Uzun zaman olmuş yine. Bu defa yazacak bir şeyler pişirememekten değil, fazlasıyla pişiriyor olmaktan. Yemek işlerine yoğun bir şekilde girince yemekle ilgili aktiviteler de darbe aldı. Terzinin söküğü, benim bloğum. Dikilemedi, yazılamadı.
Arada basit tarifleri Instagram’da yazıveriyorum, @doğalvekolay kullanıcı adıyla. Bu tariften de orada bahsetmiştim. Öğleden sonralarımın kahramanı atıştırmalık diye. Hem tatlı olacak, hem enerji ihtiyacımı karşılayacak, kolay yapılıp, kolay taşınacak, eh bir yandan da bana biraz faydası olacak gibi çok fazla beklentimi karşıladığından, türlü türlü protein/enerji topları yapıyorum uzun zamandır. Daha önceki blog yazılarımda da bahsetmiştim, uzun uzun fayda yazıları yok benim bloğumda. Hatta yiyeceklerin içinde bulunan bir maddeye odaklanıp, çılgınlar gibi onun tüketildiği dönemlerde özellikle tarif vermekten çekiniyorum. Ortalığın biraz durulmasını bekliyorum. Malzemelerin içeriklerini araştırır, size olan faydasına kendiniz karar verirsiniz. Benim kendi bazı ihtiyaçlarım, tercihlerim var. Onlar doğrultusunda oluşturuyorum tariflerimi. Hepsininin başında tadının güzel olması geliyor. Tarif verirken de birebir uygulanmasından çok fikir vermesini amaçlıyorum. Ben diğer tariflere öyle yaklaşıyorum diye belki.

Atıştırmalık konusunda genelde tuzludan yanayım. Ama canım tatlı çektiğinde elimin altında bunlardan varsa yaşadım! Bayıla bayıla yiyor, bir de üstüne sonrasında iyi hissediyorum. Bu tarifin içindeki mazlzemelerin bir ikisi Türkiye’de bulunmakla birlikte çok yaygın değil. Matcha’yı (toz yeşil çay) dört beş yıl önce kullanmaya başlamıştım. Önceleri Matcha’da beni cezbeden herşeyi kolayca yeşile boyaması olmuştu. Yemyeşil dondurmalar, tatlılar kurabiyeler yapmaya bayılıyordum. Daha sonra tadını ve kahve gibi hafif dirilten özelliğini sevdim. İsterseniz tarifte matcha yerine çiğ toz kakao da kullanabilirsiniz.

Bu minik topların ana bileşeni bir tür kuruyemiş (badem, kaju, fıstık, vs.) ve onları hem tatlandırıp hem de bir arada tutan hurmalar. Diğer malzemeler zevk ve ihtiyaca göre ikameye açık. Hindistancevizi yağının da bir fonksyonu var. Kolay yuvarlanmasını, ve çatlamadan kolay saklanmasını sağlıyor. Benim için tadı da bir artı. Hindistancevizi yağı yerine tahin de güzel olabilir.


Yeşil Çaylı (Matcha) Enerji Topları

( Yaklaşık 12 top için)

1 şu bardağı kabuksuz çiğ badem

8 adet hurma

1 çaykaşığı (5gr) Matcha

1 yemek kaşığı (15gr) protein tozu (ben kenevir proteini kullandım)

2 yemek kaşığı keten tohumu

2 çay kaşığı hindistancevizi yağı
Tüm malzemeleri blenderde karıştırıp, küçük toplar yapın. Yağlı kağıdın üzerine dizip buzdolabında saklayın. İsterseniz topların üzerini matcha tozu, hindistan cevizi veya herikisinin karışımı ile kaplayabilirsiniz. Buzdolabında yaklaşık bir hafta saklanabilir.

Brokkolili Kinoa

Temmuz 10, 2015

Karnabaharı mutfak robotunda incecik çekerek yapılan tarifler heryerde çok yaygın. Hatta karbonhidrat yemeyi kısıtlayan diyetlerde karnabaharı bu şekilde inceltip karbonhidrat yerine kullanmak çok popüler. Benim öyle bir niyetim yok ama oradan aldığım fikirle çiğ brokkoliyi un ufak edip, çeşit çeşit salatalara yan yemeklere ekliyorum. Biraz önce yayınladığım limonlu balığın yanıda da aynen bu usulde bir eşlik yapmıştım. Buzluğumda hep hazır olan haşlanmış kinoalardan bir poşet çıkarıp, robottan geçen brokkoliye karıştırdım. Üstüne de en basitinden bir sos! Hem kolay, hem hafif, hem de bol vitamin ve mineralli!! Ben esnaf lokantalarındaki pilav gibi servis etmişim dün aksam.. Elimde de bir tek bu fotoğraf var!! Siz eminin daha şık bir şekilde sunarsınız.

P1010359

Brokkolili Kinoa

1 küçük top brokkoli (yaklaşık 350 gram)

1.5 şu bardağı haşlanmış kinoa

Sosu için:

1 dış sarmısak

2 yemek kaşığı zeytinyağı

½ limonun suyu

deniz tuzu

Brokkoliyi mutfak robotunda köftelik bulgur inceliğinde çekin. Haşlanmış kinoa ile karıştırın. Sos malzemelerini de ayrı bir kapta karıştırıp brokkolili kinoanın üzerine dökün. İyice karıştırın. Servis etmeden önce sosu iyice çekmesi için biraz bekletin.

Bugünlerde Brüksel’de herkes tek bir şey konuşuyor. Merhabadan önce, daha ilk göz göze gelindiğinde. ‘Çok sıcak değil mi?’ ‘Çok sıcak!’ ‘Nasıl dayanıyorsunuz?’ ‘Zor dayanıyoruz’. Bizim ilk yazımız olduğu için öncesini bilemiyorum. Ama anladığım kadarıyla bu defa sıcaklık çok fazla yükselmiş. Klima da yok evlerde. Buraya taşınırken evde klima olup olmadığını sormak söz konusu bile değildi. Asıl sorun ısınıp ısınamayacağımız olduğu için, bütün sorularımızı ona göre sormuştuk.

Neyse ben kendi önlemlerimi alıyorum. Mesela mutfakta ocaktan fırından uzak duruyorum. Gerçekten cesaretim yok ekstra bir ısıyla yüzleşmeye. Soğuk çorba ve salatadan başka bir şey yemiyorum. Menü kısıtlanınca da çeşit çeşit çorbalar, salatalar deniyorum. Fırsattan istifade!

Yaptıklarımdan en çok bu çorbayı sevdim. Bir de kimyonlu havuç çorbası var aklımda ama, tamamen çiğ havuçla değil biraz buharda pişirilmiş havuçla yapmak istediğim için havaların birazcık soğumasını bekliyorum. Bu tarif başından sonuna blenderde yapılıyor. Oradan da servis kaplarına. Evde nane yoktu, deneyemedim ama içine bir avuç taze nane de yakışabilir.

P1010338

Salatalık ve Avokadolu Soğuk Çorba

4 orta boy salatalık

1 adet avokado

1 limonun suyu

1 diş sarmısak

1 kahve kaşığı rende taze zencefil

½ yemek kaşığı zeytinyağı

½ su bardağı buz gibi su (benim yaptığım çorba bayağı kıvamlı oldu, isterseniz suyu artırabilirsiniz)

deniz tuzu

Salatakların kabuklarını soyup, iri parçalara ayırın. Avakadoyu ikiye kesip çekirdeğini çıkarın. Bir kaşık yardımıyla tüm etini kabuğundan ayırın. Tüm malzemeleri blendere koyup, prüzsüz oluncaya kadar çırpın. Kaselere koyup servis yapın. Üzerine, taze yeşil otlar, salatalık kabuğu, limon kabuğu rendesi koyabilir, zeytinyağı gezdirebilirsiniz.

Bugün kızımın okulunda bir piknik vardı. Velilerden nazikçe sağlıklı yiyecekler getimeleri istendi. Hatta bir iki defa da tekrarlandı. Ben de bunu fırsat bilip, birbirinden nefis malzelerle bir kinoa salatası yaptım. Kızım bayağı söylendi. Böyle şeyleri bana yediriyorsun, bari arkadaşlarıma yapma dedi!! Yine de planımı değiştirmeden yaptım salatayı ve götürdüm. Haklıymış, çocuklar pek fazla yemedi. Ama veliler ve öğretmenler kabin dibini sıyırdılar. Tarif de istiyorlar. Göz kararı yapmış olduğum için yazılı değildi. Biraz önce tekrar baştan düşünüp yazdım. Hazır yazılmışken Türkçe’sini de buraya koyayım dedim.

Sosu için çok fazla malzeme var, biliyorum. Çünkü sosu tam ‘damağımın doğrultusunda’ yaptım. ‘hmm biraz da bundan lazım, biraz da şundan..’ diye. İsterseniz biraz sadeleştirebilirsiniz. Mesela üç çeşit ekşi kullandım. Limon, sirke ve misket limonu. Hepsi ayrı bir lezzet kattı, ama sadece limon kullanarak sadeleştirilebilirsiniz. Zencefil ve sarmısak mutlaka kalsın derim. Baharatlardan da kimyon. Yine de bu halini inşallah denersiniz. İsli biberin tütsülü tadı, arkadan hafif hafif gelen tarçın…Yedikçe yedirtiyor. Zamanında bir Fas restoranında çalışmıştım. Büyük ihtimalle hafızamın o bölgesiden geliyor bu tarif!

P1010306

Kinoa Salatası ve Baharatlı Sosu

2 su bardağı haşlanmış kinoa

1.5 su bardağı haşlanmış nohut

1 su bardağı ince rendelenmiş havuç

1 avuç taze kişniş

2 avuç taze maydanoz

6-7 yaprak taze nane

Sos için:

1 diş ezilmiş sarmısak

1 çay kaşığı rende zencefil

1 çay kaşığı kimyon

1 çay kaşığı toz kişniş

1 çay kaşığı isli toz kırmızı biber

½ çay kaşığı tarçın

½ çay kaşığı zerdeçal

1 kahve kaşığı akçaağaç şurubu (veya bal)

½ limonun suyu

½ misket limonunun suyu

1 kahve kaşığı elma sirkesi

2 yemek kaşığı zeytinyağı

deniz tuzu

Üzeri için:

1-2 avuç pancar filizi

1 avuç kavrulmuş file badem

3-4 yaprak taze kişniş, maydanoz veya nane

Salatanın malzemelerini genişçe bir kaba koyun. Sosun tüm malzemelerini de ayrı bir kasede iyice karıştırın. Sosla salata malzemelerini karıştırıp üzerine, kavrulmuş file badem, pancar filizi ve taze kişniş (maydanoz veya nane de olur) yapraklarıyla süsleyin.

Bezelye Soslu Spiral Kabak

Mayıs 29, 2015

Geçen yıl bir arkadaşımla mutfakta sohbet ediyorduk. Ben de bir yandan yemek yapıyordum. Dolapların çekmecelerini açıp kaparken, arkadaşım bir anda durdu ve çok şaşırdığını söyledi: Benim kadar yemek yapmayı seven bir insanın çok daha fazla alet edevatı olacağını tahmin edermiş! Hiç yemek yapmayan arkadaşlarının bile evlerinde olan bir çok alet bende yokmuş! Doğru. Haklı. Onu kolay açan, bunu kolay biçen, bunun üstüne yuvarlak şekil yapan pek çok şey var piyasada, bende yok! Arada hediye geliyor öyle şeyler, ama son zamanlarda az bir çabayla, mevcut mutfak aletleriyle yapabildiğim şeyler için ayrı bir alet bulundurmuyorum. Hem büyük taşınmalar esnasında o çekmeceler üstüme üstüme geldiğinden, hem de gerçekten ihtiyaç duymadığımdan. Elimle yapayım, biraz eğri büğrü olsun ama yine de fazladan bir edevat bulundurmayayım istiyorum. Hem mutfakta geçirilen süre arttıkça el becerisi ister istemez artıyor. Çekmeceden yeni bir alet çıkarıp kullanıp yıkayıp tekrar yerine koymaktansa insan ‘yapıvermenin’ özgürlüğünü yaşıyor.

Derkeeennn….. Tersine bir durumla karşılaşıverdim!! Sebzeri meyveleri alıp spiral şeritlere ayıran, basit bir mantıkla çalışan bir kesiciye karşı hafif bir saplantı geliştirdim. Bunlardan satan dükkanların önünden geçerken yan gözle bakmalar, arada hangisi iyiymiş diye internet araştırmaları yapmalar.. saplantıya dahil herşey! Sonunda ‘istemiyorum evde ıvır zıvır, tek bir şeyi yapmaya yarayan aletler’ prensibimi bu defalığına bir kenera koyup, gidip sessizce bunlardan bir tane kendime aldım!! Çocuklar gibi sevinçliyim! Evde ne varsa spiralden geçiriyorum. Yeterli gövdeye sahip her sebze meyve ‘spiralizasyon’ tehlikesi altında!! Bugün en kolayı, en malumu, kabakları kullanarak bir tarif veriyorum. Yine yemyeşil bir tarif. Hem de tam yazlık! P1010244_2 Bezelye Soslu Spiral Kabak

2 adet kabak

2 su bardağı bezelye içi

1 diş sarmısak

½ limonun suyu

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 avuç taze nane

tuz

Bezelyeleri tuzlu suda haşlayın. Haşlama suyundan bir bardak kenara ayırıp kalanını süzün. Bezelyelerden de yarım bardak kadarını yine kenra ayırıp, kalan bezelyeleri limon, tuz, sarmısak, nane yaprakları (bir kaç yaprağı üzerine serpmek için ayırın) ve zeytinyağı ile belenderden geçirin. Sos kıvamına gelinceye kadar azar azar haşlama suyundan ekleyin (ben çeyrek bardak kadar kullandım). Kabakları spiral yapma aleti ile doğrayıp, üzerine bezelye sosunu dökün. Son olarak ayırdığınız bezelyeleri ve birkaç yaprak taze naneyi (isterseniz biraz da zeytinyağı gezdirebilirsiniz) serpip servis edin. P1010235 P1010237

**İlgilenenler için: Ben kullandığım bu aleti internet üzerinden Amazon UK’den aldım. Oldukça hafif ve kolay temizleniyor.

Daha önce çok daha ufak, kabak soyacağı benzeri çeşidini denedim ama iyi sonuç alamadım. Hem şeritler düzgün olmuyordu, hem de alet sebzelerin suyunu çıkarıyordu.

http://www.amazon.co.uk/Lurch-10306-Vegetable-Spiralizer-Green/dp/B00AYUZF6U/ref=sr_1_5?s=kitchen&ie=UTF8&qid=1432890753&sr=1-5&keywords=Lurch

Heyecanlanmadan yavaş yavaş yazmaya çalışacağım. Çünkü konu hem helva, hem kestane. Helvanın bendeki yeri öyle sağlam ki, karşısına çıkan binlerce tatlı karşısında bunca yıl asla yıkılmadı, sarsılmadı bile! Kestane ise her şeklini çok sevdiğim, çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim bir meyve. Buralara taşındığımdan beri bilmediğim daha ne çok şekli olduğunu öğrendim kestanenin. Aralık ayının başından itibaren, püresi, haşlanmışı, kurusu, unu, sütü, vb. bulabildiğim her kestane ürününü alıp türlü denemeler yapıyorum. Bu helva için de kestane unu kullandım. Kestane unu glutensiz bir un. Hindistancevizi yağı ve badem sütü kullandığım için de vegan. Herhangi bir sebepten glutenden, süt ürünlerindan uzak duranların helvası olabilir bu helva. Tarifte verdiğim şeker oranı bizim geleneksel helva tariflere göre çok çok az. Kestane ununun ve badem sütünün kendinden hafif tatlı olması bu arayı kapatıyor. Eklediğim şekeri doğal şekerler tamamlıyor. Daha ne isterim! 2015 güzelin ilk güzel keşfi oldu benim için…

P1010084 Kestane Unu Helvası

2 su bardağı kestane unu

2 yemek kaşığı hindistancevizi yağı

1 avuç çam fıstığı

1¼ su bardağı badem sütü

½ su bardağı esmer toz şeker

Orta harlı ateşte hindistan cevizi yağını eritip fıstıkları kehribar rengi olana kadar (yaklaşık 3 dakika) kavurun. Unu ekleyip hafif pembeleşip, kokusu çıkana kadar (yaklaşık 5 dakika) kavurun. Badem sütü ve toz şekeri ekleyip, iyice karıştırın ve tüm sütü çeker çekmez altını kapatın. Bir kaba alıp iyice bastırın ve soğuyunca dilim dilim kesip servis edin.

Kuru Fasulye Çorbası

Aralık 23, 2014

Brüksel’deki hava durmadan çorba düşündürüyor bana. İki güne bir demir tenceremi koyuyorum ocağın üstüne aklma gelen tüm çorbaları sırasıyla yapıyorum. Çorbaların çoğu kolay belki ama bu bayağı şip-sak, kendinden kıvamlı hem de doyurucu bir çorba. Türlü türlü lezzetlere sokmak da mümkün. Ben bugün –burnumda tüttüğünden sanırım- Meksika mutfağı esintili bir lezzete büründürdüm. İçine kimyon ve tütsülü toz biber, üzerine de lime, taze kişniş ve avokado koydum. Bu çorba vegan. İsterseniz çorbayı tavuk suyuna yapıp içine tavuk parçaları da ekleyebilirsiniz. Ya da, kimyon ve toz biberi çıkarıp, pişmeye yakın bir iki avuç koyu yeşil yapraklı sebze (kara lanaha, ıspanak vs.) ekleyebilirsiniz. Piştikten sonra da tereyağında kavrulmuş birkaç yaprak adaçayı ve parmesan ilavesiyle Toskana esintili bambaşka bir çorba yapabilirsiniz. photo Kuru Fasulye Çorbası

2 su bardağı haşlanmış kuru fasulye

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 iri kuru soğan

2 diş sarmısak

1 çay kaşığı toz kimyon

1 çay kaşığı tütsülenmiş toz kırmızı biber

tuz, karabiber

Üzerine:

Dilinlenmiş avokado

Dilimlenmiş lime

Birkaç dal taze kişniş

Orta boy bir tencereye zeytinyağını koyup ince ince doğradığınız soğanları kavurmaya başlayın. Bir iki dakika sonra küçük küçük doğranmış sarmısakları ekleyin ve kavurmaya devam edin. Bahartaları karıştırıp bir dakika daha kavurun ve yaklaşık 4 bardak kaynar su ekleyin. Haşlanmış fasulyeleri de ekleyip bir taşım kaynadıktan sonra altını kısın ve tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşte 10 dakika pişirin. Blenderden geçirip tabaklara alın. Üzerini avakado, lime ve taze kişnişle süsleyip bir kaç damla da zeytinyağı gezdirip servis edin.

%d blogcu bunu beğendi: