Brokkolili Kinoa

Temmuz 10, 2015

Karnabaharı mutfak robotunda incecik çekerek yapılan tarifler heryerde çok yaygın. Hatta karbonhidrat yemeyi kısıtlayan diyetlerde karnabaharı bu şekilde inceltip karbonhidrat yerine kullanmak çok popüler. Benim öyle bir niyetim yok ama oradan aldığım fikirle çiğ brokkoliyi un ufak edip, çeşit çeşit salatalara yan yemeklere ekliyorum. Biraz önce yayınladığım limonlu balığın yanıda da aynen bu usulde bir eşlik yapmıştım. Buzluğumda hep hazır olan haşlanmış kinoalardan bir poşet çıkarıp, robottan geçen brokkoliye karıştırdım. Üstüne de en basitinden bir sos! Hem kolay, hem hafif, hem de bol vitamin ve mineralli!! Ben esnaf lokantalarındaki pilav gibi servis etmişim dün aksam.. Elimde de bir tek bu fotoğraf var!! Siz eminin daha şık bir şekilde sunarsınız.

P1010359

Brokkolili Kinoa

1 küçük top brokkoli (yaklaşık 350 gram)

1.5 şu bardağı haşlanmış kinoa

Sosu için:

1 dış sarmısak

2 yemek kaşığı zeytinyağı

½ limonun suyu

deniz tuzu

Brokkoliyi mutfak robotunda köftelik bulgur inceliğinde çekin. Haşlanmış kinoa ile karıştırın. Sos malzemelerini de ayrı bir kapta karıştırıp brokkolili kinoanın üzerine dökün. İyice karıştırın. Servis etmeden önce sosu iyice çekmesi için biraz bekletin.

Dün Instagram hesabmda akşam yediğimiz balığın resmini koymuştum. Bugün talep geldi, tarifini yazıyorum. Zaten çoğu kişinin başvurduğu bir usüldür diye tahmin ediyorum. Benim en sık yaptığım balık tariflerinden biri. Özellikle beyaz etli fileto balığı en çok böyle yaparım. Başlangıçtan bitişe 20-25 dakikada hazırlanıyor. Hafta içi yemekleri için ideal, ama birazcık özenir -mesela benim gibi maydanozu boca etmek yerine biraz daha ince keser, ve narince balığın üzrerine serpiştirirseniz davet menüsüne girecek kadar iddalı bir lezzeti var. Ben kalınlığı yaklaşık 1 santim kadar iki filetoyla yaptım. Daha kalın filetolarla yapacaksanız pişirme sürenizi artırmanızı öneririm. Yanına da beş dakikada brokkolili kinoa salatası yaptım. Asıl o harika bir fikir! Biraz sonra onu da yazacağım.

P1010350

Fırında Çok Kolay Limonlu Balık

600 gram beyaz etli balık filetosu

1 küçük limonun suyu

½ yemek kaşığı zeytinyağı

½ yemek kaşığı tereyağı

1 avuç ince kıyılmış maydanoz

deniz tuzu, değirmen karabiber

Fırını önceden 200 derecede ısıtın.

Fırın kabınını zeytinyağı ile yağlayın. Balıkların her iki tarafına tuz ve karabiber serpip fırın kabına yerleştirin. Üzerine limon suyunu dokun. Tereyağından leblebi büyüklüğünde parçalar koparıp balıkların üzerine aralıklı bir şekilde dizin. En son kıyılmış maydanozun yarısını da balıkların üzerine serpip fırına koyun. Fırında tüm filetolar opaklaşıp tereyağı hafif amber rengine dönünceye kadar pişirin (benimki 17 dakika sürdü). Fırından çıktıktan sonra, önce dibinde biriken suyundan kaşık kaşık alıp filetoların üzerlerine gezdirin. Geriye kalan kıyılmış maydanozları da üzerlerine serpip servis edin. İsterseniz üzerine çok az limon kabuğu rendesi de serpebilirsiniz.

Bugünlerde Brüksel’de herkes tek bir şey konuşuyor. Merhabadan önce, daha ilk göz göze gelindiğinde. ‘Çok sıcak değil mi?’ ‘Çok sıcak!’ ‘Nasıl dayanıyorsunuz?’ ‘Zor dayanıyoruz’. Bizim ilk yazımız olduğu için öncesini bilemiyorum. Ama anladığım kadarıyla bu defa sıcaklık çok fazla yükselmiş. Klima da yok evlerde. Buraya taşınırken evde klima olup olmadığını sormak söz konusu bile değildi. Asıl sorun ısınıp ısınamayacağımız olduğu için, bütün sorularımızı ona göre sormuştuk.

Neyse ben kendi önlemlerimi alıyorum. Mesela mutfakta ocaktan fırından uzak duruyorum. Gerçekten cesaretim yok ekstra bir ısıyla yüzleşmeye. Soğuk çorba ve salatadan başka bir şey yemiyorum. Menü kısıtlanınca da çeşit çeşit çorbalar, salatalar deniyorum. Fırsattan istifade!

Yaptıklarımdan en çok bu çorbayı sevdim. Bir de kimyonlu havuç çorbası var aklımda ama, tamamen çiğ havuçla değil biraz buharda pişirilmiş havuçla yapmak istediğim için havaların birazcık soğumasını bekliyorum. Bu tarif başından sonuna blenderde yapılıyor. Oradan da servis kaplarına. Evde nane yoktu, deneyemedim ama içine bir avuç taze nane de yakışabilir.

P1010338

Salatalık ve Avokadolu Soğuk Çorba

4 orta boy salatalık

1 adet avokado

1 limonun suyu

1 diş sarmısak

1 kahve kaşığı rende taze zencefil

½ yemek kaşığı zeytinyağı

½ su bardağı buz gibi su (benim yaptığım çorba bayağı kıvamlı oldu, isterseniz suyu artırabilirsiniz)

deniz tuzu

Salatakların kabuklarını soyup, iri parçalara ayırın. Avakadoyu ikiye kesip çekirdeğini çıkarın. Bir kaşık yardımıyla tüm etini kabuğundan ayırın. Tüm malzemeleri blendere koyup, prüzsüz oluncaya kadar çırpın. Kaselere koyup servis yapın. Üzerine, taze yeşil otlar, salatalık kabuğu, limon kabuğu rendesi koyabilir, zeytinyağı gezdirebilirsiniz.

Bugün kızımın okulunda bir piknik vardı. Velilerden nazikçe sağlıklı yiyecekler getimeleri istendi. Hatta bir iki defa da tekrarlandı. Ben de bunu fırsat bilip, birbirinden nefis malzelerle bir kinoa salatası yaptım. Kızım bayağı söylendi. Böyle şeyleri bana yediriyorsun, bari arkadaşlarıma yapma dedi!! Yine de planımı değiştirmeden yaptım salatayı ve götürdüm. Haklıymış, çocuklar pek fazla yemedi. Ama veliler ve öğretmenler kabin dibini sıyırdılar. Tarif de istiyorlar. Göz kararı yapmış olduğum için yazılı değildi. Biraz önce tekrar baştan düşünüp yazdım. Hazır yazılmışken Türkçe’sini de buraya koyayım dedim.

Sosu için çok fazla malzeme var, biliyorum. Çünkü sosu tam ‘damağımın doğrultusunda’ yaptım. ‘hmm biraz da bundan lazım, biraz da şundan..’ diye. İsterseniz biraz sadeleştirebilirsiniz. Mesela üç çeşit ekşi kullandım. Limon, sirke ve misket limonu. Hepsi ayrı bir lezzet kattı, ama sadece limon kullanarak sadeleştirilebilirsiniz. Zencefil ve sarmısak mutlaka kalsın derim. Baharatlardan da kimyon. Yine de bu halini inşallah denersiniz. İsli biberin tütsülü tadı, arkadan hafif hafif gelen tarçın…Yedikçe yedirtiyor. Zamanında bir Fas restoranında çalışmıştım. Büyük ihtimalle hafızamın o bölgesiden geliyor bu tarif!

P1010306

Kinoa Salatası ve Baharatlı Sosu

2 su bardağı haşlanmış kinoa

1.5 su bardağı haşlanmış nohut

1 su bardağı ince rendelenmiş havuç

1 avuç taze kişniş

2 avuç taze maydanoz

6-7 yaprak taze nane

Sos için:

1 diş ezilmiş sarmısak

1 çay kaşığı rende zencefil

1 çay kaşığı kimyon

1 çay kaşığı toz kişniş

1 çay kaşığı isli toz kırmızı biber

½ çay kaşığı tarçın

½ çay kaşığı zerdeçal

1 kahve kaşığı akçaağaç şurubu (veya bal)

½ limonun suyu

½ misket limonunun suyu

1 kahve kaşığı elma sirkesi

2 yemek kaşığı zeytinyağı

deniz tuzu

Üzeri için:

1-2 avuç pancar filizi

1 avuç kavrulmuş file badem

3-4 yaprak taze kişniş, maydanoz veya nane

Salatanın malzemelerini genişçe bir kaba koyun. Sosun tüm malzemelerini de ayrı bir kasede iyice karıştırın. Sosla salata malzemelerini karıştırıp üzerine, kavrulmuş file badem, pancar filizi ve taze kişniş (maydanoz veya nane de olur) yapraklarıyla süsleyin.

Heyecanlanmadan yavaş yavaş yazmaya çalışacağım. Çünkü konu hem helva, hem kestane. Helvanın bendeki yeri öyle sağlam ki, karşısına çıkan binlerce tatlı karşısında bunca yıl asla yıkılmadı, sarsılmadı bile! Kestane ise her şeklini çok sevdiğim, çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim bir meyve. Buralara taşındığımdan beri bilmediğim daha ne çok şekli olduğunu öğrendim kestanenin. Aralık ayının başından itibaren, püresi, haşlanmışı, kurusu, unu, sütü, vb. bulabildiğim her kestane ürününü alıp türlü denemeler yapıyorum. Bu helva için de kestane unu kullandım. Kestane unu glutensiz bir un. Hindistancevizi yağı ve badem sütü kullandığım için de vegan. Herhangi bir sebepten glutenden, süt ürünlerindan uzak duranların helvası olabilir bu helva. Tarifte verdiğim şeker oranı bizim geleneksel helva tariflere göre çok çok az. Kestane ununun ve badem sütünün kendinden hafif tatlı olması bu arayı kapatıyor. Eklediğim şekeri doğal şekerler tamamlıyor. Daha ne isterim! 2015 güzelin ilk güzel keşfi oldu benim için…

P1010084 Kestane Unu Helvası

2 su bardağı kestane unu

2 yemek kaşığı hindistancevizi yağı

1 avuç çam fıstığı

1¼ su bardağı badem sütü

½ su bardağı esmer toz şeker

Orta harlı ateşte hindistan cevizi yağını eritip fıstıkları kehribar rengi olana kadar (yaklaşık 3 dakika) kavurun. Unu ekleyip hafif pembeleşip, kokusu çıkana kadar (yaklaşık 5 dakika) kavurun. Badem sütü ve toz şekeri ekleyip, iyice karıştırın ve tüm sütü çeker çekmez altını kapatın. Bir kaba alıp iyice bastırın ve soğuyunca dilim dilim kesip servis edin.

Yerelması Salatası

Kasım 20, 2013

Bazı sebzeleri az sevmekten çok sevmeye geçişim su değdirmeden pişirmemle oldu. Karnabahar, lahana ve yerelması mesela. Özellikle yerelmasıyla neredeyse baştan tanıştım. İlk defa kızım için incecik kesip cips yapmış, lezzetine inanamamıştım.

Bu salata için yer elmalarını iri iri doğrayıp fırında pişirdim. Kabuklarını soyma ihtiyacı duymadım. Hem daha doğal, hem de çok ama çok daha kolay. İyice yıkayıp, fırçalayıp, kararmış uçlarını kesiyorum, o kadar. Soymam gerekse büyük ihtimalle şimdiki kadar sık pişirmem!! Evdeki yeşilliklerin üzerine koyup, kavrulmuş fındık serptim. Her türlü ikame olur tabi, ama fındık ve yerelmasını beraber denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bir yerlerden tanışıyorlar gibi, tuhaf bir uyumları var. Ana öğün olarak yemek için de, keçi peyniri ya da haşlanmış mercimek ilavesi güzel olabilir.

IMG_5751

Yerelması Salatası

½ kilo yer alması, yıkanmış irice doğranmış

4-5 avuç yeşillik (ben ıspanak ve roka kullandım)

1 avuç dolusu fındık

1 yemek kaşığı zeytinyağı, tuz

Sosu için:

½ limonun suyu

2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 diş dövülmüş sarmısak

1 çay kaşığı hardal

tuz, karabiber

Fırını 220 derecede önceden ısıtın.

Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine zeytinyağı ve tuzla iyice ovduğunuz yerelmalarını tek sıra halinde yayın. Fırında hafif kahverengileşinceye kadar, yaklaşık 40-45 dakika pişirin.

Sosun tüm mazlemelerini bir kapta iyice karıştırın. Yeşillikleri sosla birlikte karıştırıp tabağa alın.  Diğer tarafta fındıkları irice doğrayıp yapışmaz tavada hafifçe kavurun. Yeşilliklerin üzerine fırınlanmış yerelmalarını ve kavrulmuş fındığı serpip servis edin.

Kahvaltı Tartı

Nisan 26, 2013

Bu malzemeleri bir tabağa koyup yesek olmaz mı? Olur tabi! Bunun keyfi başka. Az bir zahmetle, sabah güzelliği! Hem eminim sabahta kalmaz, akşamüstü çayın yanına, oradan akşam yemeği sonrası hafif atıştırmalığa doğru gider.

Yine binbir çeşide büründürülebilecek bir tarif. Tartın unu yulaf ve bademden oluşuyor. Tatlandırmak için kuru hurma, hepsini birarada turmak için de süzme yoğurt kullandım. Çok az bir tarçınla da baharatlandırdım. Badem yerine başka kuruyemişler (mmm… Antep fıstıklı bir tart düşünüyorum şu an bunu yazarken…), hurma yerine başka kurumeyveler, ve sevdiğiniz başka baharatlarla bambaşka tartlar yapabilirsiniz.

İçine gelince, ben süzme yoğurda biraz bal, birkaç damla da vanilya koydum. Yine yoğurdu istediğiniz gibi tadlandırabilirsiniz. Hatta çay saatinde içine yine bal ve vanilyayla tatlandırılmış lor peyniri nefis olur.

Üzerine taze meyve konabilir, veya biraz tarçın serpilebilir. Taze incir çıkar çıkmaz mutlaka bu tarttan tekrar yapacağım. İçine dolduracağım yoğurdu da gülsuyu veya kakule ile tatlandırıp….

Kendimi bu noktada tutup yazıyı noktalıyorum! Afiyet olsun.

IMG_4070 IMG_4085_2 IMG_4116

Kahvaltı Tartı

Tart için:

1 su bardağı badem içi

½ su bardağı yulaf ezmesi

6-8 adet çekirdeği çıkarılmış kuru hurma

2 yemek kaşığı süzme yoğurt

½ çay kaşığı tarçın

İçine:

6 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı bal

Birkaç damla sıvı vanilya

Üstüne:

Taze mevsim meyveleri

 

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Önce badem ve yulafı mutfak robotunda koyup un haline getirin. Kalan tart malzemelerini de ekleyip, macun kıvamında bir hamur elde edinceye kadar karıştırın.

Kağıt yerleştirdiğiniz (veya hafifçe yağladığınız) muffin tepsisinin yuvalarına hamuru yarım santim inceliğinde sıkıca yerleştirin. Fırında 12 dakika pişirdikten sonra çıkarıp soğumaya bırakın.

Çukur bir kabin içinde süzme yoğurt, vanilya ve balı iyice çırpın. Soğuyan minik tartlara önce yoğurdu, daha sonra istediğiniz mevsim meyvelerini koyup servis edin.

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: