Bugünlerde Brüksel’de herkes tek bir şey konuşuyor. Merhabadan önce, daha ilk göz göze gelindiğinde. ‘Çok sıcak değil mi?’ ‘Çok sıcak!’ ‘Nasıl dayanıyorsunuz?’ ‘Zor dayanıyoruz’. Bizim ilk yazımız olduğu için öncesini bilemiyorum. Ama anladığım kadarıyla bu defa sıcaklık çok fazla yükselmiş. Klima da yok evlerde. Buraya taşınırken evde klima olup olmadığını sormak söz konusu bile değildi. Asıl sorun ısınıp ısınamayacağımız olduğu için, bütün sorularımızı ona göre sormuştuk.

Neyse ben kendi önlemlerimi alıyorum. Mesela mutfakta ocaktan fırından uzak duruyorum. Gerçekten cesaretim yok ekstra bir ısıyla yüzleşmeye. Soğuk çorba ve salatadan başka bir şey yemiyorum. Menü kısıtlanınca da çeşit çeşit çorbalar, salatalar deniyorum. Fırsattan istifade!

Yaptıklarımdan en çok bu çorbayı sevdim. Bir de kimyonlu havuç çorbası var aklımda ama, tamamen çiğ havuçla değil biraz buharda pişirilmiş havuçla yapmak istediğim için havaların birazcık soğumasını bekliyorum. Bu tarif başından sonuna blenderde yapılıyor. Oradan da servis kaplarına. Evde nane yoktu, deneyemedim ama içine bir avuç taze nane de yakışabilir.

P1010338

Salatalık ve Avokadolu Soğuk Çorba

4 orta boy salatalık

1 adet avokado

1 limonun suyu

1 diş sarmısak

1 kahve kaşığı rende taze zencefil

½ yemek kaşığı zeytinyağı

½ su bardağı buz gibi su (benim yaptığım çorba bayağı kıvamlı oldu, isterseniz suyu artırabilirsiniz)

deniz tuzu

Salatakların kabuklarını soyup, iri parçalara ayırın. Avakadoyu ikiye kesip çekirdeğini çıkarın. Bir kaşık yardımıyla tüm etini kabuğundan ayırın. Tüm malzemeleri blendere koyup, prüzsüz oluncaya kadar çırpın. Kaselere koyup servis yapın. Üzerine, taze yeşil otlar, salatalık kabuğu, limon kabuğu rendesi koyabilir, zeytinyağı gezdirebilirsiniz.

Bugün kızımın okulunda bir piknik vardı. Velilerden nazikçe sağlıklı yiyecekler getimeleri istendi. Hatta bir iki defa da tekrarlandı. Ben de bunu fırsat bilip, birbirinden nefis malzelerle bir kinoa salatası yaptım. Kızım bayağı söylendi. Böyle şeyleri bana yediriyorsun, bari arkadaşlarıma yapma dedi!! Yine de planımı değiştirmeden yaptım salatayı ve götürdüm. Haklıymış, çocuklar pek fazla yemedi. Ama veliler ve öğretmenler kabin dibini sıyırdılar. Tarif de istiyorlar. Göz kararı yapmış olduğum için yazılı değildi. Biraz önce tekrar baştan düşünüp yazdım. Hazır yazılmışken Türkçe’sini de buraya koyayım dedim.

Sosu için çok fazla malzeme var, biliyorum. Çünkü sosu tam ‘damağımın doğrultusunda’ yaptım. ‘hmm biraz da bundan lazım, biraz da şundan..’ diye. İsterseniz biraz sadeleştirebilirsiniz. Mesela üç çeşit ekşi kullandım. Limon, sirke ve misket limonu. Hepsi ayrı bir lezzet kattı, ama sadece limon kullanarak sadeleştirilebilirsiniz. Zencefil ve sarmısak mutlaka kalsın derim. Baharatlardan da kimyon. Yine de bu halini inşallah denersiniz. İsli biberin tütsülü tadı, arkadan hafif hafif gelen tarçın…Yedikçe yedirtiyor. Zamanında bir Fas restoranında çalışmıştım. Büyük ihtimalle hafızamın o bölgesiden geliyor bu tarif!

P1010306

Kinoa Salatası ve Baharatlı Sosu

2 su bardağı haşlanmış kinoa

1.5 su bardağı haşlanmış nohut

1 su bardağı ince rendelenmiş havuç

1 avuç taze kişniş

2 avuç taze maydanoz

6-7 yaprak taze nane

Sos için:

1 diş ezilmiş sarmısak

1 çay kaşığı rende zencefil

1 çay kaşığı kimyon

1 çay kaşığı toz kişniş

1 çay kaşığı isli toz kırmızı biber

½ çay kaşığı tarçın

½ çay kaşığı zerdeçal

1 kahve kaşığı akçaağaç şurubu (veya bal)

½ limonun suyu

½ misket limonunun suyu

1 kahve kaşığı elma sirkesi

2 yemek kaşığı zeytinyağı

deniz tuzu

Üzeri için:

1-2 avuç pancar filizi

1 avuç kavrulmuş file badem

3-4 yaprak taze kişniş, maydanoz veya nane

Salatanın malzemelerini genişçe bir kaba koyun. Sosun tüm malzemelerini de ayrı bir kasede iyice karıştırın. Sosla salata malzemelerini karıştırıp üzerine, kavrulmuş file badem, pancar filizi ve taze kişniş (maydanoz veya nane de olur) yapraklarıyla süsleyin.

Hurma Dolma

Haziran 20, 2015

Tarif denir mi bilemedim, ama yine de yazayım dedim. Hazır her yerde hurma bolken! Hurma ve herhangi bir kuruyemişin ezmesi zaten başlıbaşına yeterli bir atıştırmalık. Muz ve kakao ilavesiyle de benim için harika bir tatlı oluyor. Bu tarifte badem ezmesi kullandım ama daha önce fındık, fıstık ve kaju ezmesiyle de yaptım. Üzerine de bazen hindistancevizi serpiyorum kakao yerine. Türkiye’deyken kuruyemiş ezmelerini evde yapıyordum. İçine seker ve bitkisel yağ eklenmemişini marketlerde bulamadığım için. Zaten çok kolay. Gücü yerinde bir mutfak robotu, kısa sürede her türlü kuruyemişi ezmeye çeviriyor. Şimdi organik ve ilavesiz ezmeler bulduğum için marketten alıyorum. Sadece arada ilginç karışımlar gelirse aklıma yine robotu çıkarıyorum.

P1010295
Hurma Dolma

6 adet iri kuru hurma

6 kahve kaşığı badem ezmesi

6 dilim muz

1 kahve kaşığı kakao

Hurmaların çekirdeklerini çıkarıp içlerine badem ezmesini doldurun. Birer dilim de muz yerleştirip üzerlerine çay süzgeçinin içine koyduğunuz bir kahve kaşığı kakaoyu serpin.

Dut Kurabiyeleri

Haziran 15, 2015

Bazı tarifler benim dünyamda devrim niteliğinde. İşte bu da öyle bir tarif. Bu kadar basit olacak, bu kadar lezzetli olacak, şeker içermeyecek, kolay pişecek, kolay saklanacak, daha bunun gibi bir sürü özelliği say say bitmeyecek! En çok böyle tarifleri verirken elim klavyeye dolaşıyor. Bir an önce duyurmak istiyorum. Eski devirde olsa yüksekçe bir yere çıkar avazım çıktığı kadar bağırarak verirdim kesin bu tarifi!

Ne zamandır gözüm üzerindeydi dut kurularının. Hem çok tatlı olduğundan, hem de robotta çekilince un kıvamına geldiğinden. Kendinden tatlı un! Tadı, kokusu da cabası. Kuru dutu Doğu Anadolu’da cevizle karıştırıp yemek yaygın zaten. Oradan başlayayım dedim. Çok basit bir yumurta ilavesi ile kurabiyelere dönüştürerek başladım işe. Açıkçası uzun uzun deneyler yaparım, en güzelini yazarım buraya diye düşünmüştüm. Yumurta beyazını kar haline geririp içine katacaktım, kabartma tozu, karbonat ekiyle kurabiye, kek, muffin yapacaktım.. Ama bu ilk tarifi öyle beğendim ki diğerleri nasıl olacak  diye bekleyemedim. Güzel olursa haberdar ederim (buradan olamasa da mutlaka Instagram hesabım doğalvekolay’dan). Lütfen deneyin! Hatta yapınca görüşlerinizi bana iletirseniz çok çok sevinirim!! IMG_1747 Dut Kurabiyeleri

1 su bardağı dut kurusu

1.5 su bardağı ceviz içi

1 yumurta

Fırını önceden 170 derecede ısıtın. Mutfak robotunda önce dutları un haline getirin. Ceviz içini ekleyip cevizin yağı çıkıncaya kadar ezmeye devam edin. Küçük bir kapta hafifçe çırptığınız yumurtayı da ceviz ve duta karıştırıp, hafif yapışkan bir hamur haline getirin. Cevizden daha ufak parçalar koparıp yuvarlayın ve pişirme kağıdı koyduğunuz fırın tepsisine dizin. Hafifçe kızarıp, üstü sertleşinceye kadar (benim fırınımda 12 dakika sürdü) pişirin. Soğuyunca servis edin. İsterseniz üstlerine tarçın serpebilirsiniz. P1010273 P1010275 P1010277 P1010283_2

Bezelye Soslu Spiral Kabak

Mayıs 29, 2015

Geçen yıl bir arkadaşımla mutfakta sohbet ediyorduk. Ben de bir yandan yemek yapıyordum. Dolapların çekmecelerini açıp kaparken, arkadaşım bir anda durdu ve çok şaşırdığını söyledi: Benim kadar yemek yapmayı seven bir insanın çok daha fazla alet edevatı olacağını tahmin edermiş! Hiç yemek yapmayan arkadaşlarının bile evlerinde olan bir çok alet bende yokmuş! Doğru. Haklı. Onu kolay açan, bunu kolay biçen, bunun üstüne yuvarlak şekil yapan pek çok şey var piyasada, bende yok! Arada hediye geliyor öyle şeyler, ama son zamanlarda az bir çabayla, mevcut mutfak aletleriyle yapabildiğim şeyler için ayrı bir alet bulundurmuyorum. Hem büyük taşınmalar esnasında o çekmeceler üstüme üstüme geldiğinden, hem de gerçekten ihtiyaç duymadığımdan. Elimle yapayım, biraz eğri büğrü olsun ama yine de fazladan bir edevat bulundurmayayım istiyorum. Hem mutfakta geçirilen süre arttıkça el becerisi ister istemez artıyor. Çekmeceden yeni bir alet çıkarıp kullanıp yıkayıp tekrar yerine koymaktansa insan ‘yapıvermenin’ özgürlüğünü yaşıyor.

Derkeeennn….. Tersine bir durumla karşılaşıverdim!! Sebzeri meyveleri alıp spiral şeritlere ayıran, basit bir mantıkla çalışan bir kesiciye karşı hafif bir saplantı geliştirdim. Bunlardan satan dükkanların önünden geçerken yan gözle bakmalar, arada hangisi iyiymiş diye internet araştırmaları yapmalar.. saplantıya dahil herşey! Sonunda ‘istemiyorum evde ıvır zıvır, tek bir şeyi yapmaya yarayan aletler’ prensibimi bu defalığına bir kenera koyup, gidip sessizce bunlardan bir tane kendime aldım!! Çocuklar gibi sevinçliyim! Evde ne varsa spiralden geçiriyorum. Yeterli gövdeye sahip her sebze meyve ‘spiralizasyon’ tehlikesi altında!! Bugün en kolayı, en malumu, kabakları kullanarak bir tarif veriyorum. Yine yemyeşil bir tarif. Hem de tam yazlık! P1010244_2 Bezelye Soslu Spiral Kabak

2 adet kabak

2 su bardağı bezelye içi

1 diş sarmısak

½ limonun suyu

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 avuç taze nane

tuz

Bezelyeleri tuzlu suda haşlayın. Haşlama suyundan bir bardak kenara ayırıp kalanını süzün. Bezelyelerden de yarım bardak kadarını yine kenra ayırıp, kalan bezelyeleri limon, tuz, sarmısak, nane yaprakları (bir kaç yaprağı üzerine serpmek için ayırın) ve zeytinyağı ile belenderden geçirin. Sos kıvamına gelinceye kadar azar azar haşlama suyundan ekleyin (ben çeyrek bardak kadar kullandım). Kabakları spiral yapma aleti ile doğrayıp, üzerine bezelye sosunu dökün. Son olarak ayırdığınız bezelyeleri ve birkaç yaprak taze naneyi (isterseniz biraz da zeytinyağı gezdirebilirsiniz) serpip servis edin. P1010235 P1010237

**İlgilenenler için: Ben kullandığım bu aleti internet üzerinden Amazon UK’den aldım. Oldukça hafif ve kolay temizleniyor.

Daha önce çok daha ufak, kabak soyacağı benzeri çeşidini denedim ama iyi sonuç alamadım. Hem şeritler düzgün olmuyordu, hem de alet sebzelerin suyunu çıkarıyordu.

http://www.amazon.co.uk/Lurch-10306-Vegetable-Spiralizer-Green/dp/B00AYUZF6U/ref=sr_1_5?s=kitchen&ie=UTF8&qid=1432890753&sr=1-5&keywords=Lurch

Kahvaltıda yendi ama öğle yemeği de olur, akşam da. Hepsi bir arada. Yumuşacık polenta (öğütülmüş mısır olan ‘polenta’ nın tam karşılığı ‘mısır unu’ olmadığı için, ve ince mısır unu ile karıştırılabileceği için, polenta olarak yazmaya devam edeceğim. Türkiye’deki marketlerde de bu şekilde işlenmiş mısırı bazı markalar ‘polenta’ ismiyle paketliyorlar artık), pazardan aldığım son mantarlar ve yumurta katlarından oluşuyor. En alta sotelenmiş mantarları koydum. Ispanaklı (ya da binbir türlü başka otlu), kabaklı, sucuklu, pastırmalı çeşitleri yapılabilir. Ben 22cm çapındaki döküm tavada yaptım ama küçük küçük kaplarda tek kişilik yapılıp, her bir kaba birer yumurta kırılabilir. Öyle güzel görünüyor ki, benim fotoğraflar yine aslının hakkını yedi! P1010217 Mantarlı Mısırlı Yumurta

¾ su bardağı polenta

1.5 su bardağı süt

1.5 su bardağı su

1 yemek kaşığı tereyağı

250 gram mantar

1 diş sarmısak

1 yemek kaşığı zeytinyağı

3 yumurta

Süslemek için kıyılmış maydanoz veya taze kişnis

Fırını önceden 200 derecede ısıtın.

Geniş bir tavada, zeytinyağını ısıtın ve hafifçe ezdiğiniz tek diş sarmışağın tüm tadı zeytinyağına geçinceye kadar tavada dolaştırın. Daha sonra sarmısağı çıkarıp, ince ince doğradığınız mantarları kehribar rengi alıncaya kadar soteleyin. Mantarları fırına koyacağınız fırın kabının (tek büyük bir kaba, veya tek kişilik küçük kaplara) tabanına yayın.

Diğer taraftan bir tencerede su, süt ve bir çay kaşığı tuzu kaynatin. Tenceredeki sulu sütü bir yandan karıştırıp, diğer yandan azar azar serpiştirerek polentayı ekleyin. Karıştırmayı bırakmayın. Yaklaşık üç-dört dakika içinde polenta tüm sıvıyı çekerek muhallebi kıvamına gelecektir. Kıvamı iyice artınca ocaktan alıp, içine bir yemek kaşığı tereyeğini katın ve eriyinceye kadar karıştırın. İsterseniz bu aşamada rendelenmiş peynir de ekleyeyip karıştırabilirsiniz. Karışımı fırın kabındaki mantarların üzerine yayın.

Son olarak polentanın üzerine kıracağınız yurmurta sayısı kadar küçük çukurlar açıp, buralara yumurtaları kırın ve fırına verin (bu noktada, çok gerekli değil ama yumurtaların kurumaması için üzerlerine hafifçe süt serpmenizi tavsiye ederim). Beyazları tamamen pişip sarısı da istediğiniz kıvama gelinceye kadar (ben 12 dakika tuttum) pişirin. Fırından çıkarıp üzerine taze kıyılmış maydanoz veya taze kişniş serpip servis edin

Bu tarifin bir sahibi var. Bir doğum günü hediyesi bu. En eski arkadaşım ünvanına sahip Pınar’cığımın doğumgünü bugün! Uzaklarda olduğundan, asıl gönlümden geçen hediyeleri ona ulaştırması zor olacağından, ve de elimden bu geldiğinden bir tarif yolluyorum ona. Çocukluğumuzda olduğu gibi Ankara’da olsak, alırdım hediyemi, bir de mahallemizin meşhur pastanesinden bir limonlu pasta, giderdim zaten iki adım uzakta olan evine. Biz pastamızı yerken, hafif gürültüye kaçan kahkahalarımız kapı tıkırtısıyla durulurdu belki yine. Dünya tatlısı babası gelip, sorardı ‘karnınız aç mı, bir şeyler yapalım mı?’ diye. Biliriz ki hiç üşenmeyecekler börek bile açacaklar gerekirse. Un yoksa da problem etmeyecek, küçük kardeşini bi koşu un almaya yollayacaklar. O anda farkına varılmayacak, ama böylece oluşacak benim de kafamda sıcaklık, samimiyet duyguları. Bilmezler ne kadar büyük rol oynamışlardır ailecek benim hayatımda. Birilerini ailem kadar sevebilmeyi borçluyum en azından onlara.

Canım Pınarcım, iyi ki doğdun! ‘Nesi kolay bunun?’ dediğini duyar gibi olduğum için olabilecek en basit tariflerden birini yolluyorum. Bir kaç limonlu tarif daha yazdım senin için. Yumurtanın sarısını beyazını ayırmayı gerektiriyor diye daha çok seveceğini tahmin ettiğim bir tarifi yazmıyorum buraya. Onu geldiğinde ben yapacağım sana. IMG_0400 Beyaz Çikolatalı Limon Tatlısı

200 gram beyaz çikolata

150 gram süzme yoğurt

2 yumurta

Yarım limonun suyu ve kabuğunun rendesi

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Derin cam bir kasenin içerisine ufak ufak parçaladığınız beyaz çikolatayı içinde su kaynayan bir tencerenin üzerine yerleştirin ve ara sıra karıştırarak erimeye bırakın. Diğer yandan cam veya bakır bir kapta yumurtaları çırpın. Çikolata eriyince içine limon kabuğu rendesi, limon suyu, yoğurt ve yumurtaları ekleyip karıştırın. Yarım su bardağı ölçüsünde 6 fırın kabına paylaştırıp, kapları yüksek kenarlı bir fırın tepsiye koyun. Tepsiye kapların yarına gelecek şekilde sıcak su koyup, yaklaşık 22 dakika fırında pişirin. Fırından çıkarıp, iyice soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpip servis edebilirsiniz.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 84 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: