterseniz biraz da zeytinyağı gezdirebilirsiniz) serpip servis edin. P1010235 P1010237

**İlgilenenler için: Ben kullandığım bu aleti internet üzerinden Amazon UK’den aldım. Oldukça hafif ve kolay temizleniyor.

Daha önce çok daha ufak, kabak soyacağı benzeri çeşidini denedim ama iyi sonuç alamadım. Hem şeritler düzgün olmuyordu, hem de alet sebzelerin suyunu çıkarıyordu.

http://www.amazon.co.uk/Lurch-10306-Vegetable-Spiralizer-Green/dp/B00AYUZF6U/ref=sr_1_5?s=kitchen&ie=UTF8&qid=1432890753&sr=1-5&keywords=Lurch

Kaşıkla yendiğinden değil, kaşık kaşık yediğimden böyle koydum ismini! Çarşamba günkü pazarın en güzelleri karanabar ve greyfurttu. Alırken birleşeceklerinden haberim yoktu ama dün öğlen bir avuç fındık, bir avuç maydonoz, biraz da zeytinyağı ilavesiyle enfes bir salata olduverdi. Öğlen yapıp (bir kısmını dayanamayıp yedikten sonra) akşama yanında balıkla yemek üzere dolaba kaldırdım. Dolapta durdukça iyice lezzetlenmiş, öğlen yediğimden daha güzel olmuştu. Bu salatayı denemek isteseniz mutlaka en az bir saat dinlendirmenizi tavsiye ederim. P1010095 Karnabahar Kaşık Salatası

1 küçük boy karanabahar

1 büyük boy greyfurt

1 avuç kavrulmuş iç fındık

1 avuç doğranmış maydanoz

1 yemek kaşığı zeytinyağı

tuz, karabiber

Karanabaharları en ufak çiçeklerine ayırıp derin bir kaba koyun. Zarları soyulmuş, doğranmış greyfurt parçalarını, kabaca doğradığınız fındık ve maydanozları da ekleyip iyice karıştırın. Greyfurtun geriye kalan posasını da salatanın üstüne sıkın. Tuz, karabiber ekleyip, zeytinyağı gezdirin. Servis etmeden önce en az bir saat buzdolabında bekletin.

Aslında buna vakit yok. Eşyalar bir yandan hızla toplanıyor, evin altı üstüne geldi neredeyse. Yine de İstanbul’daki mutfağımdan bloğuma son bir tarif koyup öyle gitmek istedim. Uzun zaman olmuştu hem de. Bu taşınma telaşı, hastalıklar, seyahatler, ama en çok da Türkiye’de olan bitenler yarattı boşluğu. Pişirmeye, yemeğe devam ettim etmesine de, sosyal medyada neşeyle paylaşma hevesini bulamadım bir türlü. Bugün veda ediyorum ama. Duygusalım. Her şeyi bir kenara bıraktım, mutfağımdan hakettiği gibi ayrılmak istiyorum. Yarın turuncu tencerem, kıymetli rendelerim, evladiyelik kesme tahtam birer birer kutulara girecek ve tam 2,600km uzakta tekrar gün yüzüne çıkacak. Herşey yerinde dururkenki son tarifim. En özenli tarifim olamayacak. Dolapta üç beş malzeme kalmış zaten. Tatillere çıkmadan önce yaptığım gibi ‘dolapta son kalanlar salatası’ yapacağım yine. Aslında en ilginç yemekler hep bu son kalanlarla oluyor. Yaratıcılık, en çok böyle birbirinin yanından geçmeyen malzemeleri biraraya getirmeye mecbur kalınca zorlanıyor. İşin doğrusu, çoğu zaman ilginç yemekler ortaya çıksa da, bazen o mecburi tabaklar pek yenilir yutulur olmuyor. Evden ayrılmanın hatırına yenilip, bir daha tekrarlanmama kararı alınıyor.

Burayı çok özleyeceğimi biliyorum. Yaptıklarımı, yediklerimi değil elbet, en çok onları yedirdiklerimi. Güzel bir şey yaptığımda telefona sarılıp eve çağırdıklarımı. Nerede ilginç malzeme bulsa beni düşünüp yüklenip mutfağıma getirenleri. Ziyaretlerinde mutfağıma konuk olup, tecrübe neymiş bana gösteren aile büyüklerini. Yurtdışından özleye özleye gelip, ‘yap bana bi dolma’ diyen arkadaşlarımı. Tuhaf pozisyonlarda yemeklerin fotoğrafını çekmeye çalışırken beni görüp, kaş göz işaretiyle ‘yine napıyosun?’ der gibi gülümseyen karşı mutfak komşumu, ve hatta fotoğraf çekerken telefonum elimden hop diye yemeğin içine düşünce kıkır kıkır gülen komşumun küçük oğlunu!

Evin her odasından böyle duygu yüklü ayrılmıyorum neyse ki☺

Benimle birlikte yiyen içen, sayfama ziyarete gelen herkese çok teşekkür ederim.

Doğal ve Kolay burada doğdu, hayatına Brüksel’de, mavi seramikli yeni mutfakta devam edecek. Ama yeni mutfağın ruhu ancak sevdiklerim gelip gittikçe oluşacak. Bekliyorum. Bu defa ‘yap bana bi midye’ dersiniz diye!!

IMG_7627

 

Izgara Kayısı Salatası

2 adet kayısı

2 avuç körpe yeşillik

1 yemek kaşığı ayçekirdeği içi (tavada hafifçe kavrulmuş)

Çok az zeytinyağı (kayısıları yağlamak için)

Sos için:

1 yemek kaşığı tahin

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı su

1 ufak diş sarmısak

tuz, karabiber

Mangalda veya ocak üstü ızgarada hafifçe yağladığınız kayısıları yaklaşık 3-4 dakika pişirin. Servis tabağına önce iyice kuruttuğunuz yeşillikleri koyup üzerine ayçekirdeği içini serpin. En üste kayısıları yerleştirip sosunu gezdirin.

 

Unsuz Kraker

Nisan 25, 2014

Tariflerimden biri eğer kamu hizmeti sınıfına girecekse, o bu olabilir! Unsuz kraker isteyen çok ama öyle kolayca bulunmuyor. Ben İstanbul’da iki yerde gördüm, her ikisinin de bir paketinin fiyatına bu tariften üç tepsi yapabilirsiniz☺ Harcayacağınız emek bir kabın içerisinde tahıl/çekirdekleri karıştırıp fırına yaymaktan ibaret. Diyetimde atıştıracak birşeylerim olsun, gluten benden uzak, Omega-3, bol lif benim olsun diyen herkes denemeli derim. Kahvaltıda, yemekte, üstüne birşeyler koyup çayın yanında, heryere yakışıyor. Denettiğim herkes çok sevdi, hatta bir arkadaşım seri üretime geçmem konusunda ısrar ediyor. İstanbul’da artık günlerim sayılı olduğu için buna imkan yok. Ama tarif burada! Aşağıdaki tarif en temel krakerim. Bir sürü değişiklik yapılabilir. Baharatlar eklenebilir, çekirdeklere ek (ya da yerine) çekilmiş fındık fıstık eklenebilir. Tek tavsiyem keten tohumunu değiştirmemeniz. Sebebi şöyle: Göz gezdirdiğim bir sürü kraker tarifinde yumurta veya yumurta akı kullanılıyordu. Ben bu tür saklanabilir atıştırmalıklarda yumurta kullanmamaya, hatta tamamen vegan yapmaya çalışıyorum. Derken aklıma Amerika’da çocuğu yumurtaya allerjisi olan annelerin hamur işlerinde yumurta yerine suyla karıştırılmış keten tohumu kullandıkları geldi. Zaten severek ekleyecektim ama bu sebepten tarifin sabiti haline getirdim. Bu temel tarif dışında şimdilik zahterli, çörek otlu ve biberli denedim. Üçünü de sevdim ama favorim halen aşağıdaki tarif.

 

IMG_7198

 

Unsuz kraker

1 su bardağı yulaf

½ su bardağı keten tohumu

¼ su bardağı ayçekirdeği içi

¼ su bardağı susam

½ çay kaşığı deniz tuzu

1 su bardağı içme suyu

Tüm malzemeleri derin bir kaba koyup hafifçe elinizle karıştırın. Üzerine suyu döküp, biraz karıştırdıktan sonra kabın üzerini uygun bir kapak ya da tepsiyle kapatın. Arada bir iki defa karıştırarak, yaklaşık 1 saat dinlenmeye bırakın. Sürenin bitimine yakın fırınınızı 150 derecede ısıtın. Tüm suyunu çekip gevşek bir hamur kıvamına geldiğinde elinizle veya büyük bir kaşıkla yoğurabildiğiniz kadar yoğurun (isterseniz mutfak robotunda çabucak, hafif parçacıklı kalıncaya kadar çekebilirsiniz.)

Düz bir tespiye fırın kağıdı serin ve kağıdı hafifçe yağlayın. Hamuru elleriniz ya da bir oklaya yardımıyla tüm tepsiye yayın. Bir bıçağın ucuyla karelere ya da istediğiniz başka şekillere ayırmak için hamurun üzerini çizin. Fırında yaklaşık bir saat, hafif altın sarısı bir renk alıp, tamamen kıtır kıtır oluncaya kadar pişirin. Pişirdikten sonra tamamen soğumasını bekleyin ve kuru bir kapta muhafaza edin.

 

 

%d blogcu bunu beğendi: