Dün Instagram hesabmda akşam yediğimiz balığın resmini koymuştum. Bugün talep geldi, tarifini yazıyorum. Zaten çoğu kişinin başvurduğu bir usüldür diye tahmin ediyorum. Benim en sık yaptığım balık tariflerinden biri. Özellikle beyaz etli fileto balığı en çok böyle yaparım. Başlangıçtan bitişe 20-25 dakikada hazırlanıyor. Hafta içi yemekleri için ideal, ama birazcık özenir -mesela benim gibi maydanozu boca etmek yerine biraz daha ince keser, ve narince balığın üzrerine serpiştirirseniz davet menüsüne girecek kadar iddalı bir lezzeti var. Ben kalınlığı yaklaşık 1 santim kadar iki filetoyla yaptım. Daha kalın filetolarla yapacaksanız pişirme sürenizi artırmanızı öneririm. Yanına da beş dakikada brokkolili kinoa salatası yaptım. Asıl o harika bir fikir! Biraz sonra onu da yazacağım.

P1010350

Fırında Çok Kolay Limonlu Balık

600 gram beyaz etli balık filetosu

1 küçük limonun suyu

½ yemek kaşığı zeytinyağı

½ yemek kaşığı tereyağı

1 avuç ince kıyılmış maydanoz

deniz tuzu, değirmen karabiber

Fırını önceden 200 derecede ısıtın.

Fırın kabınını zeytinyağı ile yağlayın. Balıkların her iki tarafına tuz ve karabiber serpip fırın kabına yerleştirin. Üzerine limon suyunu dokun. Tereyağından leblebi büyüklüğünde parçalar koparıp balıkların üzerine aralıklı bir şekilde dizin. En son kıyılmış maydanozun yarısını da balıkların üzerine serpip fırına koyun. Fırında tüm filetolar opaklaşıp tereyağı hafif amber rengine dönünceye kadar pişirin (benimki 17 dakika sürdü). Fırından çıktıktan sonra, önce dibinde biriken suyundan kaşık kaşık alıp filetoların üzerlerine gezdirin. Geriye kalan kıyılmış maydanozları da üzerlerine serpip servis edin. İsterseniz üzerine çok az limon kabuğu rendesi de serpebilirsiniz.

Reklamlar

Bezelye Soslu Spiral Kabak

Mayıs 29, 2015

Geçen yıl bir arkadaşımla mutfakta sohbet ediyorduk. Ben de bir yandan yemek yapıyordum. Dolapların çekmecelerini açıp kaparken, arkadaşım bir anda durdu ve çok şaşırdığını söyledi: Benim kadar yemek yapmayı seven bir insanın çok daha fazla alet edevatı olacağını tahmin edermiş! Hiç yemek yapmayan arkadaşlarının bile evlerinde olan bir çok alet bende yokmuş! Doğru. Haklı. Onu kolay açan, bunu kolay biçen, bunun üstüne yuvarlak şekil yapan pek çok şey var piyasada, bende yok! Arada hediye geliyor öyle şeyler, ama son zamanlarda az bir çabayla, mevcut mutfak aletleriyle yapabildiğim şeyler için ayrı bir alet bulundurmuyorum. Hem büyük taşınmalar esnasında o çekmeceler üstüme üstüme geldiğinden, hem de gerçekten ihtiyaç duymadığımdan. Elimle yapayım, biraz eğri büğrü olsun ama yine de fazladan bir edevat bulundurmayayım istiyorum. Hem mutfakta geçirilen süre arttıkça el becerisi ister istemez artıyor. Çekmeceden yeni bir alet çıkarıp kullanıp yıkayıp tekrar yerine koymaktansa insan ‘yapıvermenin’ özgürlüğünü yaşıyor.

Derkeeennn….. Tersine bir durumla karşılaşıverdim!! Sebzeri meyveleri alıp spiral şeritlere ayıran, basit bir mantıkla çalışan bir kesiciye karşı hafif bir saplantı geliştirdim. Bunlardan satan dükkanların önünden geçerken yan gözle bakmalar, arada hangisi iyiymiş diye internet araştırmaları yapmalar.. saplantıya dahil herşey! Sonunda ‘istemiyorum evde ıvır zıvır, tek bir şeyi yapmaya yarayan aletler’ prensibimi bu defalığına bir kenera koyup, gidip sessizce bunlardan bir tane kendime aldım!! Çocuklar gibi sevinçliyim! Evde ne varsa spiralden geçiriyorum. Yeterli gövdeye sahip her sebze meyve ‘spiralizasyon’ tehlikesi altında!! Bugün en kolayı, en malumu, kabakları kullanarak bir tarif veriyorum. Yine yemyeşil bir tarif. Hem de tam yazlık! P1010244_2 Bezelye Soslu Spiral Kabak

2 adet kabak

2 su bardağı bezelye içi

1 diş sarmısak

½ limonun suyu

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 avuç taze nane

tuz

Bezelyeleri tuzlu suda haşlayın. Haşlama suyundan bir bardak kenara ayırıp kalanını süzün. Bezelyelerden de yarım bardak kadarını yine kenra ayırıp, kalan bezelyeleri limon, tuz, sarmısak, nane yaprakları (bir kaç yaprağı üzerine serpmek için ayırın) ve zeytinyağı ile belenderden geçirin. Sos kıvamına gelinceye kadar azar azar haşlama suyundan ekleyin (ben çeyrek bardak kadar kullandım). Kabakları spiral yapma aleti ile doğrayıp, üzerine bezelye sosunu dökün. Son olarak ayırdığınız bezelyeleri ve birkaç yaprak taze naneyi (isterseniz biraz da zeytinyağı gezdirebilirsiniz) serpip servis edin. P1010235 P1010237

**İlgilenenler için: Ben kullandığım bu aleti internet üzerinden Amazon UK’den aldım. Oldukça hafif ve kolay temizleniyor.

Daha önce çok daha ufak, kabak soyacağı benzeri çeşidini denedim ama iyi sonuç alamadım. Hem şeritler düzgün olmuyordu, hem de alet sebzelerin suyunu çıkarıyordu.

http://www.amazon.co.uk/Lurch-10306-Vegetable-Spiralizer-Green/dp/B00AYUZF6U/ref=sr_1_5?s=kitchen&ie=UTF8&qid=1432890753&sr=1-5&keywords=Lurch

Aslında buna vakit yok. Eşyalar bir yandan hızla toplanıyor, evin altı üstüne geldi neredeyse. Yine de İstanbul’daki mutfağımdan bloğuma son bir tarif koyup öyle gitmek istedim. Uzun zaman olmuştu hem de. Bu taşınma telaşı, hastalıklar, seyahatler, ama en çok da Türkiye’de olan bitenler yarattı boşluğu. Pişirmeye, yemeğe devam ettim etmesine de, sosyal medyada neşeyle paylaşma hevesini bulamadım bir türlü. Bugün veda ediyorum ama. Duygusalım. Her şeyi bir kenara bıraktım, mutfağımdan hakettiği gibi ayrılmak istiyorum. Yarın turuncu tencerem, kıymetli rendelerim, evladiyelik kesme tahtam birer birer kutulara girecek ve tam 2,600km uzakta tekrar gün yüzüne çıkacak. Herşey yerinde dururkenki son tarifim. En özenli tarifim olamayacak. Dolapta üç beş malzeme kalmış zaten. Tatillere çıkmadan önce yaptığım gibi ‘dolapta son kalanlar salatası’ yapacağım yine. Aslında en ilginç yemekler hep bu son kalanlarla oluyor. Yaratıcılık, en çok böyle birbirinin yanından geçmeyen malzemeleri biraraya getirmeye mecbur kalınca zorlanıyor. İşin doğrusu, çoğu zaman ilginç yemekler ortaya çıksa da, bazen o mecburi tabaklar pek yenilir yutulur olmuyor. Evden ayrılmanın hatırına yenilip, bir daha tekrarlanmama kararı alınıyor.

Burayı çok özleyeceğimi biliyorum. Yaptıklarımı, yediklerimi değil elbet, en çok onları yedirdiklerimi. Güzel bir şey yaptığımda telefona sarılıp eve çağırdıklarımı. Nerede ilginç malzeme bulsa beni düşünüp yüklenip mutfağıma getirenleri. Ziyaretlerinde mutfağıma konuk olup, tecrübe neymiş bana gösteren aile büyüklerini. Yurtdışından özleye özleye gelip, ‘yap bana bi dolma’ diyen arkadaşlarımı. Tuhaf pozisyonlarda yemeklerin fotoğrafını çekmeye çalışırken beni görüp, kaş göz işaretiyle ‘yine napıyosun?’ der gibi gülümseyen karşı mutfak komşumu, ve hatta fotoğraf çekerken telefonum elimden hop diye yemeğin içine düşünce kıkır kıkır gülen komşumun küçük oğlunu!

Evin her odasından böyle duygu yüklü ayrılmıyorum neyse ki☺

Benimle birlikte yiyen içen, sayfama ziyarete gelen herkese çok teşekkür ederim.

Doğal ve Kolay burada doğdu, hayatına Brüksel’de, mavi seramikli yeni mutfakta devam edecek. Ama yeni mutfağın ruhu ancak sevdiklerim gelip gittikçe oluşacak. Bekliyorum. Bu defa ‘yap bana bi midye’ dersiniz diye!!

IMG_7627

 

Izgara Kayısı Salatası

2 adet kayısı

2 avuç körpe yeşillik

1 yemek kaşığı ayçekirdeği içi (tavada hafifçe kavrulmuş)

Çok az zeytinyağı (kayısıları yağlamak için)

Sos için:

1 yemek kaşığı tahin

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı su

1 ufak diş sarmısak

tuz, karabiber

Mangalda veya ocak üstü ızgarada hafifçe yağladığınız kayısıları yaklaşık 3-4 dakika pişirin. Servis tabağına önce iyice kuruttuğunuz yeşillikleri koyup üzerine ayçekirdeği içini serpin. En üste kayısıları yerleştirip sosunu gezdirin.

 

Salmorejo

Temmuz 16, 2013

Geçtimiz Mart ayında Güney İspanya’ya gitmiştim. İspanya mutfağına merakım var, ama bildiğim ve sevdiğim çoğu yemeğin Kuzey İspanya’dan olduğunu farkettim. Güney’e yaptığım bu kısa geziden kömürde sardalya ve bir bakla yemeği dışında çok fazla ilgimi çeken bir yemek olmamıştı. Bu deneyimimi Granadalı İspanyolca öğretmenime hafif çekinerek söylediğimde azarı işittim! “Sen yemen gereken hiç bir şeyi yememişsin; senin seveceğin çok güzel yemeklerimiz var” dedi. Sonra birkaç tanesinin tarif etti ki, haklıydı. Anlattığı yemekleri hem hiç görmemiştim, hem de gerçekten tam seveceğim türden tariflerdi. Bunlardan birisi Salmorejo. Gidişatı Gazpacho’ya benziyor ama çok daha koyusu. Soğan, salatalık gibi malzemeler de yok, domates başrolde. Bayağı mandabatmaz kıvamda yapılan bu karışım tabağa alınıyor, üzerine haşlanmış yumurta ve İber jambonu parçaları konuyor. Başlangıçtan çok, çabucak yapılan bir yaz günü öğle yemeği gibi. Jambon yerine ton balığı da konuyor. Öğretmenimden aldığım tariften sonra, yaklaşık 20-25 kaynaktan daha tarifi okuyup emin oldum. Domatesli karışım, hemen hemen aynı, üstündeki yumurta da sabit, ancak değişik balık ve jambon çeşitleri kullanılan veya sadece yumurtalı tarifler var. Ben jambon yerine çemenesiz pastırma koydum. Aslında yeşil bir şeyler de ekleyesim var ama sanırım zaten pastırma ikamesi ile yeterince tariften uzaklaştım! Yine de bir sonraki sefere avakado dilimleri, taze kişniş ya da yeşil zeytin ekleyebilirim!!

IMG_4600

Salmorejo

4 adet iri olgun domates

¼ şu bardağı sızma zeytinyağı

3 dış sarmısak

½ yemek kaşığı beyaz şarap sirkesi (veya elma sirkesi)

1 su bardağı ufalanmış bayat ekmek içi

tuz

Üzerine:

Haşlanmış yumurta, dilinlenmiş

Jambon, doğranmış (ben pastırma kullandım)

Domates, zeytinyağı, sarmısak, sirke, tuz ve ekmek içini robottan geçirin. Tabağa alıp üzerine haşlanmış yumurta ve pastırma parçalarını koyup servis edin.

Kayısılı Kıtır

Temmuz 10, 2013

En sık yaptığım tatlıyı buraya koymadığımı farkettim. Aslında galiba çok bulunan bir tarif olduğu için yazmayı pek düşünmemiştim. Özellikle yaz meyveleri ile binbir türlüsünü yaptığım bu tatlının bir tanesinin tarifini aşağıda veriyorum. Ama asıl amacım tatlıyı parçalarına ayırarak anlatmak, sizlerin de sayısız alternatif yaratmanıza yardımcı olmak.

Genel yapı: İngilizce’de “Crumble”, “cobbler”, “crisp” gibi isimler alan bu tatlının iki ana parçası var: altta fokurdayan meyveler, üstte kıtırdayan bir hamur örtüsü. “Kıtır” ismini ben “crisp”ten çevirip koydum, ancak İstanbul’da bir çok menüde “crumble” olarak geçiyor.

Meyve katı: Alt kısımda yer alan meyveler için seçenekler sonsuz. Tek bir meyve çeşidi ile yapabileceğiniz gibi, birden fazla meyveyi karıştırmak da mümkün. (Geçenlerde dolapta hafifçe yumuşayan tüm meyvelerden çabucak yaptığım kıtırda, kayısı, siyah erik, şeftali ve kiraz vardı. Birinin ekşisi öbürünün tatlısı, diğerinin kokusu derken enfes bir karışım oldu). Sertliklerine göre eşleştirmekte fayda var. Çok yumuşak bir meyveyle sert bir meyve beraber pişerken yumuşak olan dağılıp gidebilir. Taze meyveleri çoğunlukla kabuğunu soyup küp küp doğrayarak kullanıyorum. Derince bir kaba koyduğum meyvelere:

  • Şeker: Meyvelerin sularını salması için önce biraz şekerde bekletiyorum. Genelde esmer şeker kullanıyorum. Beyaz şeker tercih ediyorsanız bire bir değiştirebilirsiniz.
  • Nişasta: Daha kıvamlı olması için çok az miktarda nişasta koyuyorum. Yumuşak dokulu meyvelerde (çilek, böğürtlen vb.) mutlaka, sert çekirdekli yaz meyvelerinde ise ya çok az koyuyorum, ya da hiç koymuyorum. Genellikle mısır nişastası kullanıyorum, ancak bulursam (Mısır Çarşı’sında oluyor bazen) ararot (arrowroot) çok daha iyi oluyor.
  • Aromalı likör (istenirse): Meyvelere ek (uyumlu veya tezat) bir lezzet katmak için biraz kullanılabilir.
  • Baharatlar (istenirse): Hem hamur kısmına, hem de meyvelere uygun gördüğünüz baharatları katabilirsiniz. Akla ilk gelenler, vanilya, tarçın, kaküle, karanfil, vs.
  • Kuru meyveler (istenirse): Yine seçtiğiniz meyvelere uyumlu veya zıt lezzette kuru meyveler seçip az miktarda taze meyvelerin arasına katabilirsiniz. Örneğin kırmızı meyvelerden yaptığınız bir karışıma (çilek, ahududu, kiraz, vs.) kuru vişne katabilirsiniz. Veya sadece taze kayısılardan yaptığınız bir karışımı, bir avuç kuru yaban mersini tem renk, hem doku, hem de lezzet açısından çok ilginç yapabilir.

Kıtır örtü: Adı üstünde altaki yumuşacık meyveleri kıtır kıtır bir örtü ile örtüyoruz. Kıtır yapımı çok kolay. Dört ana malzemesi var. Bu dört malzeme karıştırılarak basit bir kıtır yapılabileceği gibi, bir kaç şey daha eklenebilir:

  • Un: Ben tam buğday unu kullanıyorum. Ayrıca hem tadı, hem de dokusu için her zaman yulaf ekliyorum. Siz beyaz un tercih ederseniz benim ölçümü bire bir beyaz unla değiştirebilirsiniz. Yulafı da tamamen çıkarmak isterseniz, yulafın yarısı kadar daha beyaz un ekleyebilirsiniz.
  • Şeker: Meyvelerde kullandığım esmer şekerden kullanıyorum.
  • Yağ: Genelde tariflerde tereyağı kullanılıyor. Ben arada hindistan cevizi yağı kullanıyorum. Böylece vegan bir tatlı oluyor. Ama benim kullanmaktaki amacım, kıtıra kattığı hindistan cevizi tadı. Nefis oluyor.
  • Kuruyemiş: Sevdiğiniz kuru yemişlerden birini veya birkaçının karışımını kullanabilirsiniz. Bedem, ceviz en sık kullanılanları. Ben de bu ikisine ek olarak, çam fıstığı ve antep fıstığını sıkça kullanıyorum. Aslında kuruyemişsiz kıtır tarifleri de var. Herhangi bir sebepten çıkarmak isterseniz diğer malzemelerin ölçüsünü değiştirmeden çıkarabilirsiniz.
  • Baharat (istenirse): Yine seçenekler size kalmış. Meyvelere koyduğunuz baharatların aynısından, veya zıt lezzette baharatlarla kıtırı zenginleştirebilirsiniz. Hatta hayal gücünüzü iyice serbest bırakıp, gül yaprakları, lavanta, biberiye vs. ile deneyler yapabilirsiniz.

IMG_4503

Kayısılı Kıtır

Meyve tabanı için:

1 kilo yıkanmış, ayıklanmış, kabukları (isterseniz) soyulmuş, küp küp doğranmış meyve

1 yemek kaşığı mısır nişastası

2 yemek kaşığı esmer şeker

1 yemek kaşığı sakız likörü (istenirse)

Kıtır için:

3/4 su bardağı tam buğday unu

½ su bardağı yulaf ezmesi

1/2 su bardağı kabaca doğranmış iç antep fıstığı

60 gram küp küp doğranmış tereyağı (veya hindistan cevizi yağı)

1/3 su bardağı esmer şeker

1 çimdik tuz

Fırını önceden 200 derecede ısıtın. Fırın kabınızı önceden yağlayın (Bu defa ben 6 adet tek kişilik fırın kabı kullandım. Genelde tek bir turta kalıbı kullanıyorum.)

Derin bir kaba meyveleri koyup üzerine şeker ve nişastayı serpin. 4-5 dakika dinlendirdikten sonra (meyveler hafifçe sulanıyor), kullanıyorsanız sakız likörünü ekleyin.

Kıtırı yapmak un, yulaf, fıstık, tuz ve şekeri bir kaba koyup elinizle karıştırın. Doğranmış tereyağını (veya hindistan cevizi yağını) da ekleyip elinizle kuru karışıma yedirin. İrili ufaklı tanecikler oluşuncaya kadar karıştırın.

Hafifçe yağladığınız fırın kabınıza meyvleri döküp, üzerini kıtırla kaplayın. Önceden ısıttığınız fırında 40 dakika (üstü kehribar rengi olacak) pişirin.

Yaklaşık yirmi dakika soğuduktan sonra servis edebilirsiniz. Yanında dondurma ile harika olur!

Bamya Kavurma

Ağustos 21, 2012

Eskiden bizim evde bamyaya bıçak değmezdi. Sapı özenle alınır, bütün bütün bamyalarla etli veya zeytinyağlı bamya yemekleri yapılırdı. Her ikisini de halen çok severim, ama başka memleketlerde bamyayla –hem de doğrayarak- yapılan yemekleri öğrenince bamyayı yeterince değerlendiremediğimi düşündüm. Örneğin bamyanın kıvam artırıcı olarak kullanandığı yemekler var. Lousiana’nın çorba/yahnisi Gumbo’sunda, veya taze iç baklagillerle ve taze mısırla yapılan Soccutash’ta olduğu gibi. Bamya karamelize olana kadar pişirildiğinde ise apayrı bir lezzeti oluyor. Bamya sevmeyenlere mutlaka denetilmeli, belki böyle severler. Bu tarifte de bamya hafif karamelize oluyor. Taze patatatesle de güzel bir çift oluyorlar. Yine çok ama çok basit.

Image

Image

Image

Bamya Kavurma

(Tarifi thirschfeld‘den uyarladım)

250 gr bamya (mümkünse irilerinden)

1 orta boy taze patates

1 avuç maydanoz

3-4 dal taze nane

1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi

1 kahve kaşığı limon suyu

1 diş sarmısak

1 kaşık zeytinyağı

tuz

Bamyaların sap ve üst kısımlarını ayırıp geri kalanını yarım santim eninde halkalar halinde kesin. Patatesi de soyup, ufak küpler halinde kesin ve kararmaması için suda bekletin.

Diğer bir tarafta bir doğrama tahtası üzerinde sarmısak, tuz, limon kabuğu rendesi, limon suyu, nane ve maydanozu ince ince, ve hepsini bir birine karıştırarak doğrayın.

Geniş bir tavada zeytinyağını kızdırıp, üst üste gelmemelerine dikkat ederek bamyaları tavaya koyun. Orta hararetli ocakta altları hafif kahverengileşinceye kadar karıştırmadan pişmelerini bekleyin. Altları pişince patatesleri de ekleyin, ve patatesler ve bamyalar tamamen pişinceye kadar kavurun.

Ocağın altını söndürüp doğrama tahtası üzerinde hazırladığınız harcı da ekleyin ve iyice karıştırın.

Sıcak veya ılık servis edebilirsiniz.

Sebzeli Balık Çorbası

Temmuz 19, 2012

Bugün balık çorbası yapmaya karar verip alışverişe gittim. Nasıl bir çorba yapacağım konusunda hiçbir fikrim yoktu; dolaşırken belirlenir diye düşündüm. İlk önce başlangıç değil, ana yemek olmasını istediğime karar verdim, sonra gerisi geldi. Bol sebzeli, bol aromalı bir çorba çıktı ortaya. Yaz için ideal bir akşam yemeği. Yanına da iyi gider diye düşünüp tamamen kafamdan uydurduğum bir mısır ekmeği yaptım. Yazmak niyetinde bile değildim; ama çok güzel olduğu için onu da yazacağım.

Image

Sebzeli Balık Çorbası

1 Levrek (filetosu çıkarılmış; başı, kuyruğu ve kemiği ayrıca kullanılmak üzere)

1 iri kurusoğan

½ kök rezene

4 diş sarmısak

½ cm zencefil

2 kaşık zeytinyağı

1 havuç, jülyen kesilmiş

1 kırmızı kapya biber, jülyen kesilmiş

1 kabak, jülyen kesilmiş

1 avuç taze börülce, ikiye bölünmüş

3 domates, rendelenmiş

2 yaprak defne

bir tutam tane kişnis

bir tutam tane kimyon

tuz, değirmen karabiber

4 bardak kaynamış şu

süslemek için limon dilimleri ve rezene yaprakları

Balığın kuyruğu, kafası ve kemiklerini bir tülbente sarin. (Bunu çorbanın suyunu lezetlendirmek için yaptım. Siz isterseniz koymayabilirsiniz)

Büyük bir tencerede zeytinyağını kızdırın ve önce küp küp doğradığınız kurusoğanları ve rezene kökünü şeffaflaşıncaya kadar kavurun. Daha sonra ufak ufak doğranmış sarmısak ve zencefili de ekleyip bir dakika daha kavurun. Kapya biberlerle havucu da ekleyip kavurmaya devam edin (yaklaşık iki dakika). Kabakları, börülceyi, tane kişniş, tane kimyon, defne yaprağı, tuz ve karabiberbiri de ekleyip bir iki dakika tencerede çevirin. Üzerine kaynamış suyu ekleyip, tülbente sarılı balık parçalarını ucundan tutup suyun tamamen içine batmasını sağlayın. Tülbentin ucunu tencerenin dışına çıkarıp, tencerenin kapağını kapatın. Kısık ateşte yarım saat pişirin.

Sebzeler iyice yumuşayınca, tülbenti çıkarın ve rende domatesi ekleyin. Çorba domateslerle birlikte tencerenin ağzı açık şekilde 10 dakika kadar kısık ateşte pistikten sonra, küp küp kestiğiniz balık parçalarını da tencerenin içine atın. Balıklar opak bir renk alıp kat kat açılmaya başlayınca (yaklaşık 4 dakika) ocağı söndürün.

Servis ederken limon dilimleri ve rezeene yaprakları ile süsleyin.

Image

Image

Image

Image

Image

Image

%d blogcu bunu beğendi: