Hurma Dolma

Haziran 20, 2015

Tarif denir mi bilemedim, ama yine de yazayım dedim. Hazır her yerde hurma bolken! Hurma ve herhangi bir kuruyemişin ezmesi zaten başlıbaşına yeterli bir atıştırmalık. Muz ve kakao ilavesiyle de benim için harika bir tatlı oluyor. Bu tarifte badem ezmesi kullandım ama daha önce fındık, fıstık ve kaju ezmesiyle de yaptım. Üzerine de bazen hindistancevizi serpiyorum kakao yerine. Türkiye’deyken kuruyemiş ezmelerini evde yapıyordum. İçine seker ve bitkisel yağ eklenmemişini marketlerde bulamadığım için. Zaten çok kolay. Gücü yerinde bir mutfak robotu, kısa sürede her türlü kuruyemişi ezmeye çeviriyor. Şimdi organik ve ilavesiz ezmeler bulduğum için marketten alıyorum. Sadece arada ilginç karışımlar gelirse aklıma yine robotu çıkarıyorum.

P1010295
Hurma Dolma

6 adet iri kuru hurma

6 kahve kaşığı badem ezmesi

6 dilim muz

1 kahve kaşığı kakao

Hurmaların çekirdeklerini çıkarıp içlerine badem ezmesini doldurun. Birer dilim de muz yerleştirip üzerlerine çay süzgeçinin içine koyduğunuz bir kahve kaşığı kakaoyu serpin.

Reklamlar

Bu tarifin bir sahibi var. Bir doğum günü hediyesi bu. En eski arkadaşım ünvanına sahip Pınar’cığımın doğumgünü bugün! Uzaklarda olduğundan, asıl gönlümden geçen hediyeleri ona ulaştırması zor olacağından, ve de elimden bu geldiğinden bir tarif yolluyorum ona. Çocukluğumuzda olduğu gibi Ankara’da olsak, alırdım hediyemi, bir de mahallemizin meşhur pastanesinden bir limonlu pasta, giderdim zaten iki adım uzakta olan evine. Biz pastamızı yerken, hafif gürültüye kaçan kahkahalarımız kapı tıkırtısıyla durulurdu belki yine. Dünya tatlısı babası gelip, sorardı ‘karnınız aç mı, bir şeyler yapalım mı?’ diye. Biliriz ki hiç üşenmeyecekler börek bile açacaklar gerekirse. Un yoksa da problem etmeyecek, küçük kardeşini bi koşu un almaya yollayacaklar. O anda farkına varılmayacak, ama böylece oluşacak benim de kafamda sıcaklık, samimiyet duyguları. Bilmezler ne kadar büyük rol oynamışlardır ailecek benim hayatımda. Birilerini ailem kadar sevebilmeyi borçluyum en azından onlara.

Canım Pınarcım, iyi ki doğdun! ‘Nesi kolay bunun?’ dediğini duyar gibi olduğum için olabilecek en basit tariflerden birini yolluyorum. Bir kaç limonlu tarif daha yazdım senin için. Yumurtanın sarısını beyazını ayırmayı gerektiriyor diye daha çok seveceğini tahmin ettiğim bir tarifi yazmıyorum buraya. Onu geldiğinde ben yapacağım sana. IMG_0400 Beyaz Çikolatalı Limon Tatlısı

200 gram beyaz çikolata

150 gram süzme yoğurt

2 yumurta

Yarım limonun suyu ve kabuğunun rendesi

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Derin cam bir kasenin içerisine ufak ufak parçaladığınız beyaz çikolatayı içinde su kaynayan bir tencerenin üzerine yerleştirin ve ara sıra karıştırarak erimeye bırakın. Diğer yandan cam veya bakır bir kapta yumurtaları çırpın. Çikolata eriyince içine limon kabuğu rendesi, limon suyu, yoğurt ve yumurtaları ekleyip karıştırın. Yarım su bardağı ölçüsünde 6 fırın kabına paylaştırıp, kapları yüksek kenarlı bir fırın tepsiye koyun. Tepsiye kapların yarına gelecek şekilde sıcak su koyup, yaklaşık 22 dakika fırında pişirin. Fırından çıkarıp, iyice soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpip servis edebilirsiniz.

Heyecanlanmadan yavaş yavaş yazmaya çalışacağım. Çünkü konu hem helva, hem kestane. Helvanın bendeki yeri öyle sağlam ki, karşısına çıkan binlerce tatlı karşısında bunca yıl asla yıkılmadı, sarsılmadı bile! Kestane ise her şeklini çok sevdiğim, çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim bir meyve. Buralara taşındığımdan beri bilmediğim daha ne çok şekli olduğunu öğrendim kestanenin. Aralık ayının başından itibaren, püresi, haşlanmışı, kurusu, unu, sütü, vb. bulabildiğim her kestane ürününü alıp türlü denemeler yapıyorum. Bu helva için de kestane unu kullandım. Kestane unu glutensiz bir un. Hindistancevizi yağı ve badem sütü kullandığım için de vegan. Herhangi bir sebepten glutenden, süt ürünlerindan uzak duranların helvası olabilir bu helva. Tarifte verdiğim şeker oranı bizim geleneksel helva tariflere göre çok çok az. Kestane ununun ve badem sütünün kendinden hafif tatlı olması bu arayı kapatıyor. Eklediğim şekeri doğal şekerler tamamlıyor. Daha ne isterim! 2015 güzelin ilk güzel keşfi oldu benim için…

P1010084 Kestane Unu Helvası

2 su bardağı kestane unu

2 yemek kaşığı hindistancevizi yağı

1 avuç çam fıstığı

1¼ su bardağı badem sütü

½ su bardağı esmer toz şeker

Orta harlı ateşte hindistan cevizi yağını eritip fıstıkları kehribar rengi olana kadar (yaklaşık 3 dakika) kavurun. Unu ekleyip hafif pembeleşip, kokusu çıkana kadar (yaklaşık 5 dakika) kavurun. Badem sütü ve toz şekeri ekleyip, iyice karıştırın ve tüm sütü çeker çekmez altını kapatın. Bir kaba alıp iyice bastırın ve soğuyunca dilim dilim kesip servis edin.

Dutlu Bulut

Nisan 9, 2014

İsim önce, tarif sonra geldi bu defa! Enfes karadutlardan yerken, bir yandan dutla ne eşlenir, bu güne kadar neler yaptım diye düşünüyordum. Nazik yapısından dolayı hep nazik eşlikler düşünmüşüm. Çokça Pavlova’nın üzerine, arada da hafif limonlu krema üzerinde kullandım. Bu aralar körpe yapraklarla yaptığım salatalara da ekliyorum. Ama yetmedi, daha da hafifletip bulutların üstüne koymak istedim. Yapması da öyle eğlenceli ki, tam çocuklara yapılıp, bulutlar kabardığında kikir kikir gülmelik.

IMG_7022

 

Dutlu Bulut

2 yumurta akı

1 çimdik tuz

1 yemek kaşığı toz şeker

Haşlamak için:

1.5 su bardağı süt

Sosu için:

1/2 su bardağı sapları alınmış karadut

1 yemek kaşığı toz şeker

Üzerine:

1 avuç karadut

Hafif çukur bir tencereye sütü koyup kısık ateşte, kenarlarından baloncuklar çıkıncaya kadar ısıtın. Kaynamamasına dikkat edin.

Derin bir kapta (cam veya bakır) yumurta aklarını bir çimdik tuzla hafifçe beyazlaşıncaya kadar çırpın. Bu aşamada azar azar toz şekeri ekleyip bu defa tamamen sertleşinceye kadar çırpın.

Küçük bir tavaya ½ bardak dutu ve 1 yemek kaşığı toz şekeri koyup kısık ateşte pişmeye bırakın. Kasığın tersiyle ara ara dutları ezip sos haline getirin. Hafifçe koyulaşınca ocaktan alın, soğumaya bırakın.

Ocaktaki sütün içerisine bir servis kaşığı ile aldığınız yumurta akını yavaşça bırakın. Yaklaşık 3 dakika sonra tersini çevirip 3 dakika da diğer yüzünün pişmesini bekleyin. Pişeni bir tabağa alıp, yumurta akları bitinceye kadar devam edin.

Tatlı tabağına, önce sostan, sonra üzerine bir bulut, ve en son bir kaç taze dut koyup servis edin.

 

İncirli Pavlova

Eylül 6, 2013

Mevsiminde meyve sebze yemek doğru olanı tabii. Sadece biraz telaşesi oluyor. İncir bitiyor, erikleri kaçırmayayım… Hatta bazıları için öyle dar bir pencere var ki, kaçırmamak için manav kapısında beklemek gerekiyor. Taze bakla mesela.

Bugün de incirlerin sonu gelmeden (geçen seneki tarifte olduğu gibi) meyveyi olduğu gibi tüm güzelliğiyle bırakan bir tatlıyla uğurlayayım dedim. En hafifinden bir altlık yaptım sadece. Pavlova, sıkça yaptığım tatlı. Özellikle yediklerine çok dikkat eden misafirlerim (marul-yiyengiller-onlar-kendilerini-bilirler) geldiğinde gönül rahatlığıyla yaptığım tatlılardan biri.

Üzerine mevsimin en güzel meyvelerini koymak için, hafif mi hafif bir taban. Üzeri beze dokusunda kıtır kıtır, ancak içi köpükle lokum arası bir kıvamda. Tabanla meyveler arasında da genellikle krema; yukarıdaki arkadaşlar geliyorsa süzme yoğurt, ya da mascarpone peyniri koyuyorum. Her birini bazen biraz balla, bazen akçaağaç şurubuyla bazen de şekerle tatlandırıyorum. Meyveye yakışacağını düşündüğüm baharat olursa da, ya tabanına, ya da kremasına ekliyorum. Yine keyfe ve mevsime göre binbir şekle sokulabilecek bir tarif.

IMG_5332

İncirli Pavlova

Tabanı için:

4 yumurta akı

½ su bardağı toz şeker

½ yemek kaşığı mısır nişastası

1 çay kaşığı elma sirkesi

Arasına:

1 su bardağı taze krema veya süzme yoğurt

1 yemek kaşığı bal

Üzerine:

10-12 adet incir

Doğranmış antep fıstığı içi

Çektirilmiş balzamik sirke (isterseniz)

Fırını önceden 140 derecede ısıtın.

Bir kasenin içerisinde nişasta ve şekeri karıştırın, kenara alın. Yumurta aklarını derin bir cam kaba koyup çırpmaya başlayın. İyice beyazlaşınca (ama henüz katılaşmadan) dört beş etapta (biraz ekleyip, biraz karıştırarak) kasedeki şeker/nişasta karışımını ekleyin. İyice katılaşıncaya kadar (kabı ters çevirdiğinizde hiç dökülmeyecek) çırpın. Sirkeyi de üzerine serpip spatulayla hafifçe karıştırın.

Karışımı, pişirme kağıdı döşediğiniz fırın tepsisine yuvarlak, yaklaşık 18 cm çapında, ve 3-4 santim yüksekliğinde bir daire şeklinde yayın.

Fırında bir saat pişirin. Piştikten sonra da fırını söndürüp bir iki saat kapağı kapalı fırının içinde hafifçe kurumasını bekleyin. Dışı hafif çıtır çıtır, içiyse yumuşak kalmalı.

Diğer bir kapta süt kremasını veya yoğurdu, balla çırpın. Eğer çektirilmiş sirke kullanacaksanız yarım bardak kadar balzamik sirkeyi küçük bir tavaya koyun. Önce hızlıca kaynatın, sonra altını iyice kısıp hacmi yarısına ininceye kadar pişirin. Kenara alıp soğutun.

Bütün parçalar tamamlanınca tabanı pasta tabağına koyun, üzerine krema veya yoğurdu yayın. Meysim meyvelerini dizip fıstıkları serpin. En üstüne de ince bir ip gibi sirke çektirmesini gezdirin.

İsterseniz tek büyük bir taban yerine 6 küçük taban da pişirip, aynı işlemlerle birer kişilik Pavlova’lar da yapabilirsiniz.

Trabzon Hurması Tatlısı

Kasım 11, 2012

Trabzon hurmasına gereken ilgiyi gösterememişim! Kendinden bu kadar tatlı, yemesi bu kadar zahmetsiz, ve bir sürü tarifte kullanılabilecek bir meyveyi çıkar çıkmaz almalı ve bir sürü tarif denemeliydim. Oysa hurmaların sıra sıra dizildiği manavların önünden yürüyüp yürüyüp geçtim.

Neyse ki iyice tezgahlardan kaybolmadan bu tatlıyı yaptım. Tatlı için en olgunlarını kullandım. Çıkardığım püresi öyle tatlı, öyle güzel kokuluydu ki, daha bir sürü tatlı geldi aklıma yapabileceğim. Hatta buharda pişirilmiş püresinden harika bir bebek maması olur diye düşündüm.

Bu tarifi yaparken çok fazla kararsız kaldım. Tüm yumurta mı kullansam, yumurta sarısı mı? Şekerle mi tatlandırsam, pekmez veya akçaağaç şurubuyla mı? Süt mü koysam, krema mı? Ya baharat olarak ne kullansam? Tarçın? Hint cevizi? Vanilya? Biraz evdeki malzemeleri düşünüp, biraz da üşengeçlikle tarif aşağıdaki şekli aldı. Bu şekli bayağı hafif oldu. Belki bir dahaki sefere (mevsimi bitmeden tekrar hurma alırsam) daha yoğun olması için krema ve yumurta sarısı kullanırım. Sizler de mutlaka diğer alternatifleri de deneyin.

Image

Trabzon Hurması Tatlısı

5 adet yumuşak Trabzon hurması

½ su bardağı toz şeker

3 yumurta

½ su bardağı süt

1 paket vanilya

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Hurmaları yıkayıp ince bir tel süzgeçten veya kevgirden geçirip püre haline getirin (kevgirin üzerinde kalacağı için kabuklarını soymaya gerek yok). İçine sekeri, yumurtaları, vanilya ve sütü ekleyip iyice çırpın.

Küçük fırın kaplarına (ben ½ su bardaklık kaplardan 6 tane kullandım) karışımı bölüştürün. Kapları fırın tepsisine dizip, tepsiye kapların yarı hizasına gelecek kadar sıcak su ekleyin.

Yaklaşık 25 dakika fırında pişirin. Soğuması için hemen dışarı çıkarın. Soğuduktan sonra kolayca ters çevirerek servis edebilirsiniz.

Mevsimi bitmek üzere olan incirleri uğurlamak için onları hoş tutacak, sarıp sarmalayacak bir krema yapmak istedim. Bizim sütlü tatlılardan başlayıp, yavaş yavaş diğer mutfaklardan ne uygun olur diye bakınırken, İtalyanların Zabaglione’sini (ya da Fransızların Sabayon’unu) bulup aramayı bıraktım. Öyle basit, öyle kadifemsi bir kremadır ki… Bu kadar sevdiğim halde bugüne kadar neden hiç yapmadım bilmiyorum. Klasik Zabaglione’nin üç malzemesi var. Yumurta sarısı, şeker ve Marsala şarabı. İlk önce Marsala şarabı ve kakuleli bir Zabaglione yapayım diye düşündüm, ama Marsala bulamadım. İyi ki de bulamamışım. Şarap yerine sakız likörü koydum. Kaşık kaşık yerken incir ve sakız kokularıyla bir Çeşme’ye bir Sakız Adası’na gittim gittim geldim!

Image

İncir ve Sakızlı Zabaglione

 8 adet olgun incir

4 adet yumurta sarısı

¼ su bardağı toz şeker

¼ su bardağı sakız likörü

Küçük bir tencereye bir miktar su koyup ocağa koyun ve kaynayınca altını kısın. Diğer tarafta tencerenin üstüne yerleşebilecek büyüklükte, cam veya bakır bir kap içerisine yumurta sarıları ve şekeri koyup telle iyice çırpın. Kabı içinde su kaynayan tencerenin üzerine yerleştirip (ateş kısık olacak, fokur fokur kaynamayacak) yavaş yavaş likörü ekleyin ve çırpmaya devam edin. Yaklaşık 10-12 dakika sonra karışım hafifçe katılaşmaya başlayacak ve telle çırparken şeritler oluşacak. Bu noktada ateşten alıp servis edeceğiniz kaba alın ve üzerine dilimlediğiniz incirleri yerleştirin.

Klasik Zabaglione bu şekilde servis ediliyor. Ben incirlerin üzerine bir çay kaşığı pudra şekeri serptim ve krem brüle çakmağı ile incirlerin üzerlerini karamelize ettim. Çakmakla yakmak yerine bir iki dakika fırının ızagarasında da incirleri hafif kızartabilirsiniz. Ilık servis etmenizi tavsiye ederim.

%d blogcu bunu beğendi: