Kahvaltıda yendi ama öğle yemeği de olur, akşam da. Hepsi bir arada. Yumuşacık polenta (öğütülmüş mısır olan ‘polenta’ nın tam karşılığı ‘mısır unu’ olmadığı için, ve ince mısır unu ile karıştırılabileceği için, polenta olarak yazmaya devam edeceğim. Türkiye’deki marketlerde de bu şekilde işlenmiş mısırı bazı markalar ‘polenta’ ismiyle paketliyorlar artık), pazardan aldığım son mantarlar ve yumurta katlarından oluşuyor. En alta sotelenmiş mantarları koydum. Ispanaklı (ya da binbir türlü başka otlu), kabaklı, sucuklu, pastırmalı çeşitleri yapılabilir. Ben 22cm çapındaki döküm tavada yaptım ama küçük küçük kaplarda tek kişilik yapılıp, her bir kaba birer yumurta kırılabilir. Öyle güzel görünüyor ki, benim fotoğraflar yine aslının hakkını yedi! P1010217 Mantarlı Mısırlı Yumurta

¾ su bardağı polenta

1.5 su bardağı süt

1.5 su bardağı su

1 yemek kaşığı tereyağı

250 gram mantar

1 diş sarmısak

1 yemek kaşığı zeytinyağı

3 yumurta

Süslemek için kıyılmış maydanoz veya taze kişnis

Fırını önceden 200 derecede ısıtın.

Geniş bir tavada, zeytinyağını ısıtın ve hafifçe ezdiğiniz tek diş sarmışağın tüm tadı zeytinyağına geçinceye kadar tavada dolaştırın. Daha sonra sarmısağı çıkarıp, ince ince doğradığınız mantarları kehribar rengi alıncaya kadar soteleyin. Mantarları fırına koyacağınız fırın kabının (tek büyük bir kaba, veya tek kişilik küçük kaplara) tabanına yayın.

Diğer taraftan bir tencerede su, süt ve bir çay kaşığı tuzu kaynatin. Tenceredeki sulu sütü bir yandan karıştırıp, diğer yandan azar azar serpiştirerek polentayı ekleyin. Karıştırmayı bırakmayın. Yaklaşık üç-dört dakika içinde polenta tüm sıvıyı çekerek muhallebi kıvamına gelecektir. Kıvamı iyice artınca ocaktan alıp, içine bir yemek kaşığı tereyeğini katın ve eriyinceye kadar karıştırın. İsterseniz bu aşamada rendelenmiş peynir de ekleyeyip karıştırabilirsiniz. Karışımı fırın kabındaki mantarların üzerine yayın.

Son olarak polentanın üzerine kıracağınız yurmurta sayısı kadar küçük çukurlar açıp, buralara yumurtaları kırın ve fırına verin (bu noktada, çok gerekli değil ama yumurtaların kurumaması için üzerlerine hafifçe süt serpmenizi tavsiye ederim). Beyazları tamamen pişip sarısı da istediğiniz kıvama gelinceye kadar (ben 12 dakika tuttum) pişirin. Fırından çıkarıp üzerine taze kıyılmış maydanoz veya taze kişniş serpip servis edin

Bu tarifin bir sahibi var. Bir doğum günü hediyesi bu. En eski arkadaşım ünvanına sahip Pınar’cığımın doğumgünü bugün! Uzaklarda olduğundan, asıl gönlümden geçen hediyeleri ona ulaştırması zor olacağından, ve de elimden bu geldiğinden bir tarif yolluyorum ona. Çocukluğumuzda olduğu gibi Ankara’da olsak, alırdım hediyemi, bir de mahallemizin meşhur pastanesinden bir limonlu pasta, giderdim zaten iki adım uzakta olan evine. Biz pastamızı yerken, hafif gürültüye kaçan kahkahalarımız kapı tıkırtısıyla durulurdu belki yine. Dünya tatlısı babası gelip, sorardı ‘karnınız aç mı, bir şeyler yapalım mı?’ diye. Biliriz ki hiç üşenmeyecekler börek bile açacaklar gerekirse. Un yoksa da problem etmeyecek, küçük kardeşini bi koşu un almaya yollayacaklar. O anda farkına varılmayacak, ama böylece oluşacak benim de kafamda sıcaklık, samimiyet duyguları. Bilmezler ne kadar büyük rol oynamışlardır ailecek benim hayatımda. Birilerini ailem kadar sevebilmeyi borçluyum en azından onlara.

Canım Pınarcım, iyi ki doğdun! ‘Nesi kolay bunun?’ dediğini duyar gibi olduğum için olabilecek en basit tariflerden birini yolluyorum. Bir kaç limonlu tarif daha yazdım senin için. Yumurtanın sarısını beyazını ayırmayı gerektiriyor diye daha çok seveceğini tahmin ettiğim bir tarifi yazmıyorum buraya. Onu geldiğinde ben yapacağım sana. IMG_0400 Beyaz Çikolatalı Limon Tatlısı

200 gram beyaz çikolata

150 gram süzme yoğurt

2 yumurta

Yarım limonun suyu ve kabuğunun rendesi

Fırını önceden 180 derecede ısıtın.

Derin cam bir kasenin içerisine ufak ufak parçaladığınız beyaz çikolatayı içinde su kaynayan bir tencerenin üzerine yerleştirin ve ara sıra karıştırarak erimeye bırakın. Diğer yandan cam veya bakır bir kapta yumurtaları çırpın. Çikolata eriyince içine limon kabuğu rendesi, limon suyu, yoğurt ve yumurtaları ekleyip karıştırın. Yarım su bardağı ölçüsünde 6 fırın kabına paylaştırıp, kapları yüksek kenarlı bir fırın tepsiye koyun. Tepsiye kapların yarına gelecek şekilde sıcak su koyup, yaklaşık 22 dakika fırında pişirin. Fırından çıkarıp, iyice soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpip servis edebilirsiniz.

Kaşıkla yendiğinden değil, kaşık kaşık yediğimden böyle koydum ismini! Çarşamba günkü pazarın en güzelleri karanabar ve greyfurttu. Alırken birleşeceklerinden haberim yoktu ama dün öğlen bir avuç fındık, bir avuç maydonoz, biraz da zeytinyağı ilavesiyle enfes bir salata olduverdi. Öğlen yapıp (bir kısmını dayanamayıp yedikten sonra) akşama yanında balıkla yemek üzere dolaba kaldırdım. Dolapta durdukça iyice lezzetlenmiş, öğlen yediğimden daha güzel olmuştu. Bu salatayı denemek isteseniz mutlaka en az bir saat dinlendirmenizi tavsiye ederim. P1010095 Karnabahar Kaşık Salatası

1 küçük boy karanabahar

1 büyük boy greyfurt

1 avuç kavrulmuş iç fındık

1 avuç doğranmış maydanoz

1 yemek kaşığı zeytinyağı

tuz, karabiber

Karanabaharları en ufak çiçeklerine ayırıp derin bir kaba koyun. Zarları soyulmuş, doğranmış greyfurt parçalarını, kabaca doğradığınız fındık ve maydanozları da ekleyip iyice karıştırın. Greyfurtun geriye kalan posasını da salatanın üstüne sıkın. Tuz, karabiber ekleyip, zeytinyağı gezdirin. Servis etmeden önce en az bir saat buzdolabında bekletin.

Heyecanlanmadan yavaş yavaş yazmaya çalışacağım. Çünkü konu hem helva, hem kestane. Helvanın bendeki yeri öyle sağlam ki, karşısına çıkan binlerce tatlı karşısında bunca yıl asla yıkılmadı, sarsılmadı bile! Kestane ise her şeklini çok sevdiğim, çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim bir meyve. Buralara taşındığımdan beri bilmediğim daha ne çok şekli olduğunu öğrendim kestanenin. Aralık ayının başından itibaren, püresi, haşlanmışı, kurusu, unu, sütü, vb. bulabildiğim her kestane ürününü alıp türlü denemeler yapıyorum. Bu helva için de kestane unu kullandım. Kestane unu glutensiz bir un. Hindistancevizi yağı ve badem sütü kullandığım için de vegan. Herhangi bir sebepten glutenden, süt ürünlerindan uzak duranların helvası olabilir bu helva. Tarifte verdiğim şeker oranı bizim geleneksel helva tariflere göre çok çok az. Kestane ununun ve badem sütünün kendinden hafif tatlı olması bu arayı kapatıyor. Eklediğim şekeri doğal şekerler tamamlıyor. Daha ne isterim! 2015 güzelin ilk güzel keşfi oldu benim için…

P1010084 Kestane Unu Helvası

2 su bardağı kestane unu

2 yemek kaşığı hindistancevizi yağı

1 avuç çam fıstığı

1¼ su bardağı badem sütü

½ su bardağı esmer toz şeker

Orta harlı ateşte hindistan cevizi yağını eritip fıstıkları kehribar rengi olana kadar (yaklaşık 3 dakika) kavurun. Unu ekleyip hafif pembeleşip, kokusu çıkana kadar (yaklaşık 5 dakika) kavurun. Badem sütü ve toz şekeri ekleyip, iyice karıştırın ve tüm sütü çeker çekmez altını kapatın. Bir kaba alıp iyice bastırın ve soğuyunca dilim dilim kesip servis edin.

Kuru Fasulye Çorbası

Aralık 23, 2014

Brüksel’deki hava durmadan çorba düşündürüyor bana. İki güne bir demir tenceremi koyuyorum ocağın üstüne aklma gelen tüm çorbaları sırasıyla yapıyorum. Çorbaların çoğu kolay belki ama bu bayağı şip-sak, kendinden kıvamlı hem de doyurucu bir çorba. Türlü türlü lezzetlere sokmak da mümkün. Ben bugün –burnumda tüttüğünden sanırım- Meksika mutfağı esintili bir lezzete büründürdüm. İçine kimyon ve tütsülü toz biber, üzerine de lime, taze kişniş ve avokado koydum. Bu çorba vegan. İsterseniz çorbayı tavuk suyuna yapıp içine tavuk parçaları da ekleyebilirsiniz. Ya da, kimyon ve toz biberi çıkarıp, pişmeye yakın bir iki avuç koyu yeşil yapraklı sebze (kara lanaha, ıspanak vs.) ekleyebilirsiniz. Piştikten sonra da tereyağında kavrulmuş birkaç yaprak adaçayı ve parmesan ilavesiyle Toskana esintili bambaşka bir çorba yapabilirsiniz. photo Kuru Fasulye Çorbası

2 su bardağı haşlanmış kuru fasulye

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 iri kuru soğan

2 diş sarmısak

1 çay kaşığı toz kimyon

1 çay kaşığı tütsülenmiş toz kırmızı biber

tuz, karabiber

Üzerine:

Dilinlenmiş avokado

Dilimlenmiş lime

Birkaç dal taze kişniş

Orta boy bir tencereye zeytinyağını koyup ince ince doğradığınız soğanları kavurmaya başlayın. Bir iki dakika sonra küçük küçük doğranmış sarmısakları ekleyin ve kavurmaya devam edin. Bahartaları karıştırıp bir dakika daha kavurun ve yaklaşık 4 bardak kaynar su ekleyin. Haşlanmış fasulyeleri de ekleyip bir taşım kaynadıktan sonra altını kısın ve tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşte 10 dakika pişirin. Blenderden geçirip tabaklara alın. Üzerini avakado, lime ve taze kişnişle süsleyip bir kaç damla da zeytinyağı gezdirip servis edin.

Sonbahar Salatası

Kasım 21, 2014

Sonbahar dedim ama kışı da çıkarır bu salata. Son bir iki ayda en azından on defa yapmışımdır bu salatadan veya benzerlerinden. Hatta Çarşamba günleri kurulan semt pazarından döner dönmez bu salatadan yapmak artık adetim haline geldi. Formül çok basit. Bir çeşit koyu yapraklı sebze, bir çeşit kış kabağı veya kök sebze, bir çeşit de baklagil. Baklagiller genelde dolabımda haşlanmış ve dondurulmuş olarak hazır oluyor. Üzerinde de genelde en basitinden zeytinyağı limon sos gezdirip, bazen biraz çıtırtı olsun diye iç çekirdek veya kuruyemiş serpiştiriyorum. Sebzesine göre de ya sosa, ya da kavururken çekirdeklere, kuruyemişlere bir çeşit baharat ekliyorum. Mesela kış kabak çeşitlerine kimyonu, fırınlanmış pancara çok azıcık tarçını yakıştırıyorum. Bu tarifte salatanın üzerine serpiştirmek için ayırdığım kabak çekirdeklerini kimyon, deniz tuzu ve çok az zeytinyağı ile kavurdum. Mis gibi koktu ve salatanın tadı da nefis oldu. Eğer çekirdekleri kavurmaya üşenirseniz, zeytinyağı-limon sosuna da biraz kimyon ekleyebilirsiniz.

IMG_9326

Sonbahar Salatası

8-10 dal kale (bir tür kara lahana)

1 küçük kış kabağı (butternut squash)

½ su bardağı haşlanmış kara mercimek

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı limon suyu

Deniz tuzu

Sosu için:

½ limonun suyu

1 yemek kaşığı zeytinyağı

Deniz tuzu

Üzerine:

1 avuç kabak çekirdeği içi

1 çay kaşığı kimyon

1 çay kaşığı deniz tuzu

1 çay kaşığı zeytinyağı

Fırını önceden 200 derecede ısıtın.

Kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkardığınız kabağı küp küp doğrayın. 1 yemek kaşığı zeytinyağı ve istediğiniz kadar deniz tuzu (ben 1 çay kaşığı kullandım) ile doğramış kabakları iyice karıştırıp, fırında yaklaşık 40 dakika pişirin.

Lahanaların varsa kalın saplarını çıkarın (daha sonra sebze suyu yapmak için kullanabilirsiniz). İnce ince doğrayın ve çok az deniz tuzu ve 1 tatlı kaşığı limon suyuyla iyice ovalayın. Ovaladıkça lahanalar yumuşayıp, nerdeyse pişmiş gibi olacaktır.

Küçük bir tavada kabak çekirdeği içlerini kimyon, deniz tuzu ve zeytinyağı ile kavurun.

Küçük bir kasede limon, zeytinyağı ve tuz ile salatanın sosunu hazırlayın.

Önce lahanaları tabağa yayın, üzerine mercimek ve fırınlanmış kabakları ekleyin. Sosu döküp, en son kabak çekirdeklerini serpiştirin.

İki aydır Brüksel’deyiz. Yerleşmek, alışmak gibi safhaları -daha önceki taşınmalarımıza kıyasla- bu defa çok daha çabuk atlattık. Belki de bu üçüncü taşınmamızla adaptasyon yeteneğimizi geliştirdik, ya da burayı beklediğimizden daha çok sevdik. Bilemiyorum. Sonunda en sevdiğim aktiviteye, bloğuma döndüğüm için çok sevinçliyim. Bıraktığım yerden devam etmek için, aklımda hep ilk olarak midye tarifi vermek vardı. Bu tarife gelene kadar çokça midye yedim, çokça tarif okudum, sordum soruşturdum. Bugün sonunda kendi tarifimle ilk midyeyi pişirdim! Burada bin türlü midye yapılıyor. Her denediğim çeşitle neyi sevip sevmediğime karar verip, kendi seveceğim midye hakkında fikir edindim. Örneğin, kremalı çeşitleri sevmediğime, bira buharında pişen birayı en az şarapla pişmiş midye kadar sevdiğime, hafif bir ekşiliğin olmazsa olmayacağına en baştan karar verdim. Yanında yemek için de tercihim kesinlikle çıtır çıtır baget ekmek. Burada çoğu yerde kızarmış patatesle servis ediliyor. Ama o enfes suyun tadı bence en güzel ekmekle çıkıyor. Yaza doğru domatesli, acılı bir tarif de vermeyi düşünüyorum. O zamana kadar sanırım bu tarife sadık kalırım, ya da çok özlemiş olursak bir iki defa midye dolma yaparım. IMG_9145 Sumaklı Midye

1 kg kara midye

5 ince pırasanın beyaz kısmı

1 iri soğan

2 diş sarmısak

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 şişe bira (Sarışın bira kullanmanızı tavsiye ederim. Ben isminin cazibesinden Omer kullandım!!)

Deniz tuzu, karabiber

1 yemek kaşığı tereyağı

1 tatlı kaşığı sumak

Süslemek içim bir tutam ince doğranmış maydanoz

Midyeleri derin bir kaba koyup, kabı midyelerin üzerini örtecek kadar soğuk suyla doldurun. 20 dakika suda bekletin. Daha sonra tek tek midyeleri çıkarıp, kırık/çatlak olanlarını ayıklayın. Ağzı açık olanları da sertçe tezgaha vurun. Eğer ağzı kapanıyorsa kullanabilirsiniz. Kapanmıyorsa onları da kırık/çatlak olanlarla birlikte atın. Kalan midyelerin varsa kenarından sarkan ‘sakal’larını temizleyin. Bunun için midyeyi elinize alıp, sakalı midyenin ince kenarına doğru çekin (geniş tarafına doğru çekerseniz, ağzının açılma riski var). Son olarak, üzerlerini elinizle veya bir bezle ovalayıp, pürüzleri silin. Temizlenmiş midyeleri bir tabağa alın. Diğer taraftan ağzı sıkı kapanan (mümkünse demir) bir tencereye zeytinyağını koyup, ince ince doğradığınız soğanları, ardından da pırasaları koyup her ikisi de yumuşayıncaya kadar orta hararetli ateşte kavurun. Pırasa ve soğanlar iyice yumuşayınce dövülmüş sarmısakları da ekleyin bir iki dakika daha kavurmaya devam edin. İstediğiniz ölçüde tuz (midyeler içerdikleri tuzun birazını ısladığınız kaba bıraksa da, içlerinde yine bir miktar tuz kalacaktır. Tuzu az atmanızda fayda var) ve karabiber ekleyin. Tencerenin altını açıp bir şişe birayı tencereye dokün. Tencerenin kapağını kapatın ve kaynar kaynamaz (harlı ateşte, yaklaşık 2 dakika sonra) tencerenin kapağını açıp temizlenmiş midyeleri atın. Tencerenin kapağını kapatıp, ateşi orta hararete düşürün ve 10 dakika kapağı hiç açmadan pişirin. Biranın buharında tüm midyeler açılacak ve midyeler bu sürede pişmiş olacaktır. Son olarak küçük bir tavada tereyağını eritin ve erir erimez içine sumağı karıştırıp, tereyağını ocaktan alın. Sıcak sıcak midyelerin üzerine gezdirin. Servis kabına alıp, üzerini ince doğranmış maydanozla süsleyin.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 80 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: