Kaşıkla yendiğinden değil, kaşık kaşık yediğimden böyle koydum ismini! Çarşamba günkü pazarın en güzelleri karanabar ve greyfurttu. Alırken birleşeceklerinden haberim yoktu ama dün öğlen bir avuç fındık, bir avuç maydonoz, biraz da zeytinyağı ilavesiyle enfes bir salata olduverdi. Öğlen yapıp (bir kısmını dayanamayıp yedikten sonra) akşama yanında balıkla yemek üzere dolaba kaldırdım. Dolapta durdukça iyice lezzetlenmiş, öğlen yediğimden daha güzel olmuştu. Bu salatayı denemek isteseniz mutlaka en az bir saat dinlendirmenizi tavsiye ederim. P1010095 Karnabahar Kaşık Salatası

1 küçük boy karanabahar

1 büyük boy greyfurt

1 avuç kavrulmuş iç fındık

1 avuç doğranmış maydanoz

1 yemek kaşığı zeytinyağı

tuz, karabiber

Karanabaharları en ufak çiçeklerine ayırıp derin bir kaba koyun. Zarları soyulmuş, doğranmış greyfurt parçalarını, kabaca doğradığınız fındık ve maydanozları da ekleyip iyice karıştırın. Greyfurtun geriye kalan posasını da salatanın üstüne sıkın. Tuz, karabiber ekleyip, zeytinyağı gezdirin. Servis etmeden önce en az bir saat buzdolabında bekletin.

Reklamlar

Heyecanlanmadan yavaş yavaş yazmaya çalışacağım. Çünkü konu hem helva, hem kestane. Helvanın bendeki yeri öyle sağlam ki, karşısına çıkan binlerce tatlı karşısında bunca yıl asla yıkılmadı, sarsılmadı bile! Kestane ise her şeklini çok sevdiğim, çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim bir meyve. Buralara taşındığımdan beri bilmediğim daha ne çok şekli olduğunu öğrendim kestanenin. Aralık ayının başından itibaren, püresi, haşlanmışı, kurusu, unu, sütü, vb. bulabildiğim her kestane ürününü alıp türlü denemeler yapıyorum. Bu helva için de kestane unu kullandım. Kestane unu glutensiz bir un. Hindistancevizi yağı ve badem sütü kullandığım için de vegan. Herhangi bir sebepten glutenden, süt ürünlerindan uzak duranların helvası olabilir bu helva. Tarifte verdiğim şeker oranı bizim geleneksel helva tariflere göre çok çok az. Kestane ununun ve badem sütünün kendinden hafif tatlı olması bu arayı kapatıyor. Eklediğim şekeri doğal şekerler tamamlıyor. Daha ne isterim! 2015 güzelin ilk güzel keşfi oldu benim için…

P1010084 Kestane Unu Helvası

2 su bardağı kestane unu

2 yemek kaşığı hindistancevizi yağı

1 avuç çam fıstığı

1¼ su bardağı badem sütü

½ su bardağı esmer toz şeker

Orta harlı ateşte hindistan cevizi yağını eritip fıstıkları kehribar rengi olana kadar (yaklaşık 3 dakika) kavurun. Unu ekleyip hafif pembeleşip, kokusu çıkana kadar (yaklaşık 5 dakika) kavurun. Badem sütü ve toz şekeri ekleyip, iyice karıştırın ve tüm sütü çeker çekmez altını kapatın. Bir kaba alıp iyice bastırın ve soğuyunca dilim dilim kesip servis edin.

Kuru Fasulye Çorbası

Aralık 23, 2014

Brüksel’deki hava durmadan çorba düşündürüyor bana. İki güne bir demir tenceremi koyuyorum ocağın üstüne aklma gelen tüm çorbaları sırasıyla yapıyorum. Çorbaların çoğu kolay belki ama bu bayağı şip-sak, kendinden kıvamlı hem de doyurucu bir çorba. Türlü türlü lezzetlere sokmak da mümkün. Ben bugün –burnumda tüttüğünden sanırım- Meksika mutfağı esintili bir lezzete büründürdüm. İçine kimyon ve tütsülü toz biber, üzerine de lime, taze kişniş ve avokado koydum. Bu çorba vegan. İsterseniz çorbayı tavuk suyuna yapıp içine tavuk parçaları da ekleyebilirsiniz. Ya da, kimyon ve toz biberi çıkarıp, pişmeye yakın bir iki avuç koyu yeşil yapraklı sebze (kara lanaha, ıspanak vs.) ekleyebilirsiniz. Piştikten sonra da tereyağında kavrulmuş birkaç yaprak adaçayı ve parmesan ilavesiyle Toskana esintili bambaşka bir çorba yapabilirsiniz. photo Kuru Fasulye Çorbası

2 su bardağı haşlanmış kuru fasulye

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 iri kuru soğan

2 diş sarmısak

1 çay kaşığı toz kimyon

1 çay kaşığı tütsülenmiş toz kırmızı biber

tuz, karabiber

Üzerine:

Dilinlenmiş avokado

Dilimlenmiş lime

Birkaç dal taze kişniş

Orta boy bir tencereye zeytinyağını koyup ince ince doğradığınız soğanları kavurmaya başlayın. Bir iki dakika sonra küçük küçük doğranmış sarmısakları ekleyin ve kavurmaya devam edin. Bahartaları karıştırıp bir dakika daha kavurun ve yaklaşık 4 bardak kaynar su ekleyin. Haşlanmış fasulyeleri de ekleyip bir taşım kaynadıktan sonra altını kısın ve tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşte 10 dakika pişirin. Blenderden geçirip tabaklara alın. Üzerini avakado, lime ve taze kişnişle süsleyip bir kaç damla da zeytinyağı gezdirip servis edin.

Sonbahar Salatası

Kasım 21, 2014

Sonbahar dedim ama kışı da çıkarır bu salata. Son bir iki ayda en azından on defa yapmışımdır bu salatadan veya benzerlerinden. Hatta Çarşamba günleri kurulan semt pazarından döner dönmez bu salatadan yapmak artık adetim haline geldi. Formül çok basit. Bir çeşit koyu yapraklı sebze, bir çeşit kış kabağı veya kök sebze, bir çeşit de baklagil. Baklagiller genelde dolabımda haşlanmış ve dondurulmuş olarak hazır oluyor. Üzerinde de genelde en basitinden zeytinyağı limon sos gezdirip, bazen biraz çıtırtı olsun diye iç çekirdek veya kuruyemiş serpiştiriyorum. Sebzesine göre de ya sosa, ya da kavururken çekirdeklere, kuruyemişlere bir çeşit baharat ekliyorum. Mesela kış kabak çeşitlerine kimyonu, fırınlanmış pancara çok azıcık tarçını yakıştırıyorum. Bu tarifte salatanın üzerine serpiştirmek için ayırdığım kabak çekirdeklerini kimyon, deniz tuzu ve çok az zeytinyağı ile kavurdum. Mis gibi koktu ve salatanın tadı da nefis oldu. Eğer çekirdekleri kavurmaya üşenirseniz, zeytinyağı-limon sosuna da biraz kimyon ekleyebilirsiniz.

IMG_9326

Sonbahar Salatası

8-10 dal kale (bir tür kara lahana)

1 küçük kış kabağı (butternut squash)

½ su bardağı haşlanmış kara mercimek

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı limon suyu

Deniz tuzu

Sosu için:

½ limonun suyu

1 yemek kaşığı zeytinyağı

Deniz tuzu

Üzerine:

1 avuç kabak çekirdeği içi

1 çay kaşığı kimyon

1 çay kaşığı deniz tuzu

1 çay kaşığı zeytinyağı

Fırını önceden 200 derecede ısıtın.

Kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkardığınız kabağı küp küp doğrayın. 1 yemek kaşığı zeytinyağı ve istediğiniz kadar deniz tuzu (ben 1 çay kaşığı kullandım) ile doğramış kabakları iyice karıştırıp, fırında yaklaşık 40 dakika pişirin.

Lahanaların varsa kalın saplarını çıkarın (daha sonra sebze suyu yapmak için kullanabilirsiniz). İnce ince doğrayın ve çok az deniz tuzu ve 1 tatlı kaşığı limon suyuyla iyice ovalayın. Ovaladıkça lahanalar yumuşayıp, nerdeyse pişmiş gibi olacaktır.

Küçük bir tavada kabak çekirdeği içlerini kimyon, deniz tuzu ve zeytinyağı ile kavurun.

Küçük bir kasede limon, zeytinyağı ve tuz ile salatanın sosunu hazırlayın.

Önce lahanaları tabağa yayın, üzerine mercimek ve fırınlanmış kabakları ekleyin. Sosu döküp, en son kabak çekirdeklerini serpiştirin.

Bulgur Bibimbap

Ocak 23, 2014

Belki de en çok bilinen Kore yemeği bibimbap. ‘Bibim’ karışık, ‘bap’ pirinç anlamına geliyormuş. Aslında benim yaptığım BibimBulgur☺ Kore’de önceleri evlerde kalan pirinci ve sebzeleri değerlendirmek için yapılırmış. Bizim türlü gibi! Sonra sonra restoranların menüsünde yer almış. Genişçe bir kaseye önce pirinç konuyor, daha sonra üzerine çabuk çabuk sotelenmiş bir kaç çeşit sebze diziliyor. Çeşitlerden biri et veya deniz ürünü gibi bir protein de olabiliyor. En son, bir yumurta ve biraz da acı sos kaseye ekleniyor. En tipik bibimbap sebzeleri arasında mantar, kabak, soya filizi, havuç geliyor ama incelediğim kaynaklara bakılırsa pek de bir kuralı yok. Ben dün pazardan aldığım kış sebzelerini kullandım. Sotelerken de, orijinal tariflerde olduğu gibi soya sosu, susam yağı, vs. gibi uzak doğu tatlandırıcıların yerine daha alışık olduğumuz sarmısak, elma sırkesi, zeytinyağı ve bir iki baharat kullandım. Bir yerde beslenme ve estetik açısından en az beş renk olması gerektiğine inanıldığını okudum. İki renk yumurtadan, kırmızı da acı sostan gelince, beşe ulaşmak pek de zor olmuyor. Her sebze ayrı ayrı pişiyor diye gözünüz korkmasın lütfen. Hepsi aynı tavada, arka arkaya ikişer, üçer dakikada pişiyor. Aşığıda bir kişilik tarif veriyorum. Kişi adedine göre malzemeleri artırırsınız.

IMG_6439

Bulgur Bibimbap

1 su bardağı sade pişmiş bulgur

2 yaprak pazı (sapı çıkarılmış)

1 ortaboy haşlanmış veya fırınlanmış pancar (kibrit doğranmış)

1 iri havuç (kibrit doğranmış)

1 ince dilim lahana (ufak bir lahanadan, şerit şerit kesilmiş)

1 dal pirasa (kibrit doğranmış)

1 diş ince doğranmış sarmısak

1 yumurta

Bir tatlı kaşığı acı sos (ben harissa kullandım, sriracha, sevdiğiniz herhangi bir acı biber sosu, orijinal tariflerde ‘gochujang’ denen acı biber salçası kullanılıyor)

Pişirmek için zeytinyağı

2 yemek kaşığı elma şirkesi

Tuz, kimyon, bir tutam esmer toz şeker

Altı harlı yanan orta boy bir tavaya çok az zeytinyağı koyup önce lahanaları atın. Bir iki defa karıştırıp tuz ve çok az esmer şeker serpin. Hafifçe yumuşamaya başlayınca bir yemek kaşığı elma şirkesi gezdirip karıştırarak sotelemeye devam edin. Bir dakika daha, sirke uçuncaya kadar pişirip tavadan alın. Azıcık yağ ekleyip pırasaları ekleyin. Biraz tuz serpip, karıştırak pişirin. Pırasalar yaklaşık bir iki dakikada yumuşayacaktır, kahverengileşmeden tavadan alıp lahanaların yanına koyun. Üçüncü olarak pazıları pişirin. Pazıyı tavaya koymadan önce de zeytinyağı ekleyip, sarmısağın yarısını yağa ekleyin. Bir iki saniye sarmısakları yağda pişirdikten sonra doğranmış pazıları atın. Bir dakika bile olmadan yapraklar kendi biracaktır. Yarım yemek kaşığı kadar su ekleyin ve su uçar uçmaz, rengi solmadan tavadan diğer sebzelerin yanın alın. Sebzelerin arasında tavada bir şey kalmaması için kağıt havluyla tavayı sıyırabilirsiniz. Tekrar tavaya zeytinyağı koyup, havuçları ekleyin, tuz ve kimyon koyarak iki dakika pişirin. Bir yemek kaşığı şu ekleyip havuçlar yumuşayıncaya ve su uçuncaya kadar pişirin. Yumaşamadığını düşünürseniz biraz daha su ekleyebilirsiniz. Yaklaşık üç dakikada iyice yumuşamış olacaktır. En son, biraz daha zeytinyağı eklediğiniz tavaya kalan sarmısakları ekleyin, bir iki defa sarmısakları çevirip pancarları atın. Hafifçe tuz serpip soteleyin. Bir iki dakika sonra kalan elma sirkesini ekleyip karıştırarak pişirmeye devam edin. Pancarlar ve havucun renklerinin diğer sebzelere bulaşmaması için bu sırayı takip etmenizi tavsiye ederim.

Bu noktada tüm sebzelerin pişirilmesi bittiği için sunum için tabağınızı hazırlamaya geçebilirsiniz. Derince bir kaba sade bulguru koyun. Ocağın üstüneki tavanızı kağıt havluyla iyice sıyırıp yağda tek yumurtanızı pişirin. Yumurtanın sarısını hafif sulu bırakmanızı tavsiye ederim. Yerken sebzelere ve bulgura karışıp çok lezzetli olur. Bulgurun üstüne yağda yumurtayı koyup sırayla sebzeleri etrafına dizin. Biraz da acı sos ekleyip servis edin.

 

Alabaş Çorbası

Aralık 23, 2013

Bu sebzeyle tanışmış mıydınız? Yer lahanası da deniyormuş, lahanagillerden, turpla da ilişkili bir sebze. Ben ‘kohlrabi’ ismiyle tanıyordum yurtdışında. Genelde fırınlanmış karışık kök sebzelerinin (havuç, kereviz, vs.) arasında olurdu. Arasıra ben de alır, yerelması salatasında tarif ettiğim gibi fırında pişirirdim. Genellikle etlerin yanında servis ederdim. Artık Karadeniz ve Marmara bölgelerinde de yetiştiriliyormuş. İki yıldır gözüme çarpıyordu ama dün ilk defa alıp eve getirdim. Deneme amaçlı hem tarifini vereceğim çorbayı, hem de salatasını yaptım. Salata yapmaya, alabaşları çorba için doğraken tadına bakar bakmaz karar verdim. Öylece çiğ haliyle harika bir tadı var. Fırınlanmışı, çorbası, ve çiğden salatası öyle birbirinden farklı ki.. Hepsi ayrı ayrı çok sevdim!

Çorba için kıvam artırıcı (kavrulmuş un, krema, vb.) ya da et/tavuk suyu kullanmadım. Kendi kıvamı ve tadını böyle yalın haliyle çok sevdim. Siz isterseniz ekleyebilirsiniz. Üzerindeki üç beş yaprağı ve ince saplarını da çorbayı süslemek için kullandım. Hem süslü oldu, hem de kıtır kıtır bir lezzet kattı.

IMG_5930

IMG_5917 IMG_5919

Alabaş Çorbası

2 adet alabaş

1 orta boy kuru soğan, yemeklik doğranmış

1 tatlı kaşığı tereyağı

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 orta boy yeşil elma

2-3 bardak su

Süslemek için:

İnce doğranmış alabaş sapları ve yaprakları ve bir kaç damla zeytinyağı

Alabaşların ve elmanın kabuklarını soyup küp küp doğrayın ve bir kenera alın. Orta boy bir tencereye tereyağı ve zeytinyağını kızdırıp, soğanları kavurun. İyice şeffaflaşıp hafif sararmaya başlayınca doğranmış alabaş ve elmaları da ekleyin, bir iki dakika daha kavurun. Üzerini örtecek kadar su koyup çabuk kaynaması için ocağın altını açın. Kaynar kaynamaz altını kısıp, tencerenin kapağını kapatın. Yaklaşık 15-20 dakika, elmalar ve alabaşlar yumuşayıncaya kadar pişirin. Blenderden geçirip, doğranmış sap ve yapraklarla, isterseniz bir kaç damla da zeytinyağı ile servis edin.

Güneş açıp hava ısındıkça seviniyorum sevinmesine ama, daha kışlık sebzelerle yapılacak çok şey vardı diye hafif telaşlanıyorum. Bir çoğunu aslında yaptım ama fotoğraflayıp koyma fırsatım olmadı.

Bu da tam kışlık bir makarna, ama görüntüsü baharı getiriyor tabağa. Öyle rengarenk. Yine renkleri düşünerek yaptım, lezzet beraberinde geldi.

IMG_3619

Balkabaklı Esmer Makarna

1/4 paket esmer makarna

2 dilim balkabağı

1 büyük kırmızı soğan

1 avuç iri doğranmış ceviz

1 yemek kaşığı zeytinyağı

tuz, paprika

1 avuç maydanoz

Makarnayı hafif diri kalacak şekilde haşlayıp, haşlama suyundan 1-2 kaşık ayırıp süzün.

Balkabağı dilimlerinin kabuklarını soyup 200 derece fırında 1 saat (yumuşayıncaya kadar) pişirin. Soğumaya bırakın.

Geniş bir tavaya zeytinyağını koyup, halka halka doğranmış kırmızı soğanları 3-4 dakika kavurun. Küp küp doğradığınız kabakları, paprika ve tuzu ekleyip 1-2 dakika daha kavurmaya devam edin.  Haşlamış makarna, ve 1-2 kaşık haşlama suyunu da ekleyip, tavada hepsini tavada beraber karıştırın ve altını kapatın.

Servis etmeden hemen önce doğranmış ceviz (isterseniz cevizleri önce tavada bir iki dakika kavurabilirsiniz) ve doğranmış maydanoz ekleyin.

Not: İsterseniz üzerine keçi peyniri de ekleyebilirsiniz. Bu haliyle vegan, peynirli haliyle vejeteryan bir ana yemek olabilir.

%d blogcu bunu beğendi: