Aslında buna vakit yok. Eşyalar bir yandan hızla toplanıyor, evin altı üstüne geldi neredeyse. Yine de İstanbul’daki mutfağımdan bloğuma son bir tarif koyup öyle gitmek istedim. Uzun zaman olmuştu hem de. Bu taşınma telaşı, hastalıklar, seyahatler, ama en çok da Türkiye’de olan bitenler yarattı boşluğu. Pişirmeye, yemeğe devam ettim etmesine de, sosyal medyada neşeyle paylaşma hevesini bulamadım bir türlü. Bugün veda ediyorum ama. Duygusalım. Her şeyi bir kenara bıraktım, mutfağımdan hakettiği gibi ayrılmak istiyorum. Yarın turuncu tencerem, kıymetli rendelerim, evladiyelik kesme tahtam birer birer kutulara girecek ve tam 2,600km uzakta tekrar gün yüzüne çıkacak. Herşey yerinde dururkenki son tarifim. En özenli tarifim olamayacak. Dolapta üç beş malzeme kalmış zaten. Tatillere çıkmadan önce yaptığım gibi ‘dolapta son kalanlar salatası’ yapacağım yine. Aslında en ilginç yemekler hep bu son kalanlarla oluyor. Yaratıcılık, en çok böyle birbirinin yanından geçmeyen malzemeleri biraraya getirmeye mecbur kalınca zorlanıyor. İşin doğrusu, çoğu zaman ilginç yemekler ortaya çıksa da, bazen o mecburi tabaklar pek yenilir yutulur olmuyor. Evden ayrılmanın hatırına yenilip, bir daha tekrarlanmama kararı alınıyor.

Burayı çok özleyeceğimi biliyorum. Yaptıklarımı, yediklerimi değil elbet, en çok onları yedirdiklerimi. Güzel bir şey yaptığımda telefona sarılıp eve çağırdıklarımı. Nerede ilginç malzeme bulsa beni düşünüp yüklenip mutfağıma getirenleri. Ziyaretlerinde mutfağıma konuk olup, tecrübe neymiş bana gösteren aile büyüklerini. Yurtdışından özleye özleye gelip, ‘yap bana bi dolma’ diyen arkadaşlarımı. Tuhaf pozisyonlarda yemeklerin fotoğrafını çekmeye çalışırken beni görüp, kaş göz işaretiyle ‘yine napıyosun?’ der gibi gülümseyen karşı mutfak komşumu, ve hatta fotoğraf çekerken telefonum elimden hop diye yemeğin içine düşünce kıkır kıkır gülen komşumun küçük oğlunu!

Evin her odasından böyle duygu yüklü ayrılmıyorum neyse ki☺

Benimle birlikte yiyen içen, sayfama ziyarete gelen herkese çok teşekkür ederim.

Doğal ve Kolay burada doğdu, hayatına Brüksel’de, mavi seramikli yeni mutfakta devam edecek. Ama yeni mutfağın ruhu ancak sevdiklerim gelip gittikçe oluşacak. Bekliyorum. Bu defa ‘yap bana bi midye’ dersiniz diye!!

IMG_7627

 

Izgara Kayısı Salatası

2 adet kayısı

2 avuç körpe yeşillik

1 yemek kaşığı ayçekirdeği içi (tavada hafifçe kavrulmuş)

Çok az zeytinyağı (kayısıları yağlamak için)

Sos için:

1 yemek kaşığı tahin

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı su

1 ufak diş sarmısak

tuz, karabiber

Mangalda veya ocak üstü ızgarada hafifçe yağladığınız kayısıları yaklaşık 3-4 dakika pişirin. Servis tabağına önce iyice kuruttuğunuz yeşillikleri koyup üzerine ayçekirdeği içini serpin. En üste kayısıları yerleştirip sosunu gezdirin.

 

Reklamlar

Kayısılı Kıtır

Temmuz 10, 2013

En sık yaptığım tatlıyı buraya koymadığımı farkettim. Aslında galiba çok bulunan bir tarif olduğu için yazmayı pek düşünmemiştim. Özellikle yaz meyveleri ile binbir türlüsünü yaptığım bu tatlının bir tanesinin tarifini aşağıda veriyorum. Ama asıl amacım tatlıyı parçalarına ayırarak anlatmak, sizlerin de sayısız alternatif yaratmanıza yardımcı olmak.

Genel yapı: İngilizce’de “Crumble”, “cobbler”, “crisp” gibi isimler alan bu tatlının iki ana parçası var: altta fokurdayan meyveler, üstte kıtırdayan bir hamur örtüsü. “Kıtır” ismini ben “crisp”ten çevirip koydum, ancak İstanbul’da bir çok menüde “crumble” olarak geçiyor.

Meyve katı: Alt kısımda yer alan meyveler için seçenekler sonsuz. Tek bir meyve çeşidi ile yapabileceğiniz gibi, birden fazla meyveyi karıştırmak da mümkün. (Geçenlerde dolapta hafifçe yumuşayan tüm meyvelerden çabucak yaptığım kıtırda, kayısı, siyah erik, şeftali ve kiraz vardı. Birinin ekşisi öbürünün tatlısı, diğerinin kokusu derken enfes bir karışım oldu). Sertliklerine göre eşleştirmekte fayda var. Çok yumuşak bir meyveyle sert bir meyve beraber pişerken yumuşak olan dağılıp gidebilir. Taze meyveleri çoğunlukla kabuğunu soyup küp küp doğrayarak kullanıyorum. Derince bir kaba koyduğum meyvelere:

  • Şeker: Meyvelerin sularını salması için önce biraz şekerde bekletiyorum. Genelde esmer şeker kullanıyorum. Beyaz şeker tercih ediyorsanız bire bir değiştirebilirsiniz.
  • Nişasta: Daha kıvamlı olması için çok az miktarda nişasta koyuyorum. Yumuşak dokulu meyvelerde (çilek, böğürtlen vb.) mutlaka, sert çekirdekli yaz meyvelerinde ise ya çok az koyuyorum, ya da hiç koymuyorum. Genellikle mısır nişastası kullanıyorum, ancak bulursam (Mısır Çarşı’sında oluyor bazen) ararot (arrowroot) çok daha iyi oluyor.
  • Aromalı likör (istenirse): Meyvelere ek (uyumlu veya tezat) bir lezzet katmak için biraz kullanılabilir.
  • Baharatlar (istenirse): Hem hamur kısmına, hem de meyvelere uygun gördüğünüz baharatları katabilirsiniz. Akla ilk gelenler, vanilya, tarçın, kaküle, karanfil, vs.
  • Kuru meyveler (istenirse): Yine seçtiğiniz meyvelere uyumlu veya zıt lezzette kuru meyveler seçip az miktarda taze meyvelerin arasına katabilirsiniz. Örneğin kırmızı meyvelerden yaptığınız bir karışıma (çilek, ahududu, kiraz, vs.) kuru vişne katabilirsiniz. Veya sadece taze kayısılardan yaptığınız bir karışımı, bir avuç kuru yaban mersini tem renk, hem doku, hem de lezzet açısından çok ilginç yapabilir.

Kıtır örtü: Adı üstünde altaki yumuşacık meyveleri kıtır kıtır bir örtü ile örtüyoruz. Kıtır yapımı çok kolay. Dört ana malzemesi var. Bu dört malzeme karıştırılarak basit bir kıtır yapılabileceği gibi, bir kaç şey daha eklenebilir:

  • Un: Ben tam buğday unu kullanıyorum. Ayrıca hem tadı, hem de dokusu için her zaman yulaf ekliyorum. Siz beyaz un tercih ederseniz benim ölçümü bire bir beyaz unla değiştirebilirsiniz. Yulafı da tamamen çıkarmak isterseniz, yulafın yarısı kadar daha beyaz un ekleyebilirsiniz.
  • Şeker: Meyvelerde kullandığım esmer şekerden kullanıyorum.
  • Yağ: Genelde tariflerde tereyağı kullanılıyor. Ben arada hindistan cevizi yağı kullanıyorum. Böylece vegan bir tatlı oluyor. Ama benim kullanmaktaki amacım, kıtıra kattığı hindistan cevizi tadı. Nefis oluyor.
  • Kuruyemiş: Sevdiğiniz kuru yemişlerden birini veya birkaçının karışımını kullanabilirsiniz. Bedem, ceviz en sık kullanılanları. Ben de bu ikisine ek olarak, çam fıstığı ve antep fıstığını sıkça kullanıyorum. Aslında kuruyemişsiz kıtır tarifleri de var. Herhangi bir sebepten çıkarmak isterseniz diğer malzemelerin ölçüsünü değiştirmeden çıkarabilirsiniz.
  • Baharat (istenirse): Yine seçenekler size kalmış. Meyvelere koyduğunuz baharatların aynısından, veya zıt lezzette baharatlarla kıtırı zenginleştirebilirsiniz. Hatta hayal gücünüzü iyice serbest bırakıp, gül yaprakları, lavanta, biberiye vs. ile deneyler yapabilirsiniz.

IMG_4503

Kayısılı Kıtır

Meyve tabanı için:

1 kilo yıkanmış, ayıklanmış, kabukları (isterseniz) soyulmuş, küp küp doğranmış meyve

1 yemek kaşığı mısır nişastası

2 yemek kaşığı esmer şeker

1 yemek kaşığı sakız likörü (istenirse)

Kıtır için:

3/4 su bardağı tam buğday unu

½ su bardağı yulaf ezmesi

1/2 su bardağı kabaca doğranmış iç antep fıstığı

60 gram küp küp doğranmış tereyağı (veya hindistan cevizi yağı)

1/3 su bardağı esmer şeker

1 çimdik tuz

Fırını önceden 200 derecede ısıtın. Fırın kabınızı önceden yağlayın (Bu defa ben 6 adet tek kişilik fırın kabı kullandım. Genelde tek bir turta kalıbı kullanıyorum.)

Derin bir kaba meyveleri koyup üzerine şeker ve nişastayı serpin. 4-5 dakika dinlendirdikten sonra (meyveler hafifçe sulanıyor), kullanıyorsanız sakız likörünü ekleyin.

Kıtırı yapmak un, yulaf, fıstık, tuz ve şekeri bir kaba koyup elinizle karıştırın. Doğranmış tereyağını (veya hindistan cevizi yağını) da ekleyip elinizle kuru karışıma yedirin. İrili ufaklı tanecikler oluşuncaya kadar karıştırın.

Hafifçe yağladığınız fırın kabınıza meyvleri döküp, üzerini kıtırla kaplayın. Önceden ısıttığınız fırında 40 dakika (üstü kehribar rengi olacak) pişirin.

Yaklaşık yirmi dakika soğuduktan sonra servis edebilirsiniz. Yanında dondurma ile harika olur!

Glutensiz Kayısılı Tart

Temmuz 12, 2012

Bu aralar, kayısı almadan eve gelmiyorum. Özellikle Iğdır kayısısı. Yediğim en tatlı kayısılar. Aslında en güzeli olduğu gibi yemek ama, yine de bu kadar tatlı kayısılarla bir şeyler yapmadan duramadım. Olabilecek en basit tarifle kahvenin yanına nefis bir tart yaptım. Hem de unsuz! Sadece toz badem var tarifte. Toz badem kuruyemişçilerde artık satılıyor, ama heryerde yok sanırım. Bademi mutfak robotunda kendiniz de çekebilirsiniz, ancak yağını çıkarmadan un haline gelmesine dikkat etmeniz gerekir. Benim tavsiyem, eğer badem unu bulamazsanız, daha kolay bulunan file bademden alıp, robotta çekmek. Çok kısa sürede, yağı çıkmadan, badem unu haline geliyor.

Image

Glutensiz Kayısılı Tart

(Tarifi Simply Gluten Free’den uyarladım)

1.5 su bardağı badem unu (toz badem)

3 yumurta

4 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı (veya hindistancevizi yağı)

3 yemek kaşığı pudra şeker (veya akçaağaç surubu)

12 adet taze kayısı

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Badem unu, hafifçe çırpılmış yumurtalar, şeker ve eritilmiş tereyağını iyice karıştırıp yağlanmış tart kalıbına dökün. Üzerine dörde bölünmüş kayısıları daire şeklinde yerleştirin.

Yaklaşık 40 dakika, kenarları haif pembelesinceye kadar pişirin. Soğuduktan sonra (isterseniz üzerine pudra şekeri serpip) servis edin.

%d blogcu bunu beğendi: